15.07.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 15.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

15.07.2013 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları, Suriye iç savaşı, Mısır'daki askeri darbe, Amerikan istihbaratının telekulak skandalı ve ABD'deki tartışmalı mahkeme kararı.

Stuttgarter Zeitung, Suriye'deki iç savaşa ayırdığı yorumda Batı'nın gelişmelerden ders almadığını öne sürüyor. Yorum özetle şöyle:

“Savaş, Batı'nın mütereddit davranmasının da yardımıyla yönetilebilir oldu. Şimdi de muhalif gruplar birbirine düştü. El Kaide bağlantılı cihatçılar Özgür Suriye Ordusu ile çarpışıyor. Bu durumda diktatör Beşar Esad ile başa çıkmak daha da zorlaşıyor. İlerlemeye başlayan Suriye hükümet kuvvetlerinin başarıları da sınırlı kalacaktır. Ülke parçalanıyor. Suriye'nin çeşitli bölgelerinde başkalarının adına yapılan çarpışmalar yerel baskı yönetimleri doğuruyor. Ateş bütün Suriye'yi sardı. Yüz bin ölü ve iki milyondan fazla mülteci Batı başkentlerindeki kötü kriz yönetiminin hazin bilançosu olarak karşımıza çıkıyor. Batılı devletler iki yılda gönüllüler koalisyonu kurmayı beceremedi. Bu zamanında yapılabilseydi, Suriye semaları uçuşa kapatılabilir ve Suriyelilere sığınabilecekleri güvenli bölgeler yaratılabilirdi. Aynı zamanda muhalif gruplar istikrara kavuşturulabilirdi. Yararlanabileceği süreyi boşa harcayan Batı, Balkan savaşının ilk aylarında sergilediği kayıtsızlıktan ders almamışa benziyor. Suriye'de artık çok geç kalındı. ABD'nin yaptığı gibi bölgeye daha fazla silah sevk etmek ise tam anlamıyla çılgınlıktır. Bu silahların hangi teröristlerin eline geçtiğini kimse kontrol edemez. Sadece anlamsız kıyıma hız kazandırmış olunur.”

Neue Presse gazetesinin Mısır'daki gelişmeleri konu alan yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Mısır'daki başarılı darbeden sonra gözlemcilerin çoğunluğu ordunun sorumluluk bilinciyle hareket ederek iç savaşı önlediği görüşünde birleşiyordu. Mısır Genelkurmayı'nın bundan sonra da sorumluluk bilinci içinde davranacağı ise şüphe götürür. Müslüman Kardeşler'in peşine düşülüp devrik Devlet Başkanı Muhammed Mursi'ye son derece komik suçlamalarda bulunmak, Mısır toplumundaki bölünmüşlüğü daha da derinleştirmekten başka bir şeye yaramaz.”

Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu'nun bütün dünyadaki telefon ve internet bağlantılarını izlemeye alması, en çok dinlenen ülkeler arasında yer alan Almanya'da büyük tepkiye yol açtı. Die Welt gazetesi, skandalın büyük bir ikilemi gözler önüne serdiğini belirttiği yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Özel hayatın ve haberleşme özgürlüğünün teminat altına alınması, hukuk devletini taşıyan en önemli sütunlardan biridir. Alman emniyet ve istihbarat birimlerinin, artış eğilimi göstermekle birlikte şimdilik telekulak operasyonlarında ölçüyü kaçırmamış olması belki teselli gibi gelebilir. Ancak genetikte olduğu gibi teknik imkânların istenmese de mutlaka kullanılacağı da unutulmamalı. Almanya bu alanda gelişmekte olan ülke konumunda kalmayı kaldıramaz. Özel hayatın korunmasıyla güvenlik ve rekabet gücünü arttırma zorunluluğu arasındaki dengenin nasıl korunacağı, en önemli sorulardan biridir. Snowden'ın ifşaatlarının siyasi tartışma başlatması iyi oldu. Ancak tartışmalar şimdilik, çok daha fazla su kaldıracak seviyenin oldukça altında seyrediyor.”

Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, ABD'de Trayvon Martin adlı siyâhi genci sokak ortasında vurarak öldüren George Zimmerman'ın beraat ettirilmesini konu aldığı yorumda, mahkeme kararının yol açtığı protestoların ırkçılık suçlamalarına kadar varmasını şöyle değerlendiriyor:

“Amerika bu davada en çok ten renginin oynadığı rol üzerinde tartıştığı için bir başka ana konu gözden kaçtı. Asıl önem verilmesi gereken, kendi adalet anlayışını uygulamanın yol açabileceği tehlikelerdir. Birçok Amerikalı silah taşımadığı zaman kendini emniyette hissetmiyor. Zimmerman hadisesi bu anlayışın nelere yol açabileceğini gözler önüne serdi. Önyargılarla mahallelerde dolaşan amatörler kendilerini bir şey sanıp, sonunda ortadan kaldırmak istedikleri güvensizliğe çanak tutuyorlar. Sanığın suçsuz bulunması davanın gidişatına uygun bir karardı. Gönüllü şerif Zimmerman'ın nefsi müdafaada bulunmadığı ispat edilemedi. Trayvon Martin'in yakınları açısından üzücü de olsa duruşmadan hukuk devleti açısından anlaşılabilir bir karar çıkmıştır.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam