20.12.2013 - Alman basınında özetler | BASIN | DW | 20.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.12.2013 - Alman basınında özetler

Türkiye'deki yolsuzluk operasyonu, Almanya eski cumhurbaşkanı Christian Wulff'un yargılanması ve Putin'in af kararı Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

Berliner Zeitung Türkiye'deki yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili şu yorumu yapıyor:

“Savcıların niyeti suçun tarafsız bir biçimde aydınlatılmasından ziyade, muhafazakârlarla siyasi iktidar kavgasına tutuşmak olsa bile, halkın gözü açılıyor. İnşaat ekonomisi ve devlet bürokrasisi Gezi protestolarının fitilini ateşlemişti. Bu kez şaşırtma manevraları bir işe yaramayacak. Televizyon görüntüleri protesto hareketinin iddialarını doğruluyor: İktidarda geçen uzun yıllar boyunca AKP kötü yola bulaştı. Skandal ülkeyi değiştirecek. Üç ay içinde yerel seçimler, ağustos ayında cumhurbaşkanlığı seçimleri var, Erdoğan bu göreve gelmek istiyor. Şimdi hiç bilmediği bir duruma kendini ayarlamak zorunda: Karşıdan esen rüzgâra.”

Rüşvet aldığı gerekçesiyle istifa etmek zorunda kalan ve yargılanan Almanya eski cumhurbaşkanı Christian Wulff'un dava sürecini Stuttgarter Nachrichten gazetesi şöyle yorumluyor:

“Mevcut iddialar ceza hukukuna konu olacak bir ehemmiyet taşımıyor. Bilinçli bir şekilde çıkar sağlandığına delil olabilecek kanıtlar yok. Hâkim Frank Rosenow sözü fazla uzatmadan eski cumhurbaşkanı Wulff'a karşı aylardır bin bir zahmetle inşa edilen iddianameyi çöpe atmış oldu. İddianamenin hukukî boyutu paramparça. Sadece Wulff açısından değil devletin en üst düzey makamı üzerindeki siyasi açıdan yıkıcı baskısı ise devam ediyor. Nihayetinde yazılıp çizilmiş bir devlet krizinden savcılık açısından bir hiç kaldı.”

Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung dava süreci hakkında şu yorumu yapıyor:

“Soruşturma makamı Wulff'a adeta yolsuzluğa batmış bir seri katilmiş gibi yaklaştı. Meslekî ve özel hayatındaki her taşın altına bakıldı, öyle ki hayatını sürdürme tarzından kaynaklı suçluymuş gibi bir hava estirildi. Korumalarına, sanki eski cumhurbaşkanının kişilik hakları yokmuş gibi mahrem konularda soruldu. İddia düzeyindeki devlet skandalından gerçek bir devlet skandalı ortaya çıkabilirdi. Ama bu olsa olsa Wulff'un değil soruşturma makamlarının skandalı olacaktı. Şu soru beliriyor: Kimin bu yoğun soruşturmalara bu kadar muazzam bir ilgisi var ve niye? Yoksa soruşturma makamı medyada yaratılan histerinin etkisi altında mı kaldı, skandallaştırma girdabının içine mi kapıldı?”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in cezaevinde bulunan milyarder işadamı Mihail Hodorkovski'yi affetmesi Alman basınında da geniş yer buluyor. Mannheimer Morgen gazetesinin yorumu şöyle:

“Soçi sağ olsun: Rusya'nın yeni çarı Vladimir Putin Kış Olimpiyat Oyunları'ndan hemen önce iyi yanını gösteriyor. 1 numaralı devlet düşmanı olarak görülen Mihail Hodorkovski'nin yanı sıra Pussy Riot müzik grubunun üyeleri ya da Greenpeace çevre örgütü aktivistleri serbest bırakılabilir. Kremlin'in şefi böylece bir sansasyon yarattı. Bu af dosyalarının sebebi elinde bulunuyor. Putin şubat ayında yapılacak Kış Oyunları'nın tadını çıkarmak istiyor ve Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın propaganda malzemesi olmamak için evlerinde kalması bu konsepte uymuyor. Üst düzey devlet konuklarının olmadığı bir Olimpiyat Putin'in ilgisini çekmiyor. Putin red dalgasını durdurmak istiyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ercan Coşkun

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam