Yıldırım Pence ile 9 Kasım′da görüşecek | TÜRKİYE | DW | 07.11.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Yıldırım Pence ile 9 Kasım'da görüşecek

Başbakan Yıldırım, ABD temasları çerçevesinde Başkan Yardımcısı Pence ile perşembe günü görüşecek. Ziyarette yumuşayan vize krizinin yanısıra, Gülen'in iadesi, PYD/YPG ve IŞİD ile mücadele konuları ele alınacak.

Başbakan Binali Yıldırım'ın bugün başlayacağı ABD ziyareti 10 Kasım'a dek sürecek. Yıldırım'ın ABD temasları çerçevesinde Başkan Yardımcısı Mike Pence ile 9 Kasım perşembe günü görüşeceği bildirildi. Hürriyet gazetesi bu akşam saatlerinde yapılması planlanan görüşmenin ertelendiğini duyurdu.

Yıldırım'a ziyareti sırasında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve bazı milletvekilleri eşlik edecek.

Ziyaret öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın açıklaması yapan Binali Yıldırım, ABD Başkanı Donald Trump'ın Uzakdoğu ziyaretinde olması nedeniyle Başkan Yardımcısı Mike Pence ile başkan vekili olarak görüşeceklerini ve Türkiye-ABD arasındaki bütün konuları ele alacaklarını söyledi.

Pence ile ikili ilişkiler başta olmak üzere bölgesel konularda yaşanan gelişmelerin değerlendirileceğini söyleyen Yıldırım, "Özellikle Türkiye-ABD arasındaki Suriye meseleleri, FETÖ konusunda Amerika ile ilgili taleplerimiz ve bu konuda bundan sonraki aşama kapsamlı bir şekilde dile getirilecek. Ayrıca PYD-YPG ve DEAŞ'la mücadele konusunda aramızda mevcut olan bazı sorunları açıklıkla ele almayı hedefliyoruz" dedi. 

Vize karmaşası

Ziyaret öncesinde ABD ile Türkiye arasında bir süre önce askıya alınan vize işlemlerinin sınırlı da olsa başladığını belirten Yıldırım, "Bütün bunları yaparken bizim vazgeçemeyeceğimiz şey ülkemizin milletimizin hassasiyetleridir. Bu hassasiyetlere karşı tarafın, muhataplarımızın da gereken hassasiyeti göstereceğini umut ediyoruz" dedi.

Yıldırım bir gazetecinin vize krizi konusunda dün ABD ve Türkiye'nin yaptığı farklı açıklamalara değinerek, "Türkiye ABD'ye bu konuda güvence verdi mi?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:

"ABD Büyükelçiliği'nin yaptığı açıklama üzerine Türk Büyükelçiliği de karşı açıklamayı yapmıştır ve orada herşey açık seçiktir. Mesele şudur: İki ülke arasında özellikle bazı yargılamalar, tutuklama işlemleri var. Bu ABD'de de, Türkiye'de de var. Türkiye hukuk devleti. Hukuk devleti kurallarına göre işler ifa edilmektedir. Bu nedenle ABD'ye güvence vermek veya onların bize güvence vermesini istemek gibi bir müzakere, hukuk devleti ilkelerine uymaz."

"Gülen'in iadesi konusunda herşey yapıldı"

Yıldırım ziyaret sırasında Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iade edilmesi talebinin gündeme gelip gelmeyeceği yönündeki bir soruya ise "İade konusunda yapılacak herşey yapılmıştır. Artık dosyalar odalara sığmayacak hale gelmiştir. Bizim belki de haddinden fazla dosya ve belge verdiğimizi düşünüyorum,  Amerikan yargısı, hukuk sisteminin bir an önce bunun gereğini yapmasını bekliyoruz" yanıtını verdi.

"Cennet Belgeleri" sorusu

Yıldırım bir gazetecinin, dünya genelinde çok sayıda politikacı ve iş insanının offshore yatırımlarının dün "Cennet Belgeleri" adıyla yayımlandığı ve bu belgelerde iki oğlunun adının da geçtiği yönündeki sorusu üzerine şöyle konuştu:

"Ben gemi inşaat mühendisiyim gemi işletmeciliği yaptım ve siyasete başladım ve işleri çocuklarıma bıraktım onlar kendi işini yapıyor, ben kendi işimi yapıyorum. Denizcilik küresel bir iştir ve dünyanın her tarafında işler yapıyorlar bunda gizli saklı bir iş yok. Benim fotoğrafımı da basıyorlar ve algı oluşturmaya çalışıyorlar. Bir kişi hakkında bilgi almak istiyorsanız sicil numarası üzerinden bilgi alabilirsiniz. Bunun sır olma özelliği yok açık seçik faaliyet gösteren şirketlerdir."

İki ülke ilişkilerinde gergin dönem

Ziyaret, ABD'de yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra ABD'ye Türkiye’den Başbakan düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olması açısından önem taşıyor. Ziyarette iki ülke ilişkilerinde gerginlik yaratan konuların da gündeme gelmesi bekleniyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Fethullah Gülen'in iadesi meselesi, ABD'nin Suriye'de PYD'ye yaptığı silah yardımı, Türkiye'de tutuklu bulunan Amerikan vatandaşı rahip, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korumalarının Washington'da karıştığı kavga, ABD'de devam eden Rıza Sarraf davası ve bu davayla bağlantılı olarak eski bakan Zafer Çağlayan hakkında çıkarılan tutuklama kararı ve vize krizi iki ülke ilişkilerindeki sorun teşkil eden konuları oluşturuyor.

Vize krizinde çelişkili açıklamalar

ABD ile Türkiye arasında yaşanan vize krizinde dün iki tarafın farklı açıklamalar yapması soru işaretlerine neden olmuştu. ABD Büyükelçiliği'nin Twitter hesabından yaptığı açıklamada yerel çalışanlarına ilişkin başka soruşturma bulunmadığına dair Türk tarafından güvence alınması neticesinde vize hizmetlerine kısıtlı olarak yeniden başlandığı bildirildi.

ABD'nin açıklamasında ayrıca "Türk hükümetinden yerel çalışanlarımızın kendi resmi görevlerini yerine getirirken gözaltına alınmayacakları veya tutuklanmayacaklarına ilişkin güvence de alınmıştır" denildi.

Bu gelişmenin ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği‘ne ait resmi Twitter hesabından bir açıklama yapıldı. Bu açıklamada Türkiye'nin de vize işlemlerinin yeniden başlamasına sınırlı ölçüde izin verdiği bildirildi. Ancak Washington Büyükelçiliği‘ne ait Twitter hesabından daha sonra yapılan açıklamada, "her ülkedeki diplomatik temsilciliklerde kısıtlı şekilde yeniden vize başvurularının alınmaya başlanması olumlu bir gelişmedir" denilse de Türk hükümetinin herhangi bir güvence vermediği belirtildi.

AFP/DHA/Reuters/SSB/HT/BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler

Reklam