2013 yılında ekonomide neler yaşandı? | EKONOMİ | DW | 27.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

2013 yılında ekonomide neler yaşandı?

Finans krizinden FED'de görev değişikliğine 2013 yılının en önemli ekonomik gelişmelerini derledik.

Ses dosyasını dinle 10:35
Şimdi canlı
10:35 dk

2013 yılında ekonomide neler yaşandı?

Evdeki çocuk çığlıklarına artık son. Ocak ayından beri iki yaşındaki her çocuğun kreşteki yeri hazır. Ama sadece teoride. Uygulamada bu vaadi yerine getirmek oldukça zor. Esi Federal Aile Bakanı Kristina Schröder kabahatin hükümette olmadığını söylüyor.

“Federal devlet yeterli kaynak ayıramaz ve eyaletler de harcamalara katılmazsa, belediyeler görevini yerine getiremez. Bütün taraflar sorumluluklarını yerine getirsinler ki yasal hak alınabilsin. Hükümet üzerine düşeni son kuruşuna kadar yerine getirdi. Ama yine de bazı yerlerde işin ağırdan alındığını görüyoruz.”

Ağustos ayında patlak vermesi beklenen kreş ayaklanması da zaten olmadı.

“Amazon dünyanın en büyük mağazasıdır. Burada tek bir parmak oynatışla her şeyi alabilirsiniz. Kahve makinesi, akıllı telefon, bayan ayakkabısı. Hem ucuz, hem de ekspres postayla aynı gün elinize geçecek şekilde. Peki bu ucuzluğun faturası kime ödetiliyor?”

İnternet üzerinden postayla satış hizmeti veren Amazon şubat ayından itibaren okları üzerine çekmeye başladı. Alman Birinci Televizyon Kanalı'nın (ARD) hazırladığı belgeselde bu şirkette ne kötü şartlar altında çalışıldığı gözler önüne seriliyordu.

Amazon, İspanya'dan getirttiği kiralık işçileri dolandırmakla suçlanıyordu. Bu işçiler ülkelerindeki ekonomik krizden kurtulmak için Almanya'ya gelmişlerdi.

Avrupa'nın güneyindeki genç işsizliği bütün rekorları altüst etti. İspanya gibi Yunanistan'da da 25 yaşından küçüklerin yarısı boşta geziyor. Kıbrıs Devlet Başkanı Nikos Anastasyadis özel alacaklıların da ilk kez para kaybetmesini 2013 Mart'ında şöyle yorumluyordu: “Bu, arzulamadığımız bir çözümdü. Ancak mevcut şartlar altında daha az can yakacak bir çare bulamazdık. Böylece, para hiç olmazsa bizde kalmış olacak.”

Finans krizinin yaralarını sarabilmek için 100 bin euroya kadar olan mevduattan yüzde yedi, 100 binin üzerindeki banka hesaplarından ise yüzde on kriz vergisi kesildi.

Kriz, AMB'nin bir numaralı konusu

Kriz, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) da bir numaralı konusuydu. Merkez bankası gösterge faizi tarihin en düşük seviyesine çekti. AMB Başkanı Mario Draghi: “Düzenli ekonomik ve parasal analizlerimiz sonucunda Merkez Bankası gösterge faizini şimdilik değiştirmemeye karar verdik.”

AMB Başkanı Mario Draghi nisan başındaki basın toplantısında piyasalara faiz müjdesini böyle verdi. Draghi ekonomik düzelmenin başladığını, ancak son derece yavaş ilerlediğini sözlerine ekledi: “Enflasyon oranı tahminler doğrultusunda yeniden düştü. Tüketici fiyatlarının orta vadede istikrar çizgisini sürdürmesini bekliyoruz. Kredi hacminde sınırlı genişleme oldu. Euro Bölgesi'ndeki enflasyon yüzde ikilik sınırın altında kalmakla birlikte bu orana oldukça yaklaştı. Ekonomik faaliyetler yılın ilk aylarında artış kaydetti. Daralma riskine paralel olarak yılın ikinci yarısında da nispi artış bekliyoruz. Dolayısıyla uyumlaştırıcı para politikasına ihtiyaç duyulduğu sürece sadık kalacağız.”

Almanya'nın en büyük mağaza zincirlerinden Karstadt 2013 yılını da can çekişmekle geçirdi. Mayıs ayında şirket satışların daha da düşmesi nedeniyle toplu sözleşmeyi feshedeceğini duyurdu. Karstadt personeli protesto gösterilerine başladı.

Bremerhaven'de de durum aynı. Şirketin kurtulması için ağır maddi fedakârlıkta bulunan Karstadt'çılar işlerini kaybetme korkusuyla yaşıyorlar.

