Yunanistan′da erken seçim | AVRUPA | DW | 20.08.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Yunanistan'da erken seçim

Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras istifasını açıklayarak erken seçim sürecini başlattı. Seçimin 20 Eylül'de yapılması bekleniyor.

Yardım paketlerinin onaylanmasının ardından Atina'da erken seçim kararı alınacağına dair beklentiler güçlenmişti. Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras da beklenen adımı attı ve akşam kameralar karşısına çıkarak istifa ettiğini duyurdu.

Tsipras açıklamasında seçim için tarih vermedi, ancak erken seçimin 20 Eylül'de yapılacağı tahmin ediliyor. Tarihle ilgili karar Cumhurbaşkanı tarafından verilecek.

Yunan ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,8 oranında büyümüş olmasına rağmen gözlemciler, siyasi istikrarsızlığın ekonomik gelişmeyi sekteye uğratmasından endişe ediyordu. Bu seçim aynı zamanda hükümetin kararlaştırılan reformları uygulayıp uygulayamayacağını belirleyecek.

En büyük endişe kaynağı Tsipras hükümetinin sallanmaya başlamış olmasıydı. Syriza milletvekillerinin üçte biri reformların devlet harcamalarının kısılıp emeklilik sisteminin değiştirilmesini ve vergilere zam yapılmasını öngördüğü için yardım programını reddetti. Başbakan Tsipras bu nedenle yardım anlaşmasını muhalefetin oylarıyla meclisten geçirebilmişti.

Anketlere göre, Syriza'nın oy oranı yüzde 34 olarak görünüyor. Syriza'nın bu oranla yine güçlü bir koalisyon ortağına ihtiyacı olacak.

Yunanistan'ın geldiği noktada ekonominin içinde bulunduğu durum ne? DW Shrinvas Mazumdaru'nun analizi:

İflasın eşiğindeki Yunanistan'a reformlar karşılığında 86 milyar euroluk yardımda bulunulmasını öngören anlaşma Alman Parlamentosu'ndan dün geçmişti. Yardım paketi aynı zamanda Yunanistan'ın Avrupa Merkez Bankası'na olan borcunu ödeyebileceği bir fonu da içeriyor.

Yardım programı maddelerine göre ek kredi dilimler halinde ödenecek. Euro Grubu maliye bakanları ilk aşamada Atina'ya 26 milyar euro havale edilmesini kararlaştırdı. Bu paranın 10 milyarlık bölümüyle iflas tehlikesiyle karşılaşan Yunan bankalarının sermaye ihtiyacı karşılanacak. Haziran ayında yürürlüğe giren sermaye transferi kontrollerinin kaldırılabilmesi için ticari bankaların istikrara kavuşturulması gerekiyor.

Yunan ekonomisinin sürdürülebilir büyüme çizgisine çekilebilmesi için bankacılık branşının sağlığa kavuşması şart. Yüzde 25'i bulan işsizlik oranının düşürülebilmesi ve borç yükünün hafifletilmesi bankacılığın istikrara kavuşmasına bağlı.

Borç yükünü kaldırabilir mi?

Öte yandan Yunanistan'ın borçlarını nasıl ödeyeceği merak konusu. 2014 yılında Yunanistan'ın borç stoku gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde 177'sine çıktı. Uluslararası Para Fonu (IMF) bu oranı çok fazla buluyor.

IMF bu nedenle alacaklı Euro Bölgesi ülkelerinin borcun bir kısmını affetmelerini istiyor. Başta Almanya olmak üzere bazı ülkeler bu öneriye karşı çıkıyor. Almanya borç affının AB anlaşmalarının ihlali anlamına geleceğini, borç taksitlerinin daha uzun bir süreye yayılmasının ise düşünülebileceğini savunuyor.

Almanya'da borç affına karşı güçlü bir muhalefet cephesi olduğu için ‘saç tıraşı' oldukça nazik bir konu. İktidardaki Birlik partili milletvekillerinin önemli bir bölümü Genel Başkan Angela Merkel'e karşı çıkıyor.

Bu grup parti yönetiminden gelen uyarılara rağmen çarşamba günkü oylamada yardım programına ‘hayır' oyu kullanmıştı.

Para Fonu ne diyor?

Başbakan Angela Merkel, parti içindeki ‘aykırıları' tutum değiştirmeye ikna edebilmek için yardım programına Para Fonu'nun da katılacağını söylemişti.
IMF Başkanı Christine Lagarde ise Yunanistan'ın borç yükünü kaldıramayacak duruma geldiğini ve kendi çabasıyla borçlarını azaltamayacağını belirterek yardım programıyla ilgili kararını ekim ayında açıklayacağını duyurdu.

AB Komisyonu ise ısrarla Yunanistan'ın para bölgesindeki ortaklarına olan borçlarının borç yükünü kaldırma gücüyle ilgili olmadığını, borç vadelerinin uzatıldığını ve Yunanistan'ın elan ne borç taksiti ne de faiz ödediğini savunuyor.

İktisatçılar da Yunanistan'ın IMF ve Avrupa Merkez Bankası'na borç ödemekte büyük güçlük çektiğini belirtiyor. Yunanistan'ın bu iki kuruluşa 2018 ortasına kadar 24 milyar euro ödemesi gerekiyor. Atina hükümetinin borç erteletmeden yararlandırılacağı ise sanılmıyor.

Krizden çıkış yolu

Uzmanlar yardım programında sadece tasarruf önlemlerine ve yapısal reformlara ağırlık verilmiş olmasını hatalı buluyor ve Yunan ekonomisinin nasıl büyüme rotasına sokulacağı sorusuna yanıt verilmediğini belirtiyorlar.

Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker yatırımlar için mevcut AB fonlarından 35 milyar Euro ayrılabileceğini duyurmuştu. Ama bu yardımın da şartı var. Juncker yatırım havuzuna Yunanistan'ın da para akıtmasını istiyor.

Birçok iktisatçı ise talebin artırılabilmesi için daha fazla yatırım yapılması gerektiğini savunuyor.

Hans Böckler Vakfı Makroekonomi ve Konjonktür Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Gustav Horn, Deutsche Welle'ye yaptığı değerlendirmede, Yunanistan'ın bir yıl süreyle kendi kaynaklarını kullanmadan AB fonlarından yatırım sermayesi çekebilmesini önerdi.

Gustav Horn, Yunanistan'ın yatırım yapılmadan krizden kurtulamayacağını belirterek “Kurtarma stratejisi bundan böyle de bütçe harcamalarındaki kısıntıdan ibaret kalırsa, daha öncekiler gibi bu yardım programı da başarısızlığa mahkum edilmiş olur” dedi.

© Deutsche Welle Türkçe

Reklam