Yorum: ′FED cesaretinden korktu′ | EKONOMİ | DW | 18.09.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Yorum: 'FED cesaretinden korktu'

Amerikan Merkez Bankası faiz zammını erteledi. DW editörü Andreas Rostek-Buetti, ABD’nin ve genç sanayi ülkelerinin ekonomik realiteleri açısından kararın doğru olduğu görüşünde.

Amerikan Merkez Bankası (FED) gerildi, zıpladı ve olduğu yere kondu. Buna 'kendi cesaretinden korkmak' denir. Ama bu korku bazen doğru kararlara da vesile olur. Tıpkı FED'in yaptığı gibi.

Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen hakkında, bütün olasılıkları düşünmeden adım atmadığı söylenir. Çarşamba günü Amerikan tüketici fiyatlarına göz atmış olabilir. Fiyatlar düşüyor. Enflasyona bağlanan umutlar boşa çıktı. Enflasyonun aksi ise deflasyondur. Merkez bankaları deflasyondan korktukları gibi hiçbir şeyden korkmazlar.

ABD'nin tam istihdama yaklaştığı ve resmi işsizlik oranının yüzde beş dolayında seyrettiği şeklindeki açıklamalar da gerçeği yansıtmıyor. ABD'de düşük ücretle kısa mesaili işlerde çalışanların sayısı artıyor.

FED Başkanı da ekonomik durumun göründüğü kadar iyi olmadığını, fiyat istikrarı ve istihdam açısından arzulanan yere gelinemediğini anlamış olmalı.

Andreas Rostek-Buetti Kommentarbild App PROVISORISCH

Andreas Rostek-Buetti

Aşağı tükürsen

Buna bir de piyasalardaki istikrarsızlığı eklemek gerekiyor. İstikrar açısından korku yerine daha fazla cesaret sergilenmesi gerekirdi. Yıllardır sıfır dolayında tutulan faizler yüzünden piyasa adeta sermayeye boğuldu. Para ucuzlayınca, bütün bir ülke ekonomisini vurma tehlikesi taşıyan, milyarlık risklere girişme hevesi kamçılanıyor. Bu bakımdan FED'in düşük faiz dönemini kapatması gerekirdi.

Yellen ve guvernörlerinin Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu iktisatçılarından gelen uyarılara kulak vermiş olmaları mümkündür. Öncelikle genç sanayi ülkeleri Amerikan Merkez Bankası'nın faiz politikasından derinlemesine etkileniyor. Yatırımcı, faiz artışı nedeniyle artan rant beklentisiyle Brezilya, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerden sermayesini çekip ABD'ye taşırsa, şirketler ve çalışanların hali nice olur. Faiz zammı söylentileri çıktığında sermaye hareketleri başlamıştı. Artsaydı, büyük felaketlere neden olabilirdi.

Çin problem olabilir

Bir de Çin'in durumuna bakmak gerekir. Çin'deki borsa krizine aşırı borçlanmanın yol açtığı tahmin ediliyor. Çin'in borcu 2007 yılından sonra dört katına çıkarak 28 trilyon dolara ulaştı. 2014 yılında, devlet, idari bölgeler, şirketler ve özel hanelerin borç toplamı Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 280'ine dayanmıştı. FED faizi yükselse para ABD'ye akacak ve Çin borcunu finanse edebilmek için sermaye bulmakta zorlanacaktı.

Çin'deki kriz anlaşıldığından da vahim boyutlara varmış olabilir. Çin'in krize sürüklenmesinin doğuracağı şok dalgaları Amerikan ekonomisini de olumsuz etkiler. Bu nedenle Fed'in Amerikan ekonomisini dizginlemeyi denemesi iyi sonuç vermezdi.

Son derece dikkatli ve tedbirli hareket etmek gerekir. Fed iktisatçıların tavsiyelerine kulak kabartmış olmalı. Tedbiri elden bırakmamak için inandırıcılığının tartışma konusu yapılmasını göze aldı. Janet Yellen temmuz ayında faizlerin normalleşme zamanının geldiğini ve yıl sona ermeden FED'in faizleri arttıracağını söylemişti. Bütün dünya faiz kararını bekledi ve daha da bekleyecek. Yellen duyurdu ama yapmadı. Şimdi aralık ayındaki raundu bekleyeceğiz.

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Rostek-Buetti

LINK: http://www.dw.de/dw/article/0,,18721343,00.html

Reklam