Yunanistan oksijen çadırında | EKONOMİ | DW | 22.07.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Yunanistan oksijen çadırında

Yunanistan’ın kavuştuğu taze para çoktan ülkeyi terk etti. Ülkenin mali ve idari reformlar kadar yatırıma, bankacılık sisteminin yeniden düzenlenmesine ve Euro’dan çıkış tartışmasının da kapatılmasına ihtiyacı var.

Geride bıraktığımız günler Yunanistan'daki krizle nasıl mücadele edildiğine güzel bir örnek oluşturuyor. Üçüncü yardım paketinin serbest bırakılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Birliği (AB) tarafından açılan 7,2 milyar Euro'luk köprü kredisi Yunanistan'a uğramadan alacaklılarına havale edildi. Yunanistan bu parayla, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF)'e vadesi dolan 6,5 milyar Euro'luk borç taksitlerini ödedi.

Hep aynı minval üzere kreditörler başka alacaklıların parasını geri alabilmesi için Yunanistan'a para veriyor. Durum düzelmezse, bu böyle sürüp gidecek. Yakında görüşülecek olan 86 milyarlık üçüncü yardım programı da ilk planda alacaklılara yarayacak.

Atina Üniversitesi iktisat fakültesi öğretim üyesi Profesör Panos Tsakloglou, Deutsche Welle'ye yaptığı açıklamada, birinci yardım programındaki hatalar tekrarlanarak yardım kredisiyle borçların finanse dileceğini söyledi. Birinci yardım programı kapsamında Yunanistan'a açılan krediyle öncelikle özel Avrupa bankalarına olan borçlar ödenmişti.

Yatırımcı aranıyor

Aleksis Tsipras'tan önceki üç başbakana ekonomi danışmanlığı yapan Tsakloglou ek yardım için koşulan reform şartlarını olumlu buluyor. Yunan iktisatçı rekabeti canlandırıp girişimciliği teşvik eden reformlara acilen ihtiyaç duyduklarını belirttikten sonra ekledi: “Bu aşamada tasarrufa ağırlık verilmesi gereksizdir. Yunanistan'dan talep edilen kemer sıkma adımları ekonomiyi canlandırmaz. Ekonomi sadece yatırımlarla canlandırılabilir.”

Yatırım kaynağının nereden bulunacağına gelince. Alman Yeşiller Partisi Avrupa Milletvekili Sven Giegold yardım programında yatırımlara sadece 3,5 milyar Euro ayrıldığını, oysa emekli aylıklarının düşürülüp katma değer vergisinin zamlanmasının ve ekonomiyi boğan diğer tasarruf tedbirlerinin bundan katbekat fazla bir kaynağa tekabül ettiğini söyledi.

Profesör Tsakloglou, Yunanistan'ın üretimi arttırabilmesi için sermayeye ihtiyacı olduğunu belirtti. Tsakloglou'nun görüşüne göre, reformlar girişimcinin işini kolaylaştırdığı takdirde, AB'nin bölgesel kalkınma fonlarıyla Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker'in yatırım programındaki kaynak Yunanistan tarafından daha rahat kullanılabilecek. Yunan bilim adamı yatırımların büyük bölümünün özel şirketler tarafından yapılmasının şart olduğunu da sözlerine ekledi.

Ancak Yunanistan'daki büyük şirketler bile en az yüzde 8 oranında faiz karşılığında üç ila beş yıl vadeli yatırım kredisi alabiliyor. İşgücü maliyetinin 1990'lı yıların seviyesine inmiş olmasına rağmen yüksek kredi maliyetleri artan işgücü verimliliğini alıp götürüyor.

Yunanistan'da açılan her üç krediden birinin ödenmesinde güçlük çekildiğini belirten Bayerische Landesbank'ın eski baş iktisatçısı Jürgen Pfister, ekonomik durum daha da bozulduğu ve bu yıl düzelme yoluna girmesi beklenemeyeceği için, geri ödenmesi şüpheli kredi hacminin genişleyeceğini söyledi.

Şüpheli krediler

Bankacılığın yeniden düzenlenmesinde batık bankaların tasfiyesi büyük önem taşıyor. Bundan böyle iflas eden bankanın borcu vergi mükellefinin değil, öncelikle hissedar ve alacaklıların cebinden çıkacak. Ancak banka kurtarma operasyonu sırasında devlet dört büyük bankaya ortak olduğu için bankaların kurtarılmasında bundan böyle de bütçe gelirlerinin kullanılması gerekebilecek. Önemli olan ticari bankaların yatırım kredisi açabilecek duruma nasıl getirileceği. Uzmanlar Yunan bankalarının sağlığa kavuşmasının en az dört yıl alabileceğini belirtiyorlar.

Bu nedenle yabancı şirketlerin Yunanistan'da yatırım yapması büyük önem kazanıyor. Kreditörler, Yunan kamu işletmelerinin özelleştirilmesi için hükümeti sıkıştırıyor. Tsipras yönetimi kriz ortamında kamu işletmelerinin ucuza elden çıkarılmasının milli servet savurganlığı anlamına geleceği gerekçesiyle bu talebe direnmekteydi.

Bankaların kurtarılması

Bankaların yeniden hizmet vermeye başlamasından sonra hesap sahipleri haftada 420 Euro çekebiliyorlar. Sermaye hareketlerindeki denetim ise sürüyor. Yurt dışına yapılacak havaleler izne bağlı. Jürgen Pfister bu uygulamanın en yıl sonuna kadar süreceğini ve kalkmasının Yunan devletinin ve Yunan bankacılığının istikrarına güven duyulmasına bağlı olduğunu ifade etti.


Euro'dan çıkış tartışması yatırımları engelliyor

Pfister bu nedenle Euro'dan çıkış (Grexit) tartışmasına son verilmesi gerektiği görüşünde. Profesör Tsakloglou, “neden mudi bankadan parasını çekti, neden Yunanistan'da ekonomik faaliyetler durdu?” diye soruyor ve cevabını da kendi veriyor: “Euro'dan ayrılma korkusu yüzünden. Yatırımcı Drahmi'ye dönüldüğü takdirde yarı fiyatına kapatabileceği bir otele neden şimdi para yatırsın?

Euro'suz Yunanistan tartışmasının baş aktörlerinden Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble Euro Grubu maliye bakanlarıyla Atina arasında anlaşmaya varılmasından sonra da Yunanistan'ın Euro'dan ayrılmasıyla ilgili spekülasyonları sürdürdü. Schäuble, haber dergisi Der Spiegel'e verdiği demeçte, “Kendi isteğiyle Euro Bölgesi'nden ayrılması Yunanistan için daha iyi olur”, dedi.

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Becker

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız