“2030’a kadar Ay’a geri dönebiliriz” | YAŞAM | DW | 20.09.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

“2030’a kadar Ay’a geri dönebiliriz”

Eski astronot Thomas Reiter, Avrupa Uzay Ajansı’nın gelecek planlarını DW’ye anlattı. Reiter, insanoğlunun 2030’a kadar Ay ve Mars’a gidebileceği kanısında.

DW: Gelecek yıllarda uzay yolculuğunda ne tür gelişmeler bekliyorsunuz?

Reiter: Avrupa Uzay Ajansı (ESA) araştırma konusunda üç hedef belirledi: Öncelikle Dünya yörüngesine yakın misyonlar. Yani bu şu anda Uluslararası Uzay İstasyonu anlamına geliyor. Burada tüm insanlığın yararına olacak ve gelecek keşifler için fırsatlarımızı geliştirecek bilimsel araştırmalar yapılıyor. İkincisi tabii ki Ay. İnsanların önümüzdeki 10 yılın ikinci yarısında Ay yüzeyine yeniden dönebileceğini umut ediyorum. Bu çok gerçekçi görünüyor. Ancak tabii ki uluslararası açıdan işbirliği yaparsak gerçekleşebilir. Üçüncü hedef Mars. Bu uzun vadeli bir olasılık. Şu anda komşu gezegeni tanımak için orada robotlarla çalışıyoruz. Şu gibi soruları yanıtlamaya çalışıyoruz: Bir zamanlar bu gezegende yaşam var mıydı ya da şimdi var mı? Mars'a gelecekte insanlı misyonlara hazırlık yapılmasının en önemli nedenlerinden biri bu. Ancak o zamana kadar biraz zaman alacağı kanısındayım. Avrupa Uzay Ajansı, şu anda ExoMars Misyonu için çalışıyor. Bu amaçla gelecek yıl birkaç uçuş gerçekleştirilecek. İki yıl sonra Mars yüzeyine bir uzay aracı indirilmesi planlanıyor.

DW: Peki ilk insan Mars'a ne zaman inecek?

Reiter: Bunu kesin olarak söylemek zor ancak bilgi ve gelişmemiz ışığında Ay'a geri dönüş ve Mars'a yolculuk önümüzdeki 10 yılın ikinci yarısında olabilir. Yani Ay'a geri dönüşümüzü 2025-2030 arası görüyorum. Tabii ki tüm partnerler hemfikir olup işbirliği yaparsa.

Thomas Reiter Leiter ESA-Kontrollzentrum

Thomas Reiter

DW: Almanya, Avrupa Uzay Ajansı'nın projelerinde önemli bir rol oynuyor mu?

Reiter: Kesinlikle. Almanya, Uluslararası Uzay İstasyonu programlarının en güçlü destekçisi. Bütçenin yüzde 37'si Almanya'dan geliyor. Almanya'nın bizi daha da destekleyeceğini düşünüyorum fakat bu, bu projede yer alan diğer üye ülkeler için de geçerli. 22 üye ülkeden 11'i Uluslararası Uzay İstasyonu programına dâhil. Almanya burada önemli bir rol oynuyor ve sadece Uluslararası Uzay İstasyonu konusunda değil gelecekteki diğer araştırma projelerinde de bizi destekleyeceğini umuyorum.

DW: Eleştirenler, uzay yolculuğuna ayrılan milyarların Dünya'da daha iyi kullanılabileceğini savunuyor. “Bu parayı örneğin mülteci krizi gibi Dünya ile ilgili sorunlara harcamak daha iyi olmaz mı?” diye soran insanlara ne dersiniz?

Reiter: Bu önemli ve haklı bir soru. Tabii ki şu anda mülteci kriziyle çok zorlu bir durumdayız. Ancak uzun vadede de iklim değişikliği gibi sorunlarla uğraşmak zorunda kalacağız. Bunlar insanlığın ele alması gereken sorunlar. Ve ben bunu yaptığımıza inanıyorum. Bu özellikle Avrupa Uzay Ajansı ve partnerleri için geçerli. Hemen yarın sonuçlarını göremezsiniz ancak bu geleceğe yönelik bir hazırlık. Bu nedenle uzay yolculuğuna ayrılan paranın bir yatırım olduğunu düşünüyorum. Yatırım söz konusu olunca sadece yarın ya da gelecek hafta olanlar göz önünde bulundurulmamalı, 10 ya da 20 yıl sonra olacaklar da düşünülmeli. Bu nedenle yatırımlarımızı önemli görüyorum.

Thomas Reiter, uzay yürüyüşü yapan ilk Alman astronottu. 1995 eylül ayından 1996 şubat ayına kadar Rus MIR istasyonunda görevliydi. 2006'da uzaya geri döndü ve ESA'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki ilk uzun süreli misyonunda yer aldı. Reiter, günümüzde ESA'nın İnsanlı Uzay Yolculuğu ve Misyonları Direktörlüğü'nü yönetiyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Carla Bleiker

Önerdiğimiz linkler

Reklam