Yoksul ülkeler risk altında | DÜNYA | DW | 05.09.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

DÜNYA

Yoksul ülkeler risk altında

Almanya'nın Bonn kentinde kamuoyuna açıklanan Dünya Risk Raporu'na göre, doğal afetlerden doğan riskler etkin bir ön hazırlık ile asgariye düşürülebilir. Ancak yoksul ülkelerin dramı büyük.

Sel, deprem, kasırga ya da kuraklık doğada sık sık meydana gelen afetler. Ancak bu doğal afetlerin meydana geldikleri yörede bir felakete yol açıp açmayacağı ise o ülkenin afetlere ne ölçüde hazırlıklı olduğuna bağlı. Çeşitli kalkınma örgütlerinin bir araya gelmesiyle oluşan Kalkınma Yardımı Birliği'nin öncülüğünde hazırlanan Dünya Risk Raporu, geçen günlerde Almanya'nın Bonn kentinden kamuoyuna tanıtıldı. Birliğin yöneticisi Peter Mucke şöyle konuşuyor: “Bir felaket sırasında zararın boyutları, büyük ölçüde halkın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiyor. Kriz ve felaket durumunda tıbbi yardımların iyi olup olmadığı da büyük rol oynuyor.”

Haiti'de kolera salgını

Nairobi Slum Kibera

Kenya'da kanalizasyonun olmadığı yerlerde atık sular kanallarla tahliye ediliyor.

Mucke, önceden hazırlıklı olanların ve afetler meydana geldiğinde nasıl davranması gerektiğini bilenlerin, hayatta kalma şansının arttığını söylüyor. Alman uzman, buna kolera salgınını örnek gösteriyor. Olası bir doğal afetten sonra kötü hijyen koşulları nedeniyle kolera salgının baş gösterebileceğinin öngörülebilir olduğuna dikkat çeken uzman, buna karşı önceden önlem almanın mümkün olduğunu söylüyor. Örneğin Haiti'de meydana gelen deprem, ülkenin doğal afetlere hazırlıksız olduğunu gözler önüne sermişti. 2010 yılındaki depreme kadar ülkede kolera vakası görülmezken, Haiti bugün hastalığın en yaygın olduğu ülke konumunda. Kalkınma Yardımı Birliği Yöneticisi Peter Mucke, afetlere hazırlık yapmanın sanıldığı kadar zor olmadığını vurguluyor: “Üstelik pahalı da sayılmaz. Kenya'da bir okul tuvaleti yaptırmanın bedeli 475 euro, yerin durumuna göre 950 euroya kadar çıkabiliyor. Ya da Etiyopya'da 80 aile için bir çeşme yaptırmak bin 900 euroya mal oluyor. Yani altı kişilik bir ailenin su tedariki 24 euroya geliyor.”

Temiz suya ve sıhhi tesisatlara erişim, hijyenin, dolayısıyla da salgın hastalıkların engellenmesinin ön koşulu. Ancak dünya genelinde 770 milyon kişinin hala temiz suya erişimi yok ve 2,5 milyar kişi ise tuvalet, banyo gibi sıhhi tesisattan yoksun. Bonn Üniversitesi'ne bağlı Hijyen ve Kamu Sağlığı Enstitüsü'nden Thomas Kistemann, dünya genelinde 1 milyar kişinin tuvalet ihtiyacını açık alanda gidermek zorunda olduğunu söylüyor: “Vücut temizliği için yeterince olanakları yok, ellerini yıkayamıyorlar. Bu da çevrenin, suyun, gıdaların ve havanın kirlenmesine neden oluyor.”

'Sağlık giderleri ağır geliyor'

Haiti Zerstörung durch Wirbelsturm Sandy Gefahr von Cholera

Haiti kolera enfeksiyonlarının en çok görüldüğü ülkelerin başında geliyor.

Bu nedenle Kistemann, sıhhi tesisat olanaklarının genişletilmesinin temel hijyenik koşulların sağlanması için çok önemli olduğunu vurguluyor. Kalkınmakta olan ülkelerdeki bir diğer sorun ise sağlık sistemine erişim. Uluslararası insan hakları ve yardım örgütü MEDİCO'dan doktor ve hijyen uzmanı Thomas Gebauer, “Her yıl yüz milyonlarca insan, kendilerinin ve ailelerinin sağlık giderlerini özel olarak karşılamak zorunda kalığından ve aynı zamanda da aile geçindirmekle yükümlü olduğundan iflasa sürükleniyor. Tüketici kredisi çekiyor, ödeyemiyor ve bir kısır döngünün içine saplanıyorlar" diyor.

Almanya'da vatandaşların sağlık giderlerinde kendi ödedikleri pay yüzde 12 dolayında iken, Nijerya, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerde ise bu giderlerin yarısından fazlası vatandaşlar tarafından karşılanıyor. Thomas Gebauer, Güney Yarımküre'deki ülkelerde siyasi irade dahi var olsa, mali kaynak yetersizliği nedeniyle sağlık hizmetinin gerektiği gibi sunulamayacağı görüşünde. Uzman, zengin ülkelerden bu ülkelere yapılan kalkınma yardımlarının artırılması çağrısında bulunuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Mirjam Gehrke / Başak Özay

Editör: Murat Çelikkafa

Reklam