15.03.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 14.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

15.03.2013 - Alman basınından özetler

Katolikler’in yeni ruhani liderinin belli olması ve Suriye’deki kriz, bugünkü Alman gazetelerinden aktaracağımız yorumların konuları.

76 yaşındaki İtalyan kökenli Arjantinli Kardinal Jorge Mario Bergoglio‘nun Güney Amerika'dan bu göreve gelen ilk kişi olarak yeni Papa seçilmesi büyük yankı uyandırdı. Francisco adını alan yeni Papa'nın seçimi ile ilgili olarak Frankfurter Allgemeine şu yoruma yer veriyor:

“Her ne kadar kiliseyi ve inancı tahrik etmek sözde aydınlanma çağında iyi bir şeymiş gibi algılansa da, kamuoyunun büyük bir kısmının ‘beyaz dumanı' görmek için günlerce sabırsızlıkla beklediği aşikâr. Medyanın önemli bir bölümü ve aydınlar ise Katolik Kilisesi’ni baskı, zorlama, geri kafalılık ve cinsel istismarla eşdeğer görüyor. Kiliseye mesafeli duran çok sayıda Katolik de var. Fakat yine de iki bin yıllık geçmişi olan bu kuruma duyulan hayranlık o denli büyük ki, ritüellerinin çekiciliğine hiç kimse karşı koyamıyor. Bu ritüeller arasında Papalık seçimi öne çıkıyor. Seçimlerde bir kardinal en eski yöntemlerle kilisenin ruhani lideri seçiliyor, gizli ancak bir şekilde demokratik de…”

Vatikan’daki olası değişiklikler hakkında Kölner Stadt-Anzeiger adlı gazetenin yorum sütununda şu satırları okuyoruz:

"Vatikan’daki Papalık Sarayı’nda Buenos Aires’ten esen taze rüzgarlar bazılarının ürpermesine neden olmuş olabilir. Büyük bir yerel kiliseyi yönetmiş Bergoglio gibi bir piskopos, Papa olunca mekanizmaları da farklı bir şekilde işletecektir. Bergoglio, Güney Amerika Piskoposlar Konferansı’nın başkanlığını yürüttüğü süre içinde, kendisine müttefik bulma ve ittifak kurma yeteneği olduğunu gösterdi. Vatikan’da doğru makamlarda doğru kişilerle, Katolik dünyasının merkezindeki karanlık isimlere karşı bir şansı olabilir.”

Yeni Papa ile ilgili Der Tagesspiegel gazetesinin yorumu da şöyle:

"Eşcinseller arasında evliliğe ve kürtaja kesin bir şekilde karşı olan bu kişiden bir devrimci çıkmaz. Hedge Fon spekülatörlerinin vurdumduymazlığına ve elektronik para akışındaki çılgınlığa karşı Papa Francisco da pek meydan okuyamayacaktır. Ama belki en azından, deyim yerindeyse, kendi kapısının önünü süpürebilir. Vatikan Bankası hakkındaki skandalları aydınlatıp, Vatikan’ın otoriter devlet yapısı içindeki entrikaları engelleyebilir ve sistem içindeki cinsel taciz suçlularından hesap sorabilir. Hatta belki Arjantinli Cizvit Francisco, bazı zenginlerin vicdanlarının sesini dinlemesini sağlayabilir. Bunlar da epey bir başarı sayılabilir.“

Berliner Zeitung adlı gazete ise Suriye’deki duruma ilişkin bir yorum sunuyor okurlarına:

“Zamanla Suriye'deki durumun bir savaşa dönüşmesi ihtimali arttı. Bosna Savaşı’nda olduğu gibi, ülkeye askeri müdahalede bulunulmasını isteyenlerin sesi daha yüksek çıkıyor. Suriye’deki dehşetin bir son bulmaması ve ülkenin kimyasal silahlarla birlikte çöküşe sürüklenmesi ihtimali nedeniyle, askeri müdahale yaşananlara verilecek en doğru karşılık olur. Ancak Fransa ve İngiltere’nin bunun için doğru aktörler olup olmadığını sorgulamak gerekir. En iyi öneri İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres’ten geldi: Arap Birliği BM askerlerinden oluşan bir birliği Suriye’ye göndermeli. Arap ülkelerinin Peres’in bu çağrısını işitmesini ummaktan başka yapılacak bir şey yok.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel, Başak Özay

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam