Tunus′ta kaya gazı kavgası | EKONOMİ | DW | 27.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Tunus'ta kaya gazı kavgası

Petrol devi Shell, Tunus'da kaya gazı çıkarmak istiyor. Doğaya zarar verileceğinden endişelenenler ise bu planlara karşı çıkıyor.

Enerji devi Shell şu sıralar eleştirilerin odağında. Şirket, Tunus'taki siyasi istikrarsızlıktan faydalanarak ülkenin kaya gazı kaynaklarını kullanmaya çalışmakla itham ediliyor. Kaya katmanlarının derinliklerindeki bu gazın çıkarılması ise çevre açısından büyük bir risk oluşturuyor. Shell'in bu girişimine karşı çıkanlar, şirketin ve şirkete destek veren hükümetin, ülkeye büyük zararlar verebileceğine dikkat çekiyor. Projeye destek verenler ise kaya gazı kaynaklarının ülkenin 50 yıllık enerji ihtiyacını savunuyor.

Nadya Habani, Shell'in kaya gazı projesini en sert eleştiren isimlerden biri. El Massar adlı sol birlik parti milletvekili Habani, Tunus'ta kaya gazı projesinin doğaya zarar vereceği konusunda endişeli. Proje hakkında hükümet tarafından yeterli bilginin sunulmamasından şikayetçi olan Habani, projenin acilen durdurulması gerekiğini savunuyor: "Eğer bu, ülkenin yarısını çöle dönüştürülmesi, sularının içilmez hale getirilmesi ve havasının kirletilmesi anlamına geliyorsa, bundan ne kazancımız olabilir? O zaman evlerimizde ısınırız, ama yiyecek birşey bulamayız. Hayır, bu projeye kesinlikle izin veremeyiz.“

Çevreye zararlı

Habani'ye göre, proje uzun zamandır kapalı kapılar ardında nihayete ulaştırılmış olmasına rağmen, ne yetkili ilgili bakanlıklar ne de Shell hiç bir bilgi vermiyor.

Kaya gazı, teknik olarak hidrolik kırılma olarak bilinen 'Fracking‘ işlemiyle, yani gaz taşıyan kaya katmanlarının kırılarak, su basıncı ile yeryüzüne çıkarılması sonucu kazanılıyor. Süreci hızlandırmak için kullanılan kimyasal katkı maddelerinin çevreye zarar verdiğini belirten uzmanlar, aynı çalışmaların Kuzey Amerika'da büyük bölgeleri çölleştirdiğine dikkat çekiyor. Hidrolik kırılma işleminde kullanılan kimyasallar, yeraltı su kaynakları ve havanın kirlenmesine neden olabiliyor.

Hamid el Matri, Tunus Enerji ve Madencilik Sektöründe Şeffaflık Derneği'nin yönetim kurulu üyesi. Mühendis olan el Matri, Tunus hükümetinin tüm sorumluluğu Shell'e devrettiğini belirterek eleştiriyor ve Tunus'un ne hukuki ne teknoloji ne de altyapı olarak böyle bir adıma hazır olmadığını belirtiyor.

Tunus'ta var olan gaz kaynakları komşu ülkeler Cezayir, Libya ve Fas'a kıyasla çok daha az olsa da ülkenin önümüzdeki 50 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak kapasitede. Projeye destek verenler, Arap Baharı sonrası ekonomisi zayıflayan Tunus'un buna ihtiyacı olduğunu savunuyor. Tunus, halihazırda enerji ithalatı ve teşvikler için yılda 2 milyar dinar, yani yaklaşık bir milyar euro harcama yapıyor. Bu da Tunus'un yıllık bütçesinin yüzde 8'ine tekabül ediyor.

'Tunus bir laboratuvar olarak kullanacak"

Milletvekili Nadya Habani, Shell ile yapılan anlaşmanın Tunus'un yararına olacağına inanmıyor. Sanayi Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Shell'in bu çalışmalar için normal şartlarda gerekenin dört misli bütçe ayırdığını kaydetmişti.

Mühendis Matri, bu yüksek rakamlardan yola çıkarak Tunus'un bir laboratuvar olarak kullanılacağına inanıyor ve ekliyor: "Shell'in yüksek teknolojik standartlara sahip olduğuna dair şüphem yok. Fakat Tunus hükümeti, vatandaşlarının sağlığı, su kalitesi ve doğasına zarar verecek adımlar atmamalı ve kısa, orta ve uzun vadede kaynaklarının korunması konusunda sorumluluk üstlenmelidir.“

USA Fracking Öl-/Gasbohrung

Tunus'ta var olan gaz kaynakları ülkenin önümüzdeki 50 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak kapasitede

Hidrolik kırılma teknolojisi karşıtları, hükümeti, siyasi ortaklarıyla iyi geçinmek için, projeyi desteklemekle suçluyor. Shell'in şirketinin en büyük hissedarı ise Katar. Tunus'ta En Nahda partisi'nin iktidara gelmesinden bu yana Katar Emirliği ile ticari ilişkiler artış gösterdi. Nadya Habani, "Tunus'da eskiden de büyük kararlar alınmadan önce bilgi verilmezdi ama bu sona ermeli. Kaya gazı kazanılmasındaki onayı hükümet değil, halk vermelidir. Çünkü söz konusu olan bir hükümetin ya da küçük bir elit grubun değil, halkın geleceğidir" şeklinde konuşuyor.

Nadya Habani hükümetin rüzgâr ve güneş enerjisine yatırım yapmasını istiyor. Halkın büyük kesimleri hali hazırda evlerinin çatısına kurdukları güneş panellerinden elde ettikleri güneş enerjisi ile sıcak su ihtiyacını karşılıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Sarah Mersch / Nalan Şipar

Editör: Hülya Schenk

Reklam