17.07.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 17.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.07.2013 - Avrupa basınından özetler

Mısır’daki askeri darbe, ABD ile Avrupa arasında gerginliğe yol açan telekulak skandalı, Avrupa’daki işsizlik basındaki yorum konuları arasında.

Hollanda gazetelerinden de Volkskrant, Mısır'daki siyasi iktidar mücadelesini konu alan yorumunda kutuplaşmanın istikrarsızlık ve toplumdaki parçalanmayı daha da körüklediğine dikkat çekiyor:

“Mısır silahlı kuvvetlerinin, geniş özerkliğini koruyup, perde arkasından milli güvenlikle ilgili kararlar üzerinde nüfuzunu kullanabilmeyi amaçladığı anlaşılıyor. Mısır'da sadece genelkurmayın onayıyla değişiklik olabileceğini düşünmek son derece endişe vericidir. İyimser kanat süregelen huzursuzluğun çok yönlü bir siyasi coğrafya doğurmasını umuyor. Onlar, liberaller kadar, popülaritesi yeniden artan katı muhafazakâr Nur Partisi'nin temsil ettiği İslamcılar ile Mübarek sempatizanlarının da yer alacağı bir siyasi yelpazenin hayalini kuruyorlar. Ama bunun şimdilik mümkün olmadığı görülüyor. Müslüman Kardeşler söz hakkı tanımayı reddetmekle Mısır'ı istikrarsızlık ve parçalanmaya sürüklemiş oluyorlar.”

Mısır'daki askeri darbeyi izleyen gelişmeleri Paris'te yayımlanan Fransız gazetesi Liberation şöyle yorumluyor:

“Son günlerde Kahire'de, tek bir Mısırlı demokrat dahi tepki göstermeden onlarca kişinin vurularak öldürülmesi ordunun gerçek yüzünü gösterdi. Burada mesele, gösterilerin başarısını ve devlet başkanının yetkilerini aşıp sadece yandaşlarının menfaatlerini kollayarak kitleleri karşısına almasının tartışmaya açılması değil. Ama ordunun müdahalesi ve Batı'nın darbeye ses çıkarmaması, Müslüman Kardeşler’i mağdur ve dava uğruna can verenler katına çıkarıyor. Beceriksizlikleri, totalitarizm tutkuları ve kötü yönetimleri yüzünden kaybettikleri popülariteyi yeniden kazanmaları pahasına.”

İsviçre'nin Neue Zürcher Zeitung gazetesi, kişiye özel bilgilerin Amerikan ve diğer yabancı istihbarat servisleri tarafından izlenip kaydedilmesini konu alan yorumunda şu sonuca varıyor:

“Mahremiyet ve özel hayat alanının çoktan akışkan bir çeşniye dönüştüğü, bireyin korunma ve devletin himayesine sığınma ihtiyacının arttığı bir zamanda sadece Snowden'ın ortaya çıkardığına benzer skandalların tepki yaratması akıl karıştırıyor. Aslında toplumun her türlü veri toplamayı şüpheyle karşılamayı yeniden öğrenmesi gerekirdi. Dijital şeffaflığa ‘evet' diyenin, bunun kendine karşı kullanılmasına şaşırmaya hakkı olmaz. Bilgiye doymak bilmeyen ucube karşısında birey aciz kalır.”

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) işsizlikle ilgili tahminlerini değerlendiren De Morgen adlı Belçika gazetesi, Almanya'nın ekonomik başarısının Avrupa'daki işsizliği körüklediğini iddia ediyor:

“OECD ülkelerinin hepsi kötü durumda değil. Almanya genel eğilime kafa tutuyor. Bu bakımdan, sağ kanat giderek artan bir şekilde ‘fevkalade' Alman modeline geçilmesini talep ediyor. Bu düşünce tarzı doğru değildir. Almanya'nın başarısı, diğer Avrupa ülkelerinde istihdam ve refahın azalmasında etkili oluyor. Asgari ücretin uygulanmaması, çeşitli istihdam modelleriyle işgücü maliyetine esneklik kazandırılması ve ücret zamlarının düşük tutulması, Almanya'yı Avrupa piyasasındaki ortaklarının rekabet edemediği bir çeşit ucuz işçi ülkesine çevirdi. Alman modeli, kusurlu yanlarına bakılmaksızın bütün Avrupa'ya yayılırsa, sosyal savaş alanında ücretlerin ve tüketimin sürekli düştüğü bir rekabet mücadelesi başlayabilir.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam