27.02.2014 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 27.02.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.02.2014 - Avrupa basınından özetler

Ukrayna’daki krizin Kırım’a yansımaları ve Rusya’nın tutumu, Almanya’da Avrupa Parlamentosu seçimleri için yüzde 3’lük barajın Anayasa Mahkemesi’nce iptali ve Fransa’daki ekonomik durum.

Ses dosyasını dinle 03:31
Şimdi canlı
03:31 dk

27.02.2014 - Avrupa basınından özetler

Ukrayna’daki krizin Kırım’a yansımaları ve Rusya’nın tutumu, Almanya’da Avrupa Parlamentosu seçimleri için yüzde 3’lük barajın Anayasa Mahkemesi’nce iptali ve Fransa’daki ekonomik durum, bugünün Avrupa basınından seçtiğimiz yorum konuları.

İspanyol El Mundo gazetesi, Rusya'nın Kırım Yarımadası'nda baş gösteren kriz ile ilgili tutumunu ele alıyor:

“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, arı kovanını andıran Ukrayna’da gerilimi tırmandırıyor. Moskova’nın, ordunun savaşa hazırlık seviyesinin denetleneceği açıklaması, Putin’in intikamının gecikmeyeceği anlamına geliyor olabilir. Ama bu aynı zamanda sadece Rus liderin keyfî ve sorumsuz diplomasi tarzı da olabilir. Uluslararası topluluk bu krizin askerîleşmesine izin veremez. Bu, Ukrayna’da bir iç savaş tehlikesini son derece artırır. Aynı zamanda da ortak bir çözüm bulma ve Ukrayna’nın iflasını engelleme yönündeki umutları ortadan kaldırır.”

Avusturya'nın başkenti Viyana'da yayımlanan Der Standard gazetesi devrimci protesto hareketlerinin söz konusu ülkelerin imajını toptan değiştirdiğini belirtiyor:

“Maidan, Tahrir, Taksim... Bunlar sadece Kiev, Kahire ve İstanbul’daki meydanların adları değil, son dönemlerin devrimci protestolarının kısa adı. Bu semboller, beyinlerdeki Ukrayna, Mısır ve Türkiye tablosunu temelden ve kalıcı bir şekilde değiştirdi. Maidan hareketi ve Turuncu Devrim öncesinde Ukrayna deyince ortalama bir AB vatandaşının aklına ne geliyordu? Rusya’nın yakınlarında bir yerde uzak bir ülke, Rusya’nın bir uzantısı. Ama Kiev’deki barikat görüntülerinin televizyonlarımızın ekranlarına yansımasının ardından durum değişti. Bu barikatların arkasında duran insanları gördük, dinledik. Genç, yaşlı, öğrenci, ev kadını ve aralarında demokrasi ve hukuk devleti talep eden pek çok eğitimli insan. Yani bizim gibi Avrupalılar. Tabii ki şu farkla: Onlar bu değerler için canlarını ortaya koymaya ve haftalar boyunca buz gibi soğukta kamp kurmaya hazırlardı.”

Lüksemburg'dan Luxemburger Wort gazetesi ise Alman Anayasa Mahkemesi'nin, Avrupa Parlamentosu seçimleri için yüzde 3’lük barajı iptal etmesi kararını ele alıyor:

“Almanya'da da geçerli olan kriz havası göz önünde bulundurulduğunda sadece Hür Demokratlar ya da Korsanlar gibi liberal ve özgürlükçü partiler değil, aynı zamanda Almanya İçin Alternatif ve Cumhuriyetçi Parti gibi Avrupa karşıtı ve radikal partiler de seçimlerde oylarını artıracak. Bu hoşa gitmeyebilir ama demokrasinin bir parçasıdır. Ama sonuç itibariyle şu soruyu da sormak gerek: Avrupa Parlamentosu seçimleri için tüm AB ülkelerinde geçerli bir ortak seçim hukuku oluşturmanın zamanı gelmedi mi?”

Fransız Le Télégramme gazetesi ise Fransa hükümetinin ekonomi politikalarını eleştiriyor:

“Yunanistan’ın, evet yanlış duymadınız Yunanistan’ın tünelin ucundaki ışığı gördüğü, İspanya’nın gösterdiği çabaların ardından umut kazandığı, yeni İtalya Başbakanı'nın ülkeyi resesyondan çıkarmak üzere reformlar için kolları sıvadığı bir dönemde Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve ekibi işsizlik eğrisini geri çevirme bahsiyle türlü oyunlar oynuyor. Rekabet gücü, dayanışma, sorumluluk: Cumhurbaşkanının paktlarının hiçbir anlamı yok. Çünkü içerikten yoksun. Ve hükümetin Fransızları vergi bombardımanına tutarken fena halde yanılmış olduğunu herkes görüyor. Bu pek keyif vermese de...”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam