24.07.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 23.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

24.07.2013 - Alman basınından özetler

Alman basınında, Suriye'deki iç savaş, Nazileri yakalamak için başlatılan kampanya ve İngiliz tahtının yeni varisinin doğumu öne çıkan yorum konularını oluşturuyor:

Süddeutsche Zeitung, Suriye’deki iç savaşa ilişkin bir değerlendirmeyi yorum sütunlarına taşıyor:

“Suriye'de şu anda Ortadoğu'nun yeni düzeni için savaşılıyor. Orada iç savaş oluyor. Ancak uzun süredir, farklı ölçüde Türkiye, Lübnan, Irak ve İsrail, özellikle de İran ve Suudi Arabistan’ın da karıştığı bir bölgesel Şii-Sünni çatışması da aynı zamanda. Süper güç ABD’nin bu savaşın dışında kalmayı göze alacağı şüphe götürür. Bunun bedeli her halükârda hayli yüksek olacaktır.”

Kudüs merkezli Simon Wiesenthal Merkezi, hâlâ yargı önüne çıkarılmamış Nazi suçlularını yakalamak için bir kampanya başlattı. Berliner Zeitung'un afiş kampanyasına ilişkin yorumu özetle şöyle:

“Bu kadar Nazi suçlusunun cezasız kalması, bu kadar çok suçlunun rahatsız edilmeden yaşaması, şiddet suçlularının yazı masalarından oturması, neredeyse her zaman cezadan muaf olmaları, hem yüksek hem de düşük mevkideki Nazi cellâtlarının emir ve komutadan bahsetmesi, bazıları için rahatsız edici, son derece hassas ya da utanç verici bir durum olabilir. Diğerleri için ise katlanılamaz bir durumdur. Biz kime hak vereceğiz? Bugün hâlâ büyükbabalarının suçları hatırlatıldığında utanıp yüzü kızardığı halde 90 yaşını aşmış suçlulara acıyanlarla mı yoksa büyükbabaları ölüm kamplarına gönderilenlerle mi empati kuracağız?”

İngiltere’de Prens William’ın eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton bir erkek bebek dünyaya getirdi. Kraliyet Ailesi’nin yeni üyesinin doğumuna ilişkin gelişmeler tüm dünyada ilgiyle izlendi. Pforzheimer Zeitung doğuma Almanya'da da gösterilen ilgiyi eleştiriyor:

“Almanya'da İngiliz taht varisinin doğumuna gösterilen ilgi gerçekdışı gibi geliyor. Avrupa krallıklarının ihtişam ve savurganlığına ehemmiyet vermeyen kişileri bile hayrete düşürecek bir olay. Çünkü kim hâlâ AB'ne yüz vermemek üzere olan, başına buyrukluk ve kibirden muzdarip İngiltere'den bahsediyor? Öyle görünüyor ki bugünlerde hiç kimse. Bunun yerine sayısız insan modernlik ile geleneksellik arasındaki çekişmenin şekillendirdiği bir İngiltere görünümünün üzerini örten bu kraliyet mizanseniyle eğleniyor. Bu gerçeklikten kaçışın Almanya'da da büyük yankı bulması rahatsız edici.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung da yeni varisin doğumuna ilişkin bir yoruma yer veriyor:

“İngiltere kraliyet ailesi olmadan nasıl olurdu? İnançlı Cumhuriyetçiler, ülkenin daha zengin olacağını çünkü gereksiz temsillerden büyük tasarruf elde edileceğini söylerdi. Ancak sadece adada değil, eski imparatorluğun büyük bir bölümünde yeni taht varisinin doğumuna nasıl bir heyecanla tepki gösterildiğini görünce, Windsor hanedanının maliyet faktöründen daha fazlasını ifade ettiği söylemek gerek. En azından, şu anki Kraliçe ekonomik açıdan çok iyi gitmeyen ve siyasi açıdan da küresel arenada hâlâ çok önemliymiş gibi davranan bir ülkede birliktelik duygusu uyandırıyor. Kraliçe, sadece yaşı itibariyle başka bir dünyadan izlenimi yaratmıyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam