Ukrayna′da akan kan duracak mı? | AVRUPA | DW | 13.02.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Ukrayna'da akan kan duracak mı?

Minsk'teki zirveden Ukrayna'da ateşkes sağlanması kararı çıktı. Ancak anlaşma beraberinde soru işaretleri de getirdi. Uzlaşma Ukrayna'da akan kanı durduracak mı? Deutsche Welle'den Ingo Mannteufel yorumu:

"Minsk'teki Ukrayna zirvesinde alınan kararların kamuoyuna peyder pey açıklanmasının nedeni şüphesiz gece boyu süren pazarlık maratonu ve Brüksel'deki AB zirvesinin hemen akabinde düzenlenecek olmasıydı. Poroşenko, Putin, Merkel ve Hollande'ın bir araya geldiği zirveden sonra düzenlenen kısa basın toplantısında ilk açıklamayı Rusya Devlet Başkanı Putin yaptı. Putin tarafların Doğu Ukrayna'da 15 Şubat'ta yürürlüğe girecek bir ateşkes anlaşması üzerinde mutabık kaldıklarını söyledi. Bu açıklamayı daha sonra Almanya Başbakanı Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, temkinli bir iyimserlik ve umut pırıltısı saçan sözlerle doğruladı.

Şimdi akıllara 'Bu umut nereden kaynaklanıyor?' sorusu takıldı.

Minsk II, Minsk I gibi mi olur?

Ukrayna'nın doğusundaki çatışmaların ve cinayetlerin sona erdirilmesi kesinlikle tatmin edici bir sonuç olacaktır. Ancak anlaşmanın ayrıntıları netlik kazandıkça, bazı şüpheler de belirginleşiyor. Çünkü Minsk II Anlaşması iyice incelendiğinde aslında 2014 yılının eylül ayında imzalanandan Minsk I Anlaşması'ndan çok farklı olmadığı görülüyor. O zamanki anlaşmada da ateşkes ve ağır silahların bölgeden çekilmesi vardı. Ama ateşkese hiçbir zaman uyulmadı.

Bu süre zarfında Rusya'nın desteğini alan savaşçılar bazı cephelerde askeri operasyonlarla topraklarını genişletti. Çatışmaların merkezinde ayrılıkçılar tarafından kuşatıldığı belirtilen, ancak Ukrayna hükümet birliklerinin kolay kolay gözden çıkarmaya niyetli olmadığı önemli demiryolları bağlantılarının bulunduğu Debalzewe var.

Ancak ateşkes iki gün sonra yürürlüğe gireceğinden, Debalzewe'de süren çatışmaların ilerleyen saatlerde şiddetini artırması söz konusu olabilir. Bu şekilde taraflar ateşkesten önce ellerini güçlendirmek isteyeceklerdir.

15 Şubat'ta yürürlüğe gireceği açıklanan ateşkesin gerçekleşeceğine dair başka kuşkular da var.

Çünkü ateşkes anlaşmasının başarıya ulaşması, çatışan taraflar arasında askerden arındırılmış bölgenin bağımsız güçler tarafından denetlenmesi ve bunun hayata geçirilmesi durumunda mümkün olabilir. Ama anlaşmada muğlak ifadelerle görev tanımı yapılan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) bu yükün altından kalkıp kalkamayacağı belirsiz. Bu yüzden çatışmalar büyük olasılıkla devam edecek.

Anlaşmada ayrıca Ukrayna hükümetinden, ülkenin doğusunda oluşturulacak Kiev düşmanı bir rejime müsamaha göstermesinin yanı sıra söz konusu rejime ekonomik olarak da destek de bulunması bekleniyor. Aynı zamanda anlaşmada Ukrayna hükümetinin Rusya sınırının kontrolünü 2015 sonunda yeniden ele geçireceğine dair açık olmayan ifadeler yer alıyor. Yani bu anlaşma Ukrayna'ya güvenlik açısından da pek bir getiri sağlamıyor.

İki günlük umut pırıltısı mıydı?

Avrupa 15 Şubat'a kadar ateşkese umut bağlayacak. Ama Minsk II Anlaşması'nın akan kanı durup durdurmayacağı belli değil. Bu durumda gelecek hafta yeniden yaptırımların genişletilmesi ya da Ukrayna'ya silah sevkiyatı konuları tartışmaya açılacaktır."

©Deutsche Welle Türkçe

Ingo Mannteufel