19.06.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 18.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.06.2013 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında Türkiye'deki protestolar, G8 Zirvesi’nde alınan Suriye’ye ilişkin kararlar ve ABD Başkanı Barack Obama’nın Almanya ziyaretiyle ilgili yorumlar öne çıkıyor.

Neue Westfälische adlı gazete AB politikacılarının Türkiye'de yaşananlara gerektiği gibi tepki göstermediği yorumunu yapıyor.

“Taksim Meydanı, kenarında da olsa, Avrupa coğrafyasında yer alıyor. Yeşiller Partisi eş başkanı Claudia Roth meydanda olanları savaşa benzetiyor. Ama aynı zamanda Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinin hızlandırılmasını da talep edebiliyor. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Leydi Ashton aynı telden çalmakla kalmayıp daha da güçlü bir angajman talep ediyor. Angela Merkel ise olayları ürkütücü bulduğunu söylüyor. Hepsi o kadar. Avrupa diplomasisi, Avrupa'nın ortak değerler olarak benimseyip korunmasını istediği özgürlüklerin korunması için meydana dökülen Türkiye'deki demokratik protesto hareketinin kuvvetle bastırılmasına nasıl tepki vereceğini bilemiyor. Başbakan Erdoğan karşısındaki bu çekimserliğin pek çok nedeni var. En önemlisi Brüksel'in yıllar önce sağcı popülist politikacı Haider nedeniyle Avusturya'ya gösterdiği aşırı tepki. O zamandan beri AB üyelerine karşı (İtalya'da Berlusconi ve Macaristan'da Orban) bile temel demokratik hakları savunmakta zorlanıyor. Almanya'daki Türk Toplumu adlı dernek ise bu kadar ürkek değil. Başkanı Kenan Kolat, açık konuşuyor ve üyelik müzakerelerinin durdurulmasını istiyor. Bu iş böyle yapılır.”

Kuzey İrlanda’da bir araya gelen, dünyanın en zengin yedi sanayi ülkesi ve Rusya’dan oluşan G8 ülkelerinin liderleri Suriye’de müzakere yeteneği olan bir geçiş hükümeti kurulması gerektiğini bildirdiler. Ancak bu hedefe nasıl ulaşılacağı ya da geçiş hükümetinin ne zaman kurulabileceği henüz açıklığa kavuşturulamadı. Frankfurter Allgemeine Zeitung, konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Sekizler Grubu savaş ve krizden gerçekçi çıkış yolu bulamadı. Büyük bir uzlaşıdan bahsedilemez. Böylece Rusya, Esad rejimine silah desteği sağlamaya ve o da son askerî başarılarına yenilerini eklemeye devam edecek. ABD ise belki Fransa ve İngiltere ile birlikte isyancıları silahlandırabilir. Suudi Arabistan ve Katar zaten uzun zamandır asiler arasındaki radikal unsurlara silah yardımı yapıyor. Cenevre Konferansı’nın yapılması son derece arzulanır bir adımın atılması olur. Ancak Esad rejimi ve isyancılar önce askerî pozisyonlarını sağlamlaştırmaya ya da geliştirmeye çalışacaktır. Sekizler Grubu bildirilerinin askerî gidişata fazla etkisi olmaz.”

Stuttgarter Zeitung da aynı konuyu ele alıyor:

“Bir dönüm noktasından bahsetmek için belki de çok erken. Daha önce de çok sayıda başarısızlıkla sonuçlanan hamleler yapıldı. Özellikle Putin'in zirvede ima ettiği gibi Esad'a baskı yapıp yapmayacağını bekleyip görmek gerek. Rejime daha fazla silah vermesi sözünde durmayacağının ispatı olur. Ayrıca Putin`in bizzat işaret ettiği bir husus da var: Sekizler gibi kendi gücünün de sınırlı olduğu. Putin'in Esad üzerinde etkisi olduğu şüphe götürmez. Ancak tek bir işaretle kuklasının, yerini bütün tarafların temsil edildiği bir yönetime bırakmasını sağlayabileceğine inanmak gerçekçi olmaz.”

Süddeutsche Zeitung ise ABD Başkanı Barack Obama'nın Almanya ziyaretini konu alan yorumunda ABD-Almanya ilişkilerini değerlendiriyor:

“Çoğu kimseyle aşırı anlaşma eğilimi göstermeyen Bayan Merkel Başkan Obama ile de gerektiği kadar anlaşıyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, Almanlar açısından ABD-Almanya ilişkileri artık eski önemini kaybetti. Amerikalılar açısından bu hiç böyle olmadı. 1990'lı yılların ortasından bu yana Almanya, Washington'un güvenilir müttefikler sıralamasının ortalarında yer alıyor. İkili ilişkileri böyle tanımlamak mümkün. Küresel açıdan Almanya AB'nin en belirleyici ülkelerinin başında geliyor. Bu konumu ABD için ekonomik ve ticari önem arz ediyor. Almanya güç ve reel politikalar açısından ise daha az önem taşıyor.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

DW Türkçe'yi Facebook (https://www.facebook.com/dwturkce), Twitter (https://twitter.com/dw_turkce) ve Youtube (http://www.youtube.com/deutschewelleturkish) üzerinden de takip edin!

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam