Vila Autódromo′nun var olma mücadelesi | YAŞAM | DW | 12.07.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Vila Autódromo'nun var olma mücadelesi

Büyük spor olayları bir şehrin çehresini değiştirir. 5-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Yaz Olimpiyatları'na ev sahipliği yapacak Rio de Janeiro'da da böyle oldu. Ancak bir mahalle kaderine kolayca boyun eğmedi.

Maria de Penha bir kilisede yaşıyor. Kilisedeki hayatını "fena değil" sözleriyle tanımlıyor, yemek pişirmek için komşulara gitmek zorunda olduğunu söylüyor. Bir zamanlar kendine ait ev de yakınlarda bulunuyor.

23 yıl boyunca ailesiyle birlikte yaşadığı, bir zamanlar evinin bulunduğu arsaya ilerliyor. Moloz yığınından yer yer uzanan kuru domates dalları bir zamanlar burada sebze yetiştirildiğini gösteriyor. Dalın birinde olgunlaşmış bir domates direnişin simgesi gibi duruyor. Maria'nın evi 8 Mart'ta buldozerler tarafından yıkıldı. Tazminata razı olup evini tahliye etmeyi reddetmişti.

Maria, kimsenin kendisini Olimpiyat parkının hemen yanı başında, kentin batısında yer alan mahallesi Vila Autódromo'dan kovamayacağına inanıyor. 51 yaşındaki Maria buna canı gönülden inanıyor. Her şey toz dumana boğulmuş, evler enkaza dönüşmüş olsa da. Korkutulmaya çalışılmış ve itilip kakılmış da olsa. Geçen yıl polisler bir gösteri sırasında Maria'nın burnunu kırmış.

Maria de Penha zorunlu tahliyeye direniyor

Maria de Penha zorunlu tahliyeye direniyor

Olimpiyatlar huzura son verdi

Maria de Penha, Vila Autódromo mahallesinin bundan 30 yıl kadar önce, eski bir yarış pistinin yakınlarında, kaçak yapılarla ortaya çıkmaya başladığını söylüyor. O zamanlar mahallede 3 bin kişi yaşıyormuş. 1980'li yıllarda imar affı gelmiş, gecekondu mahallesi olmaktan çıkmış. Bir zamanlar şehir merkezine 40 kilometre uzaklıkta bir bataklık bölgesiymiş. Mahalleli arasında birlik güçlü, suç oranı birçok gecekondu semtine kıyasla hayli düşükmüş. Penha, "Büyük bir aile gibiydik. Güzel bir hayattı" diyor. Olimpiyatlar gündeme gelene kadar…

Olimpiyat Oyunları'nın merkezi olarak Barra de Tijuca seçildi. Burası 1960'lı yılların sonundan beri daha çok üst orta sınıfın oturduğu bir yerdi. Barra de Tijuca'da lüks villalar yükselmeye başladı. Kent yönetimi bunu "Olimpiyatlar'ın Rio'ya mirası" sözleriyle tanımlıyordu. Barra de Tijuca'nın merkezindeki Vila Autódromo mahallesi için ise bu son anlamına geliyordu. Mahallenin boşaltılması kararlaştırılmıştı. Miras onları kapsamıyordu. Kimi zaman yüksek kimi zaman daha düşük tazminatlarla mahallenin fiilen zorunlu tahliyesine girişildi. Karşı çıkanlar bir psikolojik savaşın kurbanı oldu. Kâh elektrikleri kesildi, kâh kapılarının önüne inşaat molozları yıkıldı.

Profesyonel yardıma başvuruldu

Mahalleli profesyonel yardım almaya karar verdi. Şehir planlaması üzerine uzman iki kuruluşla birlikte yeni bir yerleşim planı oluşturuldu. "Halk planı" olarak anılan bu alternatif plan semt sakinlerine kalma hakkı tanıyordu. Plan, 2012 yılında kent yönetimine sunuldu. Bunu çok sayıda vaat takip etti. Peşinden tehditler geldi. Maria de Penha, "Kimse burada kalamaz dediler. Koşullara razı olmayan her şeyi kaybedecek diye tehdit ettiler" sözleriyle o günleri anlatıyor.

