“Çocuklar ölmesin” diyen Ayşe öğretmen sözlerinin arkasında | TÜRKİYE | DW | 18.04.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

“Çocuklar ölmesin” diyen Ayşe öğretmen sözlerinin arkasında

Cezaevine teslim olan Ayşe Çelik, telefonla katıldığı bir televizyon programında söylediği “Çocuklar ölmesin” sözünün arkasında olduğunu söyledi. Ayşe öğretmen olarak tanınan Çelik, 18 aylık kızını ise annesine bıraktı.

Ayse Celik, Zeynep Altiok ve Feleknas Uca (DW/F. Bozarslan)

Ayşe Çelik 2018'de de cezaevine girmiş ancak cezasının infazı ertelenerek tahliye edilmişti

"Ben bir suç işlemedim. Kadınların, çocukların mağduriyetine dikkat çekmek için samimi duygularımı ifade ettim. Çocuğumu çok özlüyorum. Bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılacağına inanıyorum.”

Bu sözler, Türkiye'nin Ayşe öğretmen olarak tanıdığı ve dün cezaevine giren Ayşe Çelik'e ait.Avukatı aracılığıyla DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çelik, en çok çocuğundan ayrıldığı için zorlandığını söyledi. Kendisine bu cezayı verenlere hakkını helal etmediğini söyleyen Çelik, halen sözlerinin arkasında olduğunu vurguladı. 

Ayşe Çelik, 2016 yılında telefonla katıldığı Beyaz Show adlı televizyon programında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki askeri operasyonlara atıfta bulunarak, "Çocuklar ölmesin” dediği için, "terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Çelik'in cezası 2017'de kesinleşmiş ve 2018 yılının Nisan ayında cezaevinde girmişti. Ancak kızının küçük olması nedeniyle iki hafta sonra tahliye edilen Çelik'in cezasının infazı toplam üç kez ertelenmişti.

12 kişilik koğuşta 51 kişi

Cezasının erteleme süresi dolan Çelik, dün Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne teslim oldu. Çelik'in avukatı Mahsuni Karaman'ın DW Türkçe'ye verdiği bilgilere göre, adli suçluların kaldığı 12 kişilik, B-2 koğuşuna konulan Çelik, burada 8'i çocuk, 51 kişi ile birlikte kalıyor. Koğuşta yeterli yatak olmadığı için de bir tutuklu ile aynı yatakta uyuyor. Ayşe Çelik ile bugün görüşen Avukat Karaman'ın aktardığına göre, koğuştakiler yerde uyuyanlara basmamak için gece tuvalete bile gidemiyor. Karaman, Çelik'in kendisinden tek isteğinin koğuşta kötü şartlarda yaşayan ve sürekli hasta olan 8 çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması olduğunu söyledi.

Türkei Ayse Celik (DW/F. Bozarslan)

Ayşe Çelik kızından ayrıldığı için zorlandığını söylüyor

Kızı Dêran sürekli ağlama krizleri geçiriyor

Ayşe Çelik, cezaevine girmeden önce 18 aylık kızı Dêran'ı annesine bıraktı. Dêran, çoklu gıda alerjisi hastalığı nedeniyle özel bakıma muhtaç. Annesinden ayrıldığı için çok üzülen, ağlama krizleri geçiren Dêran’ın gözleri her yerde annesini arıyor. Dêran, evde "Ayşe” dendiği zaman sürekli dönüp baktığı için, ev halkı Ayşe öğretmenin ismini anmamaya çalışıyor.  Ayşe Çelik, çocuğunun sağlığı ve alacağı besinlerle ilgili notları, avukatı aracılığıyla ailesine iletiyor. Kendisini o durumda görmemesi için de çocuğunun görüşmelere getirilmesini istemiyor.