Yıl sonlarına doğru Karstadt'ın kaderi belli oldu. Şirketin durumu bir türlü düzelmiyor. Mağazalar zincirini bedavaya alan ve isim hakkı adı altında Karstadt'tan milyonlarca euro çeken yatırımcı Nicolas Berggruen bu tanınmış Alman markasının kârlı dilimlerini satacağını duyurdu.

Haziran güneşinin Almanya'yı ısıttığı günlerde güneş enerjisi branşı da ağır bir krize sürükleniyordu.

Solar enerji tesisi üreten şirketler piyasadan kaybolmaya başladı. 2012'de Q-Cells, Sovello ve Inventux ile başlayan iflaslar zincirine yeni halkalar eklendi. Amerikan First Solar şirketi Almanya'daki faaliyetlerine son verdi, Siemens ve Bosch da solar branşını elden çıkardı. Binbir güçlükle ayakta kalabilen Solarworld'un hisseleri de tabana vurdu.

Airbus ise 2013'te büyük bir başarı elde etti. Rakip Amerikan şirketi Boeing'in ‘Dreamliner'i türbülansa kapılırken Airbus'un yeni modeli A 350 ilk uçuşu için havalanıyordu.

Entrikalar ve rüşvet skandalları yüzünden gözden düşen, Almanya'nın en büyük sanayi tröstü Siemens'in yönetim kurulu başkanı Peter Löscher şirketin imajına kurban edildi. Şimdi bütün gözler halefi Joe Kaeser'de: “Son zamanlarda manşetlerden düşmememizde Siemens olarak bizlerin de büyük payı vardı. Hatalar, şanssızlık, kaos, insani yanlışlar, insanlık dışı durumlar bize yakıştırıldı. Ama Siemens'e bunların hiçbiri yakışmaz, yakışmamalı. Sizlerle açık diyalog başlatacağım için kendimi mutlu hissediyorum. Medyada dile getirildiği gibi hedefime ulaşmadım, aksine işin henüz başındayım.”

Steve Ballmer veliaht arıyor

Steve Ballmer de ağustosta kendine veliaht aramaya başladı. Microsoft'un yönetim kurulu başkanı yaşlı gözlerle ve içli bir melodi eşliğinde, bir yıla kadar görevi devredeceğini duyuruyordu: “Microsoft benim dördüncü çocuğumdu. Çocuklar da günü geldiğinde evi terk ederler. Şimdi evi terk eden ben oluyorum. Veda şarkımı hep söylemek istemişimdir. Bu şarkı, benim için ne kadar değerli olduğunuzu ve bana neler kazandırdığınızı dile getiriyor. Bana hayatımın en güzel günlerini yaşattınız.”

Steve Ballmer daha öğrencilik yıllarında Bill Gates tarafından şirkete alınmış ve 1980'lerde Microsoft'un genel müdürü olmuştu. 2000 yılında Gates'in yerine yönetim kurulu başkanlığına getirilmişti. Ballmer'in yerini doldurmak kolay olmayacak ama en sevdiği şarkı belki de zil sesi olarak telefonlarımızı renklendirecek.

Çünkü bu yılın eylül ayında Microsoft Nokia'nın cep telefonları bölümünü satın aldı. 2013 bu branşın en hareketli yıllarından biri oldu. Vodafone, Almanya'nın en büyük kablolu iletişim şebekesi Kabel Deutschland'ı yuttu. Kablosuz telefon piyasasının büyüklerinden O2 de kartel dairesinin onayını alırsa rakibi E-plus'un sahibi olacak.

Bir diğer önemli atama da Washington'da yapıldı. ABD Başkanı Barack Obama, yeni Amerikan Merkez Bankası başkanının kim olacağını açıkladı. Ben Bernanke görevi Janet Yellen'e devrediyor. Başkandan başka değişen bir şey yok. FED para basmaya devam ediyor.

Kasım ayında Twitter'in borsaya kota ettirilmesi Wall Street'te yılın olayı oluyor.

Twitter hisse senedi bir anda tavan yapıyor. Bir yıl önce Facebook'un uğradığı çöküşü de yaşamıyor. Bu arada Almanya Başbakanı Merkel'in bizzat tivit atmayıp, tivit attırmayı tercih ettiğini de hatırlatalım.

Noel arifesine kadar Almanya'nın yeni hükümeti yoktu ama süslü Noel ağacı vardı. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert twitter üzerinden Noel ağacının resmini yayınladı. Göreve başlarken mesaj olarak ağaç resmi paylaşacağı hiç aklına gelmiş miydi? “101 siyasi konu hakkında da twitter üzerinden mesaj dağıtıyorum. Yılda bir, araya Noel ağacının girmesine umarım şaşırmazsınız.”

Kriz aşılmışa benziyor. Birleşik borsa endeksi her gün yeni bir puan rekoru daha kırıyor. 2013 de, ekonomi yılı olarak umutsuzluktan uzak bir şekilde nihayete eriyor.


© Deutsche Welle Türkçe

Johanna Schmeller / Ahmet Günaltay

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam