Yorum: Putin ile anti IŞİD koalisyonu kurulmalı | DÜNYA | DW | 20.11.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Yorum: Putin ile anti IŞİD koalisyonu kurulmalı

Ingo Mannteufel yorumunda, doğru düşünüldüğünde Rusya ile IŞİD’e karşı koalisyon kurulmasının yararlı olabileceğini savunuyor.

Kendini İslam Devleti ilan eden oluşumla mücadelede Rusya ile koalisyon kurulma zamanı gelmiştir. Fransa ve ABD'nin devlet başkanları Hollande ve Obama'nın bu şıkkı düşündükleri anlaşılıyor. Almanya da, Rusya ile ortaklık hayallerine kapılmadan bu planı desteklemelidir. Beşar Esad'ın iktidardan uzaklaştırılmasının dağılmakta olan Ortadoğu'nun demokrasiye kavuşmasına yeteceğini tasavvur etmekten de özenle kaçınılmalıdır.

Gerçekçi politika zamanı

Çünkü Rusya Devlet Başkanı Putin zihnen gerçek bir ortak olamaz. Kremlin'in Ukrayna'ya uyguladığı saldırgan politika ve devletler hukukunu çiğneyerek Kırım'ı ilhak ettiği unutulmamalıdır. Moskova'ya uygulanan yaptırımlar devam ettirilmelidir. Suriye'nin diktatörü Beşar Esad ise terörle mücadelenin ortağı hiç olamaz. Suriye'de şiddetin tırmanmasına onun önayak olduğu, 250 binden fazla insanın ölmesinin ve mülteci akınının sorumluluğunu onun taşıdığı inkar edilemez.

Ingo Mannteufel

Ingo Mannteufel

Vladimir Putin'in anti IŞİD koalisyonuna yanaşmasının insani düşüncelerle değil, sadece jeo politik çıkarlarla ilgisi vardır. Kremlin aynı zamanda Paris saldırılarının Batı'da yol açtığı şoktan yararlanıp, uluslar arası izolasyona son verdirmek, politikalarını uygulatmak ve yeniden süper güç konumuna gelmek istiyor. 2011 yılından beri Esad rejimine destek vermekle Suriye'deki savaşın suçuna ortak olduğu da unutulmamalı.

IŞİD ile mücadelede Rusya ile işbirliğinin ret edilmesi aynı zamanda Esad ile uzlaşma yollarının fiilen kapatılması anlamına da alınmamalı. Uluslararası meselelere sadece aynı düşüncede olanlar arasında mükemmel bir çözüm bulunabileceği sanılmamalıdır.

NATO üyesi Türkiye ile Suudi Arabistan'a da Suriye savaşında sorumluluk payı düşmektedir. Esad'a karşı olan Özgür Suriye Ordusundan da, Şam rejiminin devrilmesinden sonra milyonlarca Alevi'yi soykırıma uğratmaya meyilli isimler çıkabilir. Bütün bu saydıklarımız ‘zihniyet ortaklarımız' olabilir mi? Şunu da teslim etmek gerekir ki, Ortadoğu'daki sorunlar ekseriyetle Bush dönemindeki Amerikan müdahaleciliği yüzünden patlak vermiştir.

Somut hedef ve koşullar

Kiminle işbirliği yapılabileceğini tartışmak yerine Paris saldırılarının ışığında amaca odaklanmış gerçekçi politikalar geliştirmek gerekir. Somut hedef ve koşullar belirlenmelidir. Her şeyden önce IŞİD'in Suriye, Irak ve Avrupa'daki varlığı sona erdirilmelidir. IŞİD'i destekleyen Körfez ülkelerine daha fazla baskı yapılması ve Rusya ile askeri koordinasyon yollarının aranması şarttır. Rusya'nın Suriye'de askeri üs kapıp sağlam yer edinmesinden ve önemli bir faktör haline gelmesinden şikâyetçi olmak çözüm getirmez. Putin varsın bu durumu propaganda malzemesi yapsın. Yeter ki Batı Ukrayna politikasından taviz vermesin.

IŞİD'in dağıtılması yetmeyecektir. Büyük bir Ortadoğu Konferansı bünyesinde bütün bölgenin barış ve istikrara kavuşturulması da gerekir. Bunun bedeli, Esad'ın Suriye'den kendine kalan topraklarda rejimini sürdürmesi olabilir. Aksi takdirde şiddetin daha da tırmanıp bütün Avrupa, Asya ve Afrika'ya yayılması önlenemeyecektir.

© Deutsche Welle Türkçe

Ingo Mannteufel

Reklam