“Kızım zulme uğradı”

Ayşe öğretmenin kızını bıraktığı annesi Fahriye Tamir’in 7 çocuğu var.  55 yaşındaki anne şeker ve tansiyon hastası. Hastalıkları nedeniyle 18 aylık bebeğe bakmakta zorlanıyor, ancak torununa annesizliği hissettirmemeye çalıyor. Fahriye Tamir, kızının haksızlığa uğradığını düşünüyor. Tamir, bu kadar insancıl bir söylemin, bu kadar ağır bir bedelinin olmaması gerektiğini söylüyor. Kızının zulme uğradığını söyleyen Tamir, "Çünkü benim çocuğum kötü bir şey yapmadı, insancıl bir istekte bulundu. Bu talebin karşılığı bu olmamalıydı. Cezaevine mi atmak gerekiyordu? Çok üzülüyorum. Benim kızımın ciğeri başka insanlara yandı. Karşılığı kendi ciğerinin yakılması olmamalıydı” diyor.

Tahliye edilmesi mümkün

Avukat Mahsuni Karaman, soruşturmanın başladığı 2016 yılından beri Çelik’in davasını takip ediyor ve Ayşe Çelik'in cezasının infaz edilmemesi için mücadele veriyor. Karaman'a göre, Çelik'in kısa süre içinde tahliye edilmesi mümkün.

Türkiye'deki ceza infaz sistemine göre, 15 aylık cezanın infaz süresi, terör suçu olması nedeniyle 4'te 3'ü hesaplanarak, 11 ay 6 gün yapıyor. Bazı hâkimlerin, "Örgüt propagandası” suçlarında 1 yıllık cezaların infazını denetimli serbestlik kapsamında kabul ettiğini söyleyen Karaman, Diyarbakır İnfaz Hâkimi'nin bu yönde karar verebileceğini ve Çelik'in hemen tahliye edilebileceğini düşünüyor. Bu nedenle de, Avukat Karaman bugün ilgili başvuruyu yaptı.

Ancak, İnfaz Hâkimi 1 yıl denetim süresini kabul etse bile Çelik sadece cezaevinden çıkacak, cezası ortadan kalkmayacak.

Daha önce yapılan başvurular ise Çelik'in cezasının infazı ertelendiği için konusuz kalmış ve reddedilmişti.

Türkei Ayse Celik (DW/F. Bozarslan)

Ayşe Çelik, 2018 yılının Nisan ayında iki hafta cezaevinde kalmıştı

“AYM’nin ağır ihlal kararı vermesini bekliyoruz”

Avukat Karaman aynı zamanda Anayasa Mahkemesi (AYM) üzerinden de Çelik'in cezasının infazının durdurulması ve beraatı için mücadele veriyor.2017’de Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapan Karaman’a göre, AYM isterse dosyayı öncelikli olarak inceleyip, infazı durdurulabilir.

AYM’nin, dosyaya ilişkin ağır bir ihlal kararı vereceğine dair umutlu olan Karaman, dosyanın son aşamada olduğunu söylüyor.

"AYM, ilk toplantıda karar vermek üzere gündemine alabilir. Önümüzdeki hafta bir karara bağlamasını umut ediyoruz. Benim zerre-i miskal tereddüdüm yok. Anayasa Mahkemesi'nin, ifade hürriyetini katleden böyle bir yargı pratiğine olumlu bakmayacağını düşünüyoruz. Böyle bir karar sonrası hemen infazın durdurulması, sonra yargılamanın iadesi yoluyla Ayşe'nin beraat kararını almamız gerekiyor. Muhtemelen Ayşe bu şekilde cezaevinden çıkmış olur.”

Peki, başvuru sonuçsuz kalırsa ne olacak? Anayasa Mahkemesi veya İnfaz Hâkimliği farklı bir karar vermezse, Ayşe öğretmen 112 günü kapalı, 44 günü açık olmak üzere 156 gün cezaevinde kalacak. Diyarbakır’da Kadın Açık Cezaevi olmadığı için de Sivas veya Adana'ya nakledilebilecek. Ancak, ailesinden uzaklaşmak istemeyen Çelik, açık cezaevine geçme hakkı olmasına rağmen, 44 günü de kapalı cezaevinde geçirecek. Cezasının bitmesine 180 gün kala da denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilecek. Yani Eylül ayının ortalarında, kızı Dêran’a kavuşabilecek.

Felat Bozarslan/Diyarbakır

© Deutsche Welle Türkçe