Özgür Gündem′le dayanışma davası başladı | TÜRKİYE | DW | 20.09.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Özgür Gündem'le dayanışma davası başladı

16 Ağustos'ta kapatılan Özgür Gündem gazetesine destek veren akademisyen, gazeteci ve yazarların yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada 'nöbetçi' genel yayın yönetmenleri ile ilgili davalar birleştirildi.

Kapatılan Özgür Gündem gazetesine destek için nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan gazetecilerle ilgili ilk dava İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. İlk davada yargılanan Ayşe Düzkan duruşmaya katılırken yurtdışında olan Ragıp Duran ise duruşmada hazır bulunmadı. Aynı davada yargılanan gazetenin tutuklu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da duruşmaya katıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, aynı nöbetçi genel yayın yönetmenleri ile ilgili açılan diğer davaların birleştirilmesine karar vererek duruşmayı 15 Aralık'a erteledi.

"Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla 14 yıl hapis cezası ile yargılanan olan Ayşe Düzkan, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Ara dönemlerin ve rejim değişikliklerin tipik bir örneği olarak, daha önce suç olmayan bir eylem şu an suç sayıldığı için yargılanıyoruz" dedi. Düzkan'ın yönetim kurulu üyesi olduğu DİSK'e bağlı Basın İş Sendikası da yargılanan gazeteciler için dayanışma çağrısında bulundu.

100 isim katıldı

Özgür Gündem gazetesi üzerindeki baskıları protesto etmek amacıyla 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde başlatılan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği eylemi, gazeteye destek veren akademisyen, gazeteci ve yazarların bir günlüğüne Özgür Gündem'in Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna oturması ile başladı. 7 Ağustos'a kadar süren dayanışma eylemlerine aralarında Hasan Cemal, Aziz Nesin, Şebnem Korur Fincancı, Tuğrul Eryılmaz, Aydın Engin ve Murat Uyurkulak gibi Türkiye kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de bulunduğu 100 isim katıldı.

Eylem kamuyounun gündemine ise 20 Haziran'da Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve gazeteci yazar Ahmet Nesin'in tutuklanması ile geldi. Bu 3 isim gerek yurtiçi gerekse yurtdışında oluşan tepkiler sonucunda bir haftanın ardından serbest bırakılmıştı.

"14 yılla yargılanacağım"

Özgür Gündem'in çok uzun yıllardır ana akım medyanın vermediği haberleri verdiği için devletin türlü baskılarıyla yüzleştiğini dile getiren Ayşe Düzkan, "Nöbetçi genel yayın yönetmeni oldum çünkü halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyım" diyor. Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğini Anneler Günü'ne denk gelen 14 Mayıs tarihinde yaptığını ve toplam 6 saat kaldığı gazetede, kadın eki 'Bınevş'in içeriğine fikirleri ile katkı sunmaya çalıştığını kaydeden Düzkan, bu faaliyeti nedeni ile şimdi 14 yıl hapis cezası ile yargılandığını söylüyor.

Asli Erdogan

Gazetenin yazarı Aslı Erdoğan'ın tutuklanması uluslararası kamuoyunun tepkilerine neden oldu.

Gazete 16 Ağustos'ta kapatıldı

Bugün hakim karşısına çıkacak olan Ayşe Düzkan ve Ragıp Duran'ın ardından, 22 Eylül'de DİSK'e bağlı Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, 29 Eylül'de gazeteci Ertuğrul Mavioğlu yargılanacak. Ekim ayında ise Celal Başlangıç, Fehim Işık, Yıldırım Türker, Ayşe Batumlu, İhsan Çaralan, Murat Çelikkan ve Beyza Üstün hakkında açılan davaların ilk duruşmaları görülecek. Haklarında soruşturma açılan isimlerden bugüne kadar 9 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi.

Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği dayanışmasının 9 Ağustos'ta sona ermesinin ardından, Özgür Gündem gazetesi 16 Ağustos tarihinde İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kapatılırken, gazetenin Beyoğlu'ndaki binası da mühürlenmişti. Gazetenin genel yayın yönetmeni Zana Kaya ve Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da tutuklandı. Gazetenin kapatılmasının ardından gazetenin yazarı Aslı Erdoğan ve Yayın Danışman Kurulu üyesi olan dilbilimci, yazar Necmiye Alpay da tutuklanmıştı.

"Avukatla görüşme haftada bir saat"

DW Türkçe'ye konuşan Özgür Gündem Gazetesi avukatı Özcan Kılıç, gazeteye ilişkin soruşturmanın devam ettiğini belirterek, "Bizimle herhangi bir bilgi paylaşılmıyor. Müvekkillerimler ancak haftada bir gün bir saat görüşme iznim var. Henüz suçlama açıklanmış değil" diyor.

Türkiye'de önceki dönemlerde gazetelerin yayınlarının 1 ay süreyle durdurulabildiğini ancak bunun AİHS düzenlemeleri ile son bulduğunu hatırlatan Kılıç, "Fakat şimdi KHK'lar ile gazete süresiz olarak kapatıldı. Üstelik binamız da içindeki tüm eşyalarla birlikte mühürlendi. Örneğin benim avukatlık ofisim de o binada ancak giremiyorum" diye konuşuyor. Gazeteye yönelik baskıların özellikle son 1 yılda arttığını ve neredeyse her sayı hakkında soruşturma açıldığını anlatan Kılıç, "30 yıllık avukatlık hayatımda böylesi uygulamaları ilk defa yaşıyorum. Duruşması olan müvekillimi dahi göremiyorum" şeklinde konuşuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran

Reklam