Ukrayna′ya silah sevkiyatı tartışması | DÜNYA | DW | 03.02.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Ukrayna'ya silah sevkiyatı tartışması

Ukrayna'ya silah sevkiyatı konusunda tartışmalar alevlendi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen 'tüm seçenekler açık' mesajının ardından Beyaz Saray'dan şu aşamada yaptırımlara öncelik verildiği açıklaması yapıldı.

“Hiç kimse Rusya ile temsili savaşa girmek istemiyor. Bizim hedefimiz bu değil. Fakat Rusya'nın tutumunu değiştirmesini istiyoruz. Tartışmalarımız sürüyor. Bölgedeki çatışmaların yeniden şiddetlenmesini kaygıyla izliyoruz.” ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Washington'da yaptığı açıklamada Ukrayna'ya silah sevkiyatının ihtimaller dışında olmadığını bu sözlerle vurguladı. Psaki, henüz bu konuda net bir karara varılmadığının da altını çizdi.

'Yangına körükle gitmek olur'

Ancak Psaki'nin açıklamasından kısa bir süre sonra CNN televizyonuna konuşan Başkan Obama'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Ben Rhodes daha temkinli bir açıklama yaparak, “Ukrayna krizine verilecek karşılığın bölgeye silah sevketmek olduğunu düşünmüyoruz” dedi. Bunun sorunu çözmeyeceğini ifade eden Rhodes, Rusya'ya uygulanacak etkili ekonomik yaptırımların Rusya üzerindeki baskıyı artırmak için en etkili araç olduğuna inandığını vurguladı. Berlin'de bulunan Transatlantik Araştırmalar Enstitüsü Yöneticisi Otfried Nassauer, ABD yönetiminin temkinli olmasını şöyle açıklıyor:

“Amerikan yönetiminde silah sevkiyatının çatışmayı daha da şiddetlendirip şiddetlendirmeyeceği konusunda henüz bir görüş birliği sağlanmadı. Zaten tehlike de tam olarak bu. Silah sevkiyatı yangına körükle gitmek ve ABD ile Batı'yı da bu çatışmanın içine çekmeye çalışan Ukrayna hükümetinin ekmeğine yağ sürmek demek olur.”

Silah sevkiyatına ilişkin tartışmalar ABD'nin Avrupa'daki müttefiklerinden Almanya'ya da sıçradı. Alman hükümetinin Rusya ile ilişkiler koordinatörü Gernot Erler, ABD'yi uyararak, Ukrayna'ya silah sevk edilmesinin Batı'nın şu ana kadar sürdürdüğü müşterek tutumunda kırılmaya yol açacağını vurguladı. Erler, Batı'nın diplomatik bir çözüme odaklanmayı sürdürmesi gerektiğini ifade etti. Sol Parti'den Jan van Aken de ‘Neue Osnabrücker Zeitung' gazetesine açıklamasında, ABD'nin olası silah sevkiyatının Rusya ile gerginliğin tırmandırılması yönünde bir adım olacağını savundu.

Merkel Washington'a gidecek

Fakat bu konuda farklı görüşler de var. Münih Güvenlik Konferansı Başkanı ve Almanya'nın eski ABD büyükelçilerinden Wolfgang Ischinger, ZDF kanalına açıklamasında, “Bazen barışa zorlamak için baskıya gerek vardır” diye konuştu. Ischinger, sözlerini “Ukrayna'ya yardımcı olmazsak, bunun sonuçlarını da ağır bir biçimde hissedeceğiz. Amerika'nın silah sevkiyatını gözden geçirmesini mevcut koşullar itibariyle doğru ve uygun buluyorum" şeklinde sürdürdü.

Wolfgang Ischinger, Alman hükümetinin bu konudaki çekimser tutumunun da bir sorun teşkil etmediğini belirterek, “Bu mutlak bir kırılma anlamına gelmez, işbölümü de demek olabilir” diye konuştu. Alman hükümeti, bugüne kadar Ukrayna krizinde diplomatik çözüm üzerinde ısrarcı olunması gerektiği görüşünü savundu. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in gelecek hafta pazartesi günü Beyaz Saraya'a yapacağı ziyarette, Batı'nın Ukrayna krizinde Rusya'ya yönelik tavrının da gündeme gelmesi bekleniyor. Obama'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Ben Rhodes, Merkel'in Ukrayna krizinde ABD'nin en önemli müttefiki olduğunu belirterek, görüşmenin önemine dikkat çekti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW,dpa, BÖ/BK

Reklam