23.10.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 23.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.10.2013 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını Türkiye-AB ilişkileri ve Cenevre'de yapılması planlanan Suriye Barış Konferansı ile ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

Luxemburger Wort, AB'nin Türkiye ile müzakerelerde yeni bir faslın açılmasına onay vermesi bağlamında, Türkiye-AB ilişkilerini ele alıyor:

"Genişleme konusu telaş içinde geçen son iki üyelik turundan bu yana birlik içinde çok hassas bir konu haline geldi. Büyüklüğü, gelişim durumu ve İslamî kültürü nedeniyle bu konu AB üye adayı Türkiye konusunda çok daha önem kazanıyor. Türkiye'nin üyeliği hem siyasetçiler, hem de halk arasında çok tartışmalı. AB şimdi üç yıldan fazla bir sürenin ardından üyelik müzakerelerinin genişletilmesi için yeşil ışık yaktı. Üyeliği isteyenler ve karşı olanları birbirinden ayıran ve biraraya getiren noktalar var. Türkiye zaman içinde, AB üyesi olmak için her bedeli ödemeye hazır olmadığını söyleyecek kadar kendine güvenir hâle geldi. Sert müzakerelerin gidişatı kısa vadede tatmin edici olmayabilir. Uzun vadede ise üyelik perspektifinin açık tutulması, bütün tarafların çıkarına olur."

Danimarka'nın Politiken gazetesi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın, Kasım ayı sonunda Cenevre’de düzenlenmesi planlanan ve ilk kez Suriye rejimi ile muhalifleri bir araya getirecek olan barış konferansına katılmaya sıcak bakmamasını ele alıyor. Gazete yorumunda eleştirel:

"Batılı basında Esma ve Beşar Esad çiftiyle ilgili nezaket içeren, dehşet verici bir rahatlama tarzı yayılıyor. Devlet Başkanı Beşar Esad, en acımasız güç araç ve yöntemlerini kullanmaktan çekinmeyen, suç işleyen bir aşiretten geliyor. Bu aşiretin şimdiki lideri Beşar Esad Suriye halkını katletti, başkaldırının başlamasından bu yana yüzbinden fazla insanın ölmesinden sorumlu. Esad'ın ya da İngiltere'de doğan eşinin Batılı aksanına ve demokratik konuşmalarına inanmak için ortada hiçbir neden yok. Beşar Esad'ın demokrasi dili, öğrendiği İngilizce gibi, yabancı bir dil."

Fransız Le Monde gazetesi ise yorumunda Cenevre'de yapılması planlanan barış konferansı çerçevesinde tamamen bölünmüş olan Suriye muhalefetini mercek altına alıyor:

"Suriye'deki başkaldırıyı başından beri şu soru takip ediyor: Kim isyancıların adına konuşabilir? Kim onları tamamen temsil edeceğini ve özellikle de çok sayıda silahlı grubun kendisine itaat edeceğini ve Beşar Esad rejimine karşı duracağını söyleyebilir? Ulusal Suriye Konseyi Cenevre'deki konferansta Şam rejminin temsilcilerinin karşısına oturabilecek. Ancak Konsey'in temsiliyet niteliği tartışmalı. Konsey sürgünde de eski tartışmalar nedeniyle hâlâ zayıflamış durumda ve isyancıların ele geçirdiği bölgelerde kendisini 'hükümet' olarak kabul ettirmeye çalışıyor. Ancak muhalefetin yurtdışındaki tek temsilcisi olmasına rağmen, kendi saflarında birlik, bütünlüğü sağlamaya çabalıyor. "

Rus Kommersant gazetesi Rusya'nın güneyindeki Volgograd kentinde bir otobüse düzenlenen, 6 kişinin öldüğü intihar saldırısını yorum sütunlarına taşıyor. Yorumda terör saldırısının arkasındaki isimler irdeleniyor:

"Resmi makamlar saldırının arkasındaki isimleri kısa süre içinde etkisiz hale getireceklerini tahmin ediyor. Ancak bu, terörizm sorununu kesinlikle çözmüyor. Terör çetesinin tamamının etkisiz hale getirilmesi bile sorunlu bir bölge olan Kuzey Kafkasya'da durumun yatışmasını sağlamayacaktır. Bilakis tahminlere göre aktif ya da öldürülmüş İslamcıların eşleri ya da kız kardeşlerinden oluşan 130 kadının bulunduğu, 'risk grubu', daha da büyüyecektir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam