′Tehlikeli yeni Türkiye′ | BASIN | DW | 16.12.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

BASIN

'Tehlikeli yeni Türkiye'

Türkiye’de 14 Aralık operasyonunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları ve Avrupa Birliği cephesinden gelen yanıt Alman basınında geniş yankı bulmaya devam ediyor.

Süddeutsche Zeitung gazetesi, ‘Tehlikeli yeni Türkiye' başlıklı bir yoruma yer veriyor. Gazetenin Christiane Schlötzer imzalı yorumunda, Erdoğan'ın ‘güneyde bir ülke Türkiye için komplolar kuruyor' sözüne yer verilerek, bununla İsrail’in kastedildiğine dikkat çekiliyor.Yorumda, bu açıklamayla işlerin daha da tehlikeli bir hal alacağı belirtiliyor. ‘Erdoğan, sadece Gülen'i değil, ülkedeki Musevi azınlığı da hedef gösterdi. Son dönemde sinagoglar karalandı, kalan yaklaşık 30 bin Musevi'nin pek çoğu Türkiye'yi terk etmeyi düşünüyor. Erdoğan, Ağustos'taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ‘Yeni Türkiye' sözü vermişti. Ancak görünen o ki, bu yeni ülke zamanla birçok düşman imgesiyle şekillendirilecek” deniyor.

'Erdoğan kendi güvenliğinden bahsediyor olmalı'

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, gazeteci ve hükümeti eleştirenlerin gözaltına alınmalarına dair bir yoruma yer veriyor. “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘ulusal güvenlikten' bahsederken, şüphesiz kendi güvenliğinden bahsediyor olmalı. Aksi takdirde, bu kadar gazetecinin tutuklanmasını ‘ulusal güvenlik' savunmasıyla açıklamaya çalışmasını anlamak mümkün değil. Ancak Erdoğan'ın gücünü koruması için iyi olan, her zaman Türkiye için iyi olacağı anlamına gelmiyor. Şüphesiz burada da prensipler söz konusu: İktidarda olanların eleştirilmesi her zaman iyi, iktidardakilerin her zaman istedikleri her şeyi yapabileceğini düşünmesi ise her zaman kötüdür. Son somut vakada görülüyor ki, Erdoğan bu şekilde hareket edilebileceği - yani her zaman istediği her şeyi yapabileceği - kanısında üstelik de sadece medyaya karşı değil‘ ifadeleri kullanılıyor.

'Erdoğan yanlış hesap mı yaptı?'

Stuttgarter Nachrichten gazetesinde de Susanne Günsten imzalı bir yorum dikkat çekiyor. Türk hükümetinin operasyon sonrası baskı altında olduğunu belirterek, Erdoğan'ın AB'nin eleştirilerini kabul etmediği belirtilen yorum, ‘Erdoğan yanlış hesap mı yaptı’ başlığını taşıyor. Stuttgarter Nachrichten’in yorumunda, “Türk hükümeti operasyonu, ülkedeki yolsuzluk skandalının birinci yılı olan çarşamba günü gündemi değiştirmek için düzenlediyse, aldandı. İstanbullu savcıların Erdoğan hükümetinden isimleri, rüşvet suçlamasıyla gözaltına almasından bir yıl sonra keyfi hareket etmekten, hukuk devletini ihlal ve adam kayırmadan daha fazla söz edilir oldu. Erdoğan Gülen'in kendisini devirmeye çalıştığını öne sürüyor.”

'Erdoğan ülkesine hizmet etmiyor'

Konu, Alman basınında olduğu kadar Avrupa basınında da geniş yer buluyor. Hollanda'dan Volkskrant gazetesi, ‘Erdoğan ülkesine hizmet etmiyor' başlığını kullanılıyor. “Erdoğan geçen yıllar içinde, kendisine karşı gelinmesine tahammül göstermeyen ve her yerde komplolar gören koyu bir muhafazakâra dönüşüyor. Onun teşvikiyle, temizlenmiş polis teşkilatı daha fazla güç sahibi oldu. Kendisini eleştirenler, Erdoğan'ın Türkiye'yi İslamlaştırma kampanyası ve çocuklara daha da fazla dini değerlerin öğretilmesini de kapsayan planları nedeniyle endişeleniyor. Görünen o ki Erdoğan Amerika'daki rakibiyle çatışması için basın özgürlüğünü kurban edeceğe benziyor” deniyor yorumda ve bu durumun da Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yabancılaşmaya yol açacağına dikkat çekiliyor. İşte tüm bu gerekçelerle de Erdoğan'ın ülkesine hizmet etmediği belirtiliyor.

'Kelepçelerle götürülen gazeteciler..'

İsviçre'den Neue Zürcher Zeitung gazetesi yorumunda, “Kelepçelerle götürülen gazeteci resmi, Türkiye için sıradan bir durum haline geldi. Hükümet karşıtları yıllardır bazen sivil polis, bazen de terörle mücadele ekipleri tarafından kameralar önünde gözaltına alınıyor. Gazetecilerin suçlu olarak gösterilmesi, bir mesaj. Zaman ve diğer kardeş Gülen medya kuruluşları, Cumhurbaşkanının korktuğu son güçlü karşıtları konumunda. Muhafazakâr altyapıları onları Erdoğan için bilhassa tehlikeli yaptı. Çünkü Gülenciler, solcu, liberal ya da Kürt gazetecilerden farklı olarak söylemleri hep AKP seçmenine yönelik oldu. Öyle ki, Zaman editörleri, diğer liberal gazetelere kıyasla Erdoğan'ın otoriter politikalarını, dış politikadaki hatalarını ve etrafındaki yolsuzluk iddialarını daha titizlikle eleştirdi” ifadelerine yer veriliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Reklam