04.12.2012 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 03.12.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.12.2012 - Alman basınından özetler

İsrail'in Filistin topraklarında 3 bin yeni konut inşa etme planı ve Almanya’nın silah ihracatı konusunda ülke içindeki tartışmalar, Alman basınından seçtiğimiz yorumların konuları.

Frankfurter Allgemeine Zeitung, İsrail hükümetini, Ortadoğu’daki barış arayışını yokuşa sürdüğü gerekçesiyle eleştiriyor:

“Ortadoğu'nun barışa kavuşma umudu sönmüş değil. Ama İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, Kudüs’ün doğusunda üç bin konutluk yerleşim birimi kurma kararının barışa hizmet ettiği de söylenemez. Netanyahu zaten barışı istemiyor. Filistin toprağında İsrail yerleşim birimleri kurulması devletler hukukuna aykırıdır. Filistinliler artık Birleşmiş Milletler bünyesinde buna karşı çıkabilecekler. Bu proje Netanyahu’nun sadece barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasına önem vermediğini gösteriyor. Devletler topluluğu barış kapısının temelli kapanmasını arzulamıyorsa Netanyahu’yu cezalandırıcı olmaktan çıkarıp müzakereci yapmaya gayret etmelidir.”

Frankfurter Rundschau gazetesinin aynı konudaki yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Bütün dünya Ortadoğu'daki tarafların barış müzakerelerini yeniden başlatması için ısrar ediyor. Netanyahu, Filistinlilerin statüsünün Birleşmiş Milletler tarafından yükseltilmesine Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yeni yerleşimler kurarak karşılık veriyor. Bu adım, İsrail hükümetinin adil barışı istemediğinin kanıtıdır. Avrupa başkentlerinden gelen eleştiriler Netanyahu’yu etkilemeyecektir. İsrail Başbakanı kendini kuvvetli ve azametli görüyor. Oysa protestolar yerindedir. İsrail’in dostları en azından başbakanın, radikal düşmanlarının eline koz vermekle ülkesinin çıkarlarını tehlikeye attığını anladılar.”

Mannheimer Morgen gazetesi İsrail’deki iktidarın aynı zamanda yaklaşan genel seçimleri de hesaba kattığını belirtiyor:

“Son günlerde Netanyahu hükümetinin iki hesabı fahiş hatalı çıktı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda böylesine ağır bir hezimete uğrayacağını tahmin etmiyordu. Avrupa devletlerinin yerleşim planlarını protesto yağmuruna tutacağını da hesap etmemişti. Tam da İsrail’in çevresinde hayra alamet olmayan gelişmelerin görüldüğü bir sırada. Ortadoğu’nun koordinatlarında gerçekten dramatik bir kayma olursa, İsrail’in bunu görmezlikten gelme lüksü olmayacaktır. Görünüşe göre İsrail muhtemel değişikliklere ne cevap vereceğini bile düşünmüyor. Onun yerine yeni yerleşim birimleri inşa ediyor. Ne de olsa genel seçimler yaklaşıyor.”

Suudi Arabistan’ın Almanya’dan yüzlerce tank almak istediği yönünde gelen haberler, hem siyaset dünyasında hem de basında yankı bulmaya devam ediyor. Stuttgarter Zeitung gazetesinin Almanya’nın silah ticareti konusundaki yorumu şöyle:

“Federal Hükümet silah ihracatı konusunda daha atılgan bir çizgiye kayıyor. Ancak şeffaflık konusunda eksiklerin olması, güvensizliği tetikliyor ve yarardan çok zarara neden oluyor. Zira bu yolla Suudi Arabistan’ın talep ettiği tanklar örneğinde olduğu gibi, Alman yapımı silahların, yeterli derecede üzerinde düşünülmeden, kullanımlarını kimsenin kontrol edemeyeceği kriz bölgelerine gönderilmesi mümkün olabilecek. Her silah ihracatına karşı çıkmaya gerek yok, ancak hükümetin süreci tamamen kapalı kapılar ardında tutan tavrı ölümcül olacaktır.”

Saarbrücker Zeitung ise konu hakkında şu yorumu sunuyor okurlarına:

“2011’deki silah ihracatına ilişkin rapor bile, farklı ülkelere yapılan ihracatın ayrıntılarıyla gözler önüne serilebilmesini önemli ölçüde engeller şekilde hazırlanmış. Zaten Federal Meclis, iş çoktan bağlandıktan sonra haberdar ediliyor. Ayrıca satışlar için verilen onaylar konusunda herhangi bir gerekçe de belirtilmiyor. Ancak Federal Hükümet şimdi birçok kez altını çizdiği üzere gizlilik prensibine bağlı kalmaya devam ederse, bu kararların uluslararası güvenlik ve ahlak çerçevesinde değil, Alman savunma sanayinin çıkarları doğrultusunda alındığı yönündeki şüpheleri arttıracaktır. Muhalefet Merkel'in bu doktrinini seçim kampanyasında konu etmeli.”

Nürnberger Zeitung gazetesinin bu konudaki yorumuyla basın özetlerine son veriyoruz:

“Alman silah ihracatının yüzde 42’si artık Avrupa Birliği ve NATO dışındaki ülkelere yapılıyor. Daha iki yıl önce bu oran yüzde 29’du. Bu nedenle, Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Hristiyan Demokrat Birlik üyesi Ruprecht Polenz, savunma alanındaki ihracatın işleyişi konusundaki eleştirilerinin doğru olduğunu söylemekte haklı. Seçilmiş parlamenterlerin yer aldığı gizli bir kurulun oluşturulması yönündeki öneri, bu nedenle ciddi olarak ele alınması gereken bir adımdır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam