TCMB’nin yeni Başkanı Kavcıoğlu için karar günü | Ekonomi | DW | 14.04.2021
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Ekonomi

TCMB’nin yeni Başkanı Kavcıoğlu için karar günü

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanlığına Naci Ağbal'ın yerine atadığı Şahap Kavcıoğlu ilk faiz kararına imza atacak. Kavcıoğlu'nun, Erdoğan'ın düşük faiz isteğini er ya da geç yerine getirmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sürpriz bir kararla Naci Ağbal'ın yerine Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına atanan Şahap Kavcıoğlu göreve geldiğinden bu yana faiz indirimi yapacağı yönündeki beklentileri boşa çıkarmaya çalışıyor. Ancak Nisan veya sonrasındaki aylarda Para Politikası Kurulu'nun faizi hemen indireceği yönündeki yaklaşımları doğru bulmadığını söyleyen Kavcıoğlu'nun bu mesajları kuşku yaratıyor.

Zira Kavcıoğlu, bu göreve atanmadan önce Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde yüksek faizi eleştiren ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yüksek faizin enflasyonun yükselmesine neden olduğu yönündeki tezini destekleyen yazılar yazmıştı. Kavcıoğlu, 9 Şubat tarihli yazısında "Merkez Bankası'nın yüksek faiz politikasında ısrar etmemesi gerekir. Dünyada faizler sıfıra yakınken bizde faiz artışına gitmek, ekonomik sorunları çözmeyecektir. Aksine, ilerleyen dönemlerde sorunları daha da derinleştirecektir. Çünkü, faiz artışları dolaylı olarak enflasyonun artmasına yol açacaktır" ifadelerini kullandıktan sadece altı hafta sonra da Merkez Bankası Başkanı olarak atandı.

Ekonomi dünyasında, iki seneden bile az bir sürede dördüncü Merkez Bankası Başkanı olarak atanan Kavcıoğlu'nun bu göreve faiz indirimi yapması ya da gevşeme yönlü politikalara imza atması için getirildiği görüşü hakim. Bu nedenle Kavcıoğlu'nun bu ay olmasa bile faiz indirimine önümüzdeki dönemde başlaması piyasada genel bir beklenti.

Politika faizinde beklenti yüzde 19

Erdoğan'ın Ağbal'ı görevden alması sonrasında sıkı para politikasından geri adım atılacağı beklentisi ile Türk Lirası (TL) yüzde 15'e yakın değer kaybetmişti. Sürpriz görevden alma kararı, yabancı yatırımcıların da Türk varlıklarında satışa gitmesine neden olmuştu.

Ağbal'ın görevden alınması sonrasında TL'deki değer kaybı, Kavcıoğlu'nun sıkı duruşun devam ettirileceğine dair sinyalleri ve Mart ayında beklentilerden yüksek gelen enflasyonunun piyasayı bu hafta faiz indirimi olmayacağına ikna ettiği görülüyor. Reuters'ın anketine göre Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 19'da sabit tutması bekleniyor.

Faiz indirimi beklentileri arttı

Kavcıoğlu'nun atanmasından sonra bu yılın geri kalanında faiz indirimi yapılacağı yönündeki beklentiler ise arttı.

Commerzbank kur ve gelişen piyasalar analisti Tatha Ghose, DW'ye yaptığı açıklamada, bu hafta faizlerde bir değişiklik beklemediğini söyledi. Ghose, "Biz daha çok orta vadeye odaklanıyoruz. Tahminlerimizi Kavcıoğlu'nun zaman zaman söylediklerine göre temellendirmiyoruz. O sadece kısa vadede bir karar alıcıdır. Nihayetinde ya faizleri indireceğini ya da başkasıyla değiştirileceğini varsayıyoruz" diye konuştu. Dolar/TL'nin üçüncü çeyrekte 10'a yükselmesini bekleyen Ghose, sözlerini "Gelecek çeyreklerde piyasa bir dizi faiz indirimi beklemeye devam edecek" şeklinde sürdürdü.

Yüksek faiz ve ekonomiye etkisini uzun zamandır eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleneksel ekonomi teorisine ters bir şekilde yüksek faizin enflasyonun yükselmesine neden olduğu yönündeki görüşünü sık sık tekrarlıyor.

Kavcıoğlu'nun yatırımcı toplantısına katılan ekonomist Güldem Atabay da toplantıda Kavcıoğlu'nun "kurumun duruşunun devam ettirileceği" yönündeki ifadelerine bakarak faizlerde değişiklik beklemiyor.

Güldem Atabay I Wirtschaftswissenschaftlerin

Güldem Atabay

DW'ye yaptığı değerlendirmede "Faiz indirmeyecek en azından bu toplantıda, orada zaten piyasa hemfikir. Belki Mayıs'ta da indirmeyecek. Çünkü  Mayıs'ın 6’sında toplantı, biz 3'ünde enflasyonun 19-20 bandına çıktığını göreceğiz" diyen Atabay, sözlerini "Haziran'dan itibaren gıda fiyatları üretime bağlı bir rahatlama yaratır, manşet enflasyon düşer. Haziran'dan itibaren indirimin kapısı açılıyor" şeklinde sürdürdü.

Ancak Kavcıoğlu'nun Erdoğan'ın ısrarlarına dayanamayıp faiz indirimine başlayacağını düşünenler de var.

Londra merkezli Capital Economics'ten ekonomist Liam Peach, yazdığı bir değerlendirmede Merkez Bankası'nın faizleri 200 baz puan aşağı çekerek yüzde 17'ye indirmesini beklediğini belirtti ve "Kavcıoğlu'nun geçen ay yapılan faiz artışını tersine çevirerek Cumhurbaşkanı'na 'iş için teşekkürler' hediyesi vermesini bekliyoruz. TCMB (faizlerde) bir değişiklik yapmasa bile agresif gevşeme döngüsünün yakında başlaması muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

Peach, faiz indirimi gelmesi halinde "Enflasyon yüksek seyreder, lira daha fazla değer kaybeder ve Merkez Bankası'nın 2022'de veya daha önce yönünü tersine çevirmesi gerekir" görüşünü dile getirdi.

Kavcıoğlu'ndan önce görevde sadece dört ay kalan Ağbal’ın döneminde enflasyonla mücadele kapsamında politika faizi yüzde 10,25'ten yüzde 19'a kadar yükseltilmişti. Ağbal, 18 Mart'ta beklentilerin üzerindeki 200 baz puanlık faiz artışından sonra görevden alınmıştı. Ağbal'ın genel kabul gören (ortodoks) politikaları merkeze alması ve kararlı bir duruş sergilemesi yatırımcılar arasında memnuniyet yaratmış, böylece Ağbal döneminde TL yüzde 18'e yakın değer kazanmıştı.

Ekonomi zor durumda

Erdoğan iki yıldan az zamanda üç Merkez Bankası başkanını görevden aldı. Bu süreçte kurumun güvenilirliği zedelenirken ekonominin üzerindeki baskı salgın nedeniyle daha da arttı. Yüzde 16,19'a yükselen yıllık enflasyon, yüzde 13,4'lerdeki işsizlik oranı ve TL'deki değer kaybı nedeniyle zor bir dönemden geçilirken TCMB Başkanı'nın aslında fazla bir hareket alanı bulunmuyor.

Merkez Bankası'nın yeni başkanı da yükselen enflasyon ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyümeyi desteklemek için faizlerin indirilmesi ısrarını kısıtlı imkanlar dahilinde dengelemek zorunda. Zira Merkez Bankası'nın eriyen döviz rezervleri ve Türkiye'nin yüksek dış finansman ihtiyacı, TL'yi destekleme