Yemek kuponuyla yaşıyorlar | DÜNYA | DW | 24.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Yemek kuponuyla yaşıyorlar

ABD’de yoksulların yemek kuponu karşılığında gıda temin etmesini sağlayan Tamamlayıcı Beslenme Destek Programı'nda 4 milyar dolarlık kesintiye gidildi. DW, Alabama'da karardan etkilenen insanlarla konuştu.

Ses dosyasını dinle 04:08
Şimdi canlı
04:08 dk

Mary Jones'un bürosundayız. Karşında Michael Flowers oturuyor. 58 yaşındaki adam hayatında ilk kez "food pantry" denilen bir yiyecek ofisine gelmiş. Burada ihtiyacı olanlara temel gıdalar, ücretsiz dağıtılıyor. Jones'un "Geliriniz ne kadar?" sorusuna Flowers şu yanıtı veriyor: "Gelirim yok, yiyecek kuponu alıyorum. 200 alıyordum ama şimdi 11 dolar düştü 189 alıyorum."

Ayda 11 dolar... Michael Flowers açısından bu, büyük bir para. İşsiz ve sosyal yardım alamıyor. Çok yoksul ve hiç geliri yok. 58 yaşında bir adamın, işsizliğin kasıp kavurduğu ABD'nin güney eyaletlerinde bir iş bulması, neredeyse imkânsız.

90 günde 1 torba gıda

Ziyaret ettiğimiz "Greater Birmingham Ministries" adlı kuruluşta ihtiyaç sahipleri 90 günde 1 kereye mahsus bir torba gıda malzemesi alabiliyor. 90 günlük süreyi düşürmek mümkün değil, zira talep çok yüksek. 16 yıldır burada çalışan Mary Jones şunları söylüyor: “Üç kişilik bir aile, ağır torba dediğimiz bir torba yiyecek alabiliyor. Bunun içinde fasulye, bezelye ve meyve konservesi ile belki bir parça da et var. Ama üç kişi bununla ne kadar idare edebilir ki.”

Birçok Amerikan vatandaşı, aşevleri ve kiliselerin verdiği temel gıda malzemelerine bağımlı. Yarı zamanlı işlerde çalışanlar ya da yiyecek kuponu alanlar da kısmen aynı durumda. Ülkede her 7 kişiden biri, düşük hesaplanan yoksulluk sınırının da altında yaşıyor.

Yemek kuponu almanın kriterleri

ABD'de yemek kuponları, 1960'lardan beri var. 4 yıl önce ekonomik krizin patlak vermesiyle birlikte hükümet, konjonktür paketinin bir parçası olarak, beslenme destek programına ayrılan para miktarını artırdı. Ancak bu artışın süresi, kasım ayı başında doldu. Hükümet her yıl 5 milyar dolar tasarruf ediyor ama bu 47 milyon insanın daha da aç kalması anlamına geliyor.

Soyadını belirtmek istemeyen ve bugün gıda torbası almak için saatlerce sırada bekleyen Danielle yemek kuponu alamıyor. 13 yıl önce uyuşturucu bulundurmaktan ceza almış. Cezasını ödemiş ama zaman aşımı olmadığı için kupon almaya hak kazanamıyor. Sağlık sorunları olduğunu belirten Danielle, şöyle devam ediyor: "Kalp yetmezliğim var, kalbim büyümüş. Yüksek tansiyonum var, ensüline bağımlı diyabet hastasıyım, akciğer sorunlarım var ve bacaklarım problemli. Çalışamaz durumdayım ve üç yıldır hiç çalışmadım, bir gelirim yok. Böyle kuruluşlar olmasa hiçbir şey yiyemem. Yemek kuponu da almıyorum."

Katı şartları yerine getiremeyen bir dizi insan olsa da yemek kuponu alan insanların sayısı, geçen 7 yılda iki katına çıkarak 50 milyona yaklaştı. Bu sayı İspanya'nın nüfusuna denk geliyor.

Yoksullar daha da yoksullaştı

Amerikan Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler, program yüzünden insanların kendilerine iş aramadıkları gerekçesiyle fırtına koparıyor. Ancak yemek kuponu alanların yüzde 80'ini çocuklu aileler, sakatlar ya da yaşlılar oluşturuyor.

Greater Birmingham Ministries adlı kuruluşun direktörü Scott Douglas onlar için çalışacak iş olmadığını vurguluyor ve ekliyor: “Aile bireyleri arasında daha önceden maden ocağı işçileri, demir çelik işçileri, bazı uzmanlar, öğretmenler vardı ve onlardan destek alabiliyordunuz. Şimdi ise part time çalışan biri, başka bir part time çalışandan destek isteyebiliyor. Çünkü çalışılabilecek işler bunlar. Yoksullar daha da yoksullaştı ve içinde bulundukları çevre de yoksullaştı.”

Cumhuriyetçiler programı küçültmek istiyor

Cumhuriyetçiler beslenme destek programını gelecek 10 yılda 40 milyar dolar küçültmek istiyor. Demokratlar buna karşı çıkıyor. Yemek kuponları üzerinde dönen tartışma programın içinde yer aldığı „tarım reformunun“ da Amerikan Kongresi‘nde takılıp kalmasına neden oluyor.

Programın daha da kesintiye uğraması halinde ne olacağını ise konuştuğumuz hiç kimse düşünmek bile istemiyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Miriam Braun / Ercan Coşkun

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam