07.11.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 07.11.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.11.2013 - Alman basınından özetler

Alman basınından seçtiğimiz yorumlar, ABD’nin elindeki gizli bilgileri ifşa eden Edward Snowden’a ilişkin Almanya’nın tavrı ile Alman İçişleri Bakanı Friedrich’in toplumu gözetleme planlarına gelen tepkilerle ilgili.

Alman hükümeti Amerikan istihbarat birimlerine ilişkin bilgileri paylaşması için Amerikan istihbaratı eski çalışanı Edward Snowden’ın Almanya’ya getirilmeden Moskova’da ifadesinin alınması yönünde görüş bildirdi. Cottbus kentinde yayımlanan Lausitzer Rundschau gazetesi Snowden konusunda Almanya’nın siyasî/etik tavrını eleştiriyor:

“Siyasetteki ahlâk kategorilerine insanın bazen akıl erdiremediği bir gerçektir. Ama ahlâkî değerleri herkes önünde paylaşmak aslında her zaman mümkün olan bir şey. İşte tam da bu noktada hem Alman hükümetinin, hem de ana muhalefet Sosyal Demokrat Parti’nin şu sıralarda bu konuda kendilerinden beklenenleri yapmadıklarını görmekteyiz. Örneğin gizli bilgileri ifşa eden kişiye (Snowden) sempati sergileyebilirler, ya da Washington'a, Snowden’a ilişkin adlî kovuşturma sürecini bir kez daha gözden geçirmesi için çağrıda bulunabilirler… .”

Almanya’da Snowden’a sığınma izni verilsin mi, verilmesin mi tartışması yaşanırken, Alman İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich’in otoyollarda çekilen fotoğraf ve elde edilen diğer bilgilerin güvenlik amaçlı olarak bilgi bankalarında depolanması önerisi kamuoyunda yeni bir tartışmayı daha alevlendirdi. Frankfurter Rundschau gazetesinin Friedrich'in ‘denetleme planlarına’ ilişkin yorumu şöyle:

“İnternetin daha fazla denetlenmesi, istihbarat birimlerinin elindeki bilgilerin merkezî bir veri bankasında depolanması ve video kameraları ile daha fazla gözetleme… Friedrich'in otoyollardaki denetleme sistemlerinden elde edilen verileri şüpheli profili oluşturulmasında kullanma planları ortaya çıktığında, bu planları geri çekmesi, kafasında başarılı olma şansı yüksek başka denetleme fantezileri olduğunu da gösteriyor. Anlaşılan o ki güvenlik konularının yanı sıra Almanya’nın anayasasından da sorumlu bakan olarak, anayasal prensiplerin ve yasadaki vatandaşlık haklarının korunmasından da sorumlu olduğu gerçeğini Friedrich pek umursamıyor. Alman anayasasında kamu güvenliği konusu, Friedrich’in sınırlamak istediği özgürlük haklarına ilişkin 7 adet pragraftan sonra, 13. maddede yer alıyor. Hazin ama gerçek: Alman anayasasını Anayasa Bakanı’ndan korumak durumundayız.”

Aynı konudaki yorumunda Düsseldorf’ta yayımlanan Westdeutsche Zeitung ise özetle şunları yazıyor:

“Şu günlerde Almanya’nın oto yollarındaki köprülerden çekilen fotoğrafları veri bankası oluşturma amacıyla kullanma isteği kolay yutulur bir lokma değil! Tabii ki her şey güvenlik için, her şey vatandaşın selâmeti için! Gizleyecek bir şeyi olmayan vatandaşın herhangi bir şeyden korkması da gerekmez! Sanki Edward Snowden gibi bir adam hiç var olmamış gibi… . Daha yakın bir zamanda Soğuk Savaş sonrasının en büyük casusluk/dinleme skandalı ifşa edildi. ABD’nin Almanya Başbakanı Merkel ile diğer Batılı liderleri dinleme faaliyeti ile verdiği zarar henüz giderilmemişken, Alman İçişleri Bakanı kontrol fantezilerini hiç çekinmeden geliştirebiliyor. Almanya, uygulamadaki mevcut yasaları, polisin ve adlî makamların işbirliği sayesinde dünyanın en güvenli ülkeleri arasında bulunuyor. Bir devletin daha fazla polis, daha fazla kamera, daha fazla denetim talep etmesi, onun kendi halkına güven duymadığını ortaya koyar. Bu nedenle Sosyal Demokrat Parti ile Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisi lideri Horst Seehofer’in İçişleri Bakanı’nı denetleme rüyasından uyandırmaları iyi ve zaruriydi; ümit edilir ki bu girişim kalıcı olur.”

Heidelberg kentinde yayımlanan Rhein-Neckar-Zeitung’un yorumunda da benzer görüşleri okuyoruz:

“İçişleri Bakanı Friedrich, toplumu, yazar George Orwell'ın betimlediği tarzda gözetleme sistemleri ile denetleme fantezilerine kapılarak, büyük koalisyonu oluşturmak üzere sürdürülen görüşmelere kendi açısından bir ünlem işareti koymak istedi ama büyük bir siyasî fiyasko yaşadı. Ve ünlemin yerini soru işareti almış oldu; Friedrich’in siyasî geleceğinin arkasına konulan soru işareti… . Zira Almanya’nın bugün ihtiyacını duyduğu şey, yurttaşların özgürlük haklarını daha fazla kısıtlayacak değil, onları var gücüyle savunacak bir ‘Anayasa Bakanı’dır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam