1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Türkiye'de düşünce özgürlüğü için imza kampanyası

7 Eylül 2016

Almanya'dan yazar ve gazeteciler Başbakan Merkel ve AB Komisyonu Başkanı Juncker'den Türkiye'de düşünce özgürlüğü için çabalamasını istedi. Bunun için #FreeWordsTurkey etiketli bir imza kampanyası başlatıldı.

https://p.dw.com/p/1JwfK
Fotoğraf: picture-alliance/dpa

Uluslararası Yazarlar Derneği PEN'in Almanya şubesi, Alman yayınevleri, kitabevlerinin çatı kuruluşu Alman Kitap Basım ve Yayıncıları Derneği Borsa Birliği ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'den Türkiye'de düşünce özgürlüğü sağlanmasını talep eden bir imza kampanyası başlattı. Kampanyaya şimdiye dek 73 bin 465 kişi destek verdi.

www.freewordsturkey.de/petition sitesinde, "Bayan Merkel, Bay Juncker: Türkiye'den düşünce özgürlüğü isteyin" başlığıyla başlatılan imza kampanyasında Federal hükümet ve AB Komisyonu'ndan Türkiye'deki durumla ilgili olarak somut bir tavır takınmaları, düşünce özgürlüğünü uzlaşmasız bir biçimde talep etmeleri ve pazarlık konusu yapmamaları istendi.

Türkiye'de darbe girişiminden bu yana hükümeti eleştiren gazeteci ve medya kuruluşlarına karşı hareket edildiği, gazetecilerin pasaportlarının ellerinden alındığı, yazarların tutuklandığı belirtilerek, "60 gazeteci ve yazar tutuklanmış, medya grubu olan 130 şirket kapatılmıştır. Yazarlar ve yayıncılar korku ve varoluşsal kaygı içinde bulunmaktadırlar" denildi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'e hitaben hazırlanan imza kampanyası dilekçesinde, düşünce özgürlüğünün pazarlık konusu edilemeyeceği belirtilerek şu görüşlere yer verildi:

Alexander Skipis
Alman Kitap Basım ve Yayıncıları Derneği Borsa Birliği Başkanı Alexander SkipisFotoğraf: picture-alliance/dpa/H. Schmidt

"Bu nedenle Federal hükümet ve Avrupa Birliği Komisyonu'nundan talebimiz, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu duruma karşı net bir duruş sergilemeleri, verecekleri kararlar, eylemleri ve yapacakları açıklamaları ile tavizsiz ve etkin bir şekilde düşünce özgürlüğünü talep etmeleri ve bunu pazarlık konusu yapmamaları. Türkiye ve dünyanın başka bir yerinde düşünce özgürlüğü saldırı ve ağır sınırlamalara maruz kaldığında, Federal hükümet ve Avrupa Komisyonu bu ülkelere karşı politikalarını gözden geçirmelidir. Ayrıca, mağdur gazeteci ve yazarların, Almanya tarafından sağlanacak, örneğin bürokrasisi olmayan engelsiz acil yardım vizesi uygulaması gibi hızlı bir şekilde yardıma ihtiyaçları vardır" denildi.

İfade özgürlüğü için harekete geçelim”

Alman Kitap Basım ve Yayıncıları Derneği Borsa Birliği Başkanı Alexander Skipis “Türk hükümeti büyük ölçüde ifade özgürlüğüne saldırıyor. Alman hükümeti ve AB Komisyonu, buna daha fazla sessiz kalmamalıdır. İfade özgürlüğü bir insan hakkıdır ve pazarlık edilmemelidir. Siyaset dünyası, bu hakkı koşulsuz temsil etmelidir. Gelin hep birlikte bu sessizliği kıralım ve ifade özgürlüğü için harekete geçelim” şeklinde konuştu.

“Sessiz kalmak bir seçenek değil

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü sözcüsü Michael Rediske ise “Türkiye'nin durumunu göz önüne alınca sessizlik bir seçenek değil. Gazeteci ve yazarların yoğun şekilde takibi ve tutuklanmasına karşı açıkça görüş bildirmek gerekli. Takibata uğrayan Türk medya çalışanlarının bizim dayanışmamıza ve pratik desteğimize ihtiyaçları var” ifadelerini kullandı.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa, HT/BS/BD