12.08.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 11.08.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.08.2014 - Alman basınından özetler

Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanması Alman basınında geniş bir şekilde yer almaya devam ediyor.

Ses dosyasını dinle 03:27
Şimdi canlı
03:27 dk

12.08.2014 - Alman basınından özetler

Nürnberger Nachrichten, cumhurbaşkanlığına seçilen Erdoğan ile cumhurbaşkanlığı koltuğuna veda eden Abdullah Gül'ün durumunun Rusya'daki Putin-Medvedev ikilisininkinden çok daha farklı olduğunu belirtiyor. Rusya'da Devlet Başkanı Vladimir Putin bir dönem daha cumhurbaşkanlığı yapamayacağı için başbakanlığa geçmiş, yerine gelen Dimitri Medvedev bir dönemin ardından cumhurbaşkanlığı koltuğunu yeniden eski sahibine devretmişti. Nürnberger Nachrichten'ın yorumu şöyle:

“Gül günlük siyasete geri dönme kararını açıkladığında pek çok Erdoğan karşıtı derin bir nefes aldı. Borsa bile yükseldi. Moskova'da Rus satrancındaki rok hamlesinden farklı olarak Gül Erdoğan'a bağımlı değil. Kendisi bizzat AKP'nin kurucuları arasında, partinin çıkardığı ilk başbakan ve ilk cumhurbaşkanı. Partide Erdoğan'ın ardından en çok saygı duyulan kişi. Türkiye'de Erdoğan'ın iktidar hırsına karşı koyabilecek bir kişi varsa, o da Gül'dür.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi, Erdoğan'ın uzlaşmacı zafer konuşmasını yeni müttefikler aradığının, özellikle de Kürtlerin desteğini umduğunun işareti olarak değerlendiriyor:

”Ancak bunu başarabilir mi, tartışılır. Çünkü Erdoğan seçim kampanyaları sırasında toplumdaki bölünmeyi daha da derinleştirdi, siyasi rakiplerine hakaret etti, halk gruplarını aşağıladı. Sonunda kendi kazdığı kuyuya düşebilir. Erdoğan'ın selefleri gibi temsili bir cumhurbaşkanı olarak kalacağına dair işaretler var...”

Die Welt gazetesi ise dört bir tarafı çatışmalarla çevrili Türkiye'de Erdoğan'ın istikrar hissi verdiğini, muhalefetin ülke için bir gelecek vizyonu oluşturması, kimlik bulması gerektiğini belirtiyor ve ekliyor:

“AB de Erdoğan ile ilişkilerinde kendi ruhunu, değer ve ideallerini kaybetmemeli. Diğer yandan demokrasi seçmenlere karşı korunamaz. Seçmenler kararını verdi ve şimdi herkesin buna alışması ve durumdan en iyi sonuçları çıkarması gerekir.”

Berlin'den neues deutschland gazetesi ise “Eski sultanla yeni Türkiye” başlıklı yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Erdoğan bir Obama ya da Hollande olmak istiyor. Yanlış anlaşılmasın: Onların iktidar alanına sahip olmak istiyor. Bu nedenle ilk turdaki seçim zaferini bir ara adım olarak görüyor. Ancak sistemi kendi istekleri doğrultusunda değiştirebilmesi için kapsamlı anayasa değişiklikleri, bunun için de meclis çoğunluğu gerekli, ki buna henüz sahip değil…. Erdoğan'ın otoriter ve milliyetçi tonun hakim olduğu seçim kampanyaları ise yeni bir ruhun işaretlerini taşımıyor.”

Mittelbayerische Zeitung'un yorumu ise şöyle:

“Türkiye'nin yeni sultanının adı Recep Tayyip Erdoğan. Seçim zaferinin ardından müstakbel cumhurbaşkanı, Osmanlı İmparatorluğu'ndan bu yana görülmemiş bir iktidar gücüne doğru ilerliyor. Buna sevinen sadece Erdoğan'ın taraftarları değil. Anketlere göre Türkiye'nin AB üyeliğine kesinkes karşı olan Almanya'daki yüzde 70'lik kesimin de Erdoğan'ın seçim zaferine sevinmek için bir nedeni var. Çünkü İslamcı cumhurbaşkanının başarısının ardından Türkiye Avrupa'dan daha da uzaklaşacak olsa gerek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız