05.02.2014 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 05.02.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

05.02.2014 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Berlin temasları ile Suriye ve Mısır'daki gelişmelere yer veriyor.

Bulgaristan'dan 24 Tschassa, Erdoğan-Merkel görüşmesi ve ziyarette gündeme gelen konuları şöyle değerlendiriyor:

"Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye'nin AB'ne tam üyeliğine şüpheyle yaklaşıyor. Merkel, aslında buraya ülkesinin AB'ne alınması için gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı buluşmada, bu konuya dikkatli yaklaştığını açıkça gösterdi. Alman Dışişleri Bakanlığı Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin, somut ödev ve sorumluluklara bağlanarak devam etmesi gerektiğini açıkladı. Buna ülkedeki protestolar karşısında demokratik ve meşru tavır sergilenmesi ve yolsuzluk olaylarının kayıtsız şartsız açıklığa kavuşturulması da dahil."

Avusturya'dan Der Standard aynı konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Türkiye yarı demokratik bir ülke haline geldi. Ülkeyi yarı otoriter bir rejimden ayıran adım, bazı günler çok küçük görünüyor. Üyelik müzakerelerinde imdat freninin çekilmesi tehdidinde bulunmak ya da freni gerçekten çekmek, sarsıcı bir işaret olabilir ve Türk hükümetinin aklını başına getirme şansı sunabilir. Aksi takdirde, Avrupa, Putin ve Lukaşenko'dan sonra sınırlarında yeni bir tek adam devletine sahip olacak."

Fransa'dan Le Figaro ise bugünkü sayısında, Suriye konusunda yapılan barış müzakerelerine yer veriyor. Gazete yorumunda 10 Şubat'taki görüşmelere İran'ın da dahil edilmesi gerektiği görüşünü savunuyor:

"Cenevre'deki barış müzakerelerinin bir sonraki turunun başarılı olabilmesi için, İran ya da Suudi Arabistan gibi aktörlerin de masada oturması kaçınılmaz. Suriye'de vekaleten savaş yürütüyorlar. Washington ve Moskova bunun tamamen farkında. Zaman daralıyor. Bir hafta boyunca müzakereler yapılırken, Suriye'de bin 900 insan öldü. Barış müzakerelerinin ilk turunun sona ermesinden bu yana ordu özellikle Halep'te korkunç bombalama ve patlayıcılarla düzenlenen saldırıları yoğunlaştırıyor."

Hollanda'dan de Volkskrant'sa bugünkü sayısında, Mısır'daki gelişmeleri irdeliyor. Yorumda ordunun gazetecilere yaptığı baskıya dikkat çekiliyor:

"Mısır'daki gazetecilere yönelik baskı ve korkutmalar, ülkenin neler yaşadığını göstermesi açısından da bir örnek. Ülkede zaman geriye alınıyor. Müslüman Kardeşler'e sempati duyan medya kuruluşları kara listede. Özel medya da devlet medyasının izlediği çizgiyi takip ediyor. Rejimin karşısına çıkmayı başarabilen, cesur bir Mısırlı gazeteci hemen cezaevine giriyor. Bu durum zaten büyük bölümü devlet medyasına inanmaya alışkın olan Mısırlıların tek yanlı görüşe sahip olmasına neden oluyor. Mısırlılar'ın yüzde 40'ı okuma-yazma biliyor. Hükümetin verdiği mesajı gönüllü olarak alıyorlar: 'Mısır terörizm tehdidi altında ve güvenlik güçlerimiz şiddet uygulayarak bizleri kurtarabilir."

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Başak Sezen

Reklam