Giselle Tanaka'nın tişörtünde Vila Autódromo yazılı

Giselle Tanaka'nın tişörtünde "Vila Autódromo" yazılı


Rio de Janeiro Federal Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Giselle Tanaka, "halk planı"nı yapan ekipte yer alıyordu. Prof. Tanaka, "Belediyenin stratejisi mahalle sakinlerini yüksek tazminatlar karşılığında başka yerlere çekmek üzerine dayalıydı. Ancak bunun için ayrılan kaynaklar suyunu çekmeye başlayınca 'ya bu miktara razı olursunuz ya da hiçbir şey alamazsınız' söylemine yöneldiler" diyor. Kent yönetiminin sık sık yeni ve farklı argümanlarla karşılarına çıktıklarını kaydeden Giselle Tanaka, "Kimi zaman çevreyi bahane ettiler. Kimi zaman da bir yol planlandığını söylediler. Bir yaya üst geçidi için 40 evin birden yıkılması gerektiğini savundular. Olacak iş mi? Bunun başka türlü olabileceğine emindim" diye sözlerine devam ediyor. Şehir planlamacılarının desteğine rağmen birçok mahalleli baskıya boyun eğdi. Birçoğu elinin tamamen boş kalacak olmasından endişe etti. Kimi 60 kilometre kadar uzağa taşındı. Mahallenin birliği dağıldı.

Habersiz zorunlu tahliye

Rio de Janeiro Belediye Başkanı Eduardo Paes doğru davrandığından emin. Paes, Deutsche Welle muhabiriyle söyleşisinde, "Bu bir lojistik önlemdi. Geçiş yollarına ihtiyacımız vardı" diyor. Paes, sivil toplum örgütlerinin Vila Autódromo nedeniyle uyguladıkları baskıyı haksız buluyor. Birçok kişinin kendi iradesiyle taşındığını belirten başkan, "Taşınana tazminat ödendi. Kimse zorunlu olarak tahliye edilmedi" diyor.

Altair Antunes Guimarães. Olimpiyat Parkı Medya Merkezi'nin önünde

Altair Antunes Guimarães. Olimpiyat Parkı Medya Merkezi'nin önünde


Altair Antunes Guimarães'in başından geçenler belediye başkanını yalanlıyor. Vila Autódromo'dan kendisi taşınmış. Guimarães'in göreceli yüksek, yaklaşık 300 bin euro tutarında bir tazminat aldığı da doğru. "Benim için iyi para" diyor. Ancak tahliye hiç de sakin bir şekilde gerçekleşmemiş. O günü, "Rio'dan yaklaşık 3 saat uzaklıktaydım. Bizim yeğen aradı, 'tahliye başladı' diye. Geldiğimde ev yerle bir olmuştu" sözleriyle anlatıyor. Şimdi ailesiyle birlikte başka bir semtte kirada oturuyor, satılık ev bakıyor. Yetkililerin kalma hakkını görmezden gelmiş olmasını hâlâ hazmedememiş. "Üzülüyorum ama elden ne gelir. Maalesef hukuk, vatandaşa değil belediye başkanına öncelik veriyor" diyor. Altair Antunes Guimarães suçluları sıralarken belediye başkanı Paes ve inşaatçı arkadaşı Carlos Carvalho'nun adlarını anıyor. "Olimpiyat binalarının inşa edildiği arazilerin yüzde 75'i Carvalho'ya ait" diyor. Carvalho'nun belediye başkanıyla uzun süredir arkadaş oldukları ve inşaat firmasının başkanın seçim kampanyasını finanse ettiği ileri sürülüyor.

Belediye başkanı Paes medyanın da baskısıyla mart ayında yeni bir öneri ortaya attı. Paes'in uzlaşma önerisi, aralarında Maria de Penha'nın da bulunduğu 22 aileye kalma izni veriyor. Maria duygularını, "Bir yandan kalma hakkına kavuştuğumdan kendimi zafer kazanmış gibi hissediyorum. Diğer yandan düşündüğümde bir zamanlar burada 583 aileydik" sözleriyle tarif ediyor. Güzel dönemlerin artık geride kaldığının farkında. "İnşaatın toz toprağı geceleri beni uyutmuyor. Bazen nefes almakta zorlanıyorum" diyor. Kimseden tıbbi yardım gelmiyor. Maria her şeye rağmen kalıyor.

Friedel Taube

Önerdiğimiz linkler

Reklam