19.11.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 19.11.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.11.2013 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınından seçtiğimiz yorumlar Almanya’daki koalisyon görüşmelerini, Polonya’da devam eden BM İklim Konferansı’nı ve Şili’deki başkanlık seçimlerini konu alıyor.

Almanya’daki 2013 genel seçim kampanyaları sırasında Sol Parti ile hiçbir biçimde işbirliği hedeflemediğini ilân eden Sosyal Demokrat Parti, şimdiki koalisyon görüşmeleri sırasında 2017 yılından itibaren Sol Parti ile ittifaka gidebileceğini açıkladı. Sol liberal Macar gazetesi Nepszabadsag sosyal demokratların siyasî rotasındaki bu değişimi yorum sütununa taşımış:

“Eğer şu sıralar ne yapacağını bilemez durumdaki Alman sosyal demokrasisi yeni açılım kararıyla siyasî rotasında değişim sinyalleri veriyorsa, bu, gerçekten ilginç bir gelişme olabilir. Çünkü Almanya'da da pazar ekonomisine duyulan güven azaldı. Almanya’da da yurttaşların sosyal eşitsizliklerin giderilmesinde veya yan giderlerin azaltılması konusunda devletten beklentileri var. Ancak “bir milyonluk” asıl soru şu: Sosyal Demokrat Parti (SPD) merkezdeki seçmenini, piyasa ekonomisi düşmanlığı yapan popülist solcu çevrelerden çekinen orta sınıfları kaybetmeden, geleneksel sol değerlere nasıl dönüş yapabilir? Öte yandan siyasette hiçbir şey olasılık dışı değil. Başbakan Merkel’ın koalisyon görüşmelerinde bir ara Yeşiller Partisi’ne avans tanıması nedeniyle Sosyal Demokratlar hamle yapma baskısı altında kaldı. Kısacası, eski kurallar artık geçerli değil, artık herkes herkesle koalisyon yapabilecek noktada.”

İtalyan gazetesi La Stampa ise Almanya’da “büyük koalisyon” için müzakerelerde Sosyal Demokrat Parti’nin Başbakan Merkel’e boyun eğdiği görüşünde:

“(Koalisyon görüşmelerinde) Alman sosyal demokrasisi daha çok sosyal politikalara odaklanırken, Angela Merkel liderliğindeki Hrıstiyan Demokratlar malî politikalar, ekonomi ve Avrupa ilişkileri konularının şimdiye kadar olduğu gibi kendi sorumluluklarında kalmasını istiyorlar. Ancak iç politika ile Avrupa politikalarının bir potada eritilmesi ancak tek yönlü bir yolda işlerlik kazanabilir. Başka bir deyişle ülke içinde cömertçe uygulanabilecek sosyal politikalar ancak ve ancak Avrupa’ya karşı yürütülecek ‘sert politikalar’ sayesinde mümkün olabilir. Sosyal demokratların Merkel’ın politik çizgisini önkoşulsuz kabul etmelerini bir ‘al gülüm ver gülüm’ politikası olarak algılamak gerekir. Bu ise dayanışma duygusunun ön planda olduğu etkili Avrupa politikalarına yer verilmeyecek anlamına gelecektir.”

Liberal İsveç gazetesi Dagens Nyheter’den seçtiğimiz yorum Polonya'da devam eden BM İklim Konferansı’nı konu edinmiş:

“Durum ümitsiz değil. Bölgesel düzeyde iyi gelişmeler var ve az sayıdaki ülkeler arasında çözüm önerilerinin tartışıldığı bir işbirliği mevcut. ‘Major Economies Forum’ adındaki platform, dünyanın en büyük 17 ekonomisini bir araya getiriyor. Gerçi bu platformda da bağlayıcılığı olan, yeteri derecede ciddiye alınabilecek anlaşmalar ortaya çıkmıyor. Ancak böyle bir işbirliği içinde yardımların nasıl yapılacağı konusu bir yana bırakılarak, zararlı gaz emisyonlarının azaltılması için nelerin iyi işlediği ve verimli olabileceği konusundaki bilgi alış-verişine öncelik tanınması mümkün olabilir.”

Sol liberal İspanyol gazetesi El Pais ise yorumunda Şili’de yapılan ve ikinci tura kalan devlet başkanlığı seçiminin ilk turdaki sonucunu irdeliyor:

“Eğer sosyalist Michelle Bachelet seçimin ikinci turunda Başkanlık Sarayı ‘La Moneda’ya dönecek olursa, bu, ümit edilenden daha kötü şartlar altında olacak gibi görünüyor. Michelle Bachelet ilk turda yeteri kadar oy sağlayamadığı için doğrudan başkanlığın yolunu açamadı. Bachelet’in gerçi ikinci turda başarılı olacağı kesin ama siyasî yönden nüfuzu azalmış durumda. Bachelet'in lideri olduğu merkez sol ittifakın parlamento seçimlerinde açık bir başarı elde etmesi ve dolayısıyla büyük reform projelerini kabul ettirmesi için de halk arasındaki popülaritesi yeterli olmayacak. Bachelet, geçmişte dogmatik bir kişiliğe sahip olmadığını kanıtlamıştı. Bu, sevindiricidir. Bachelet eğer bu niteliğini siyasî hasımlarıyla çekişme için değil de uzlaşma için kullanırsa, bu, Şili'nin yararına olur.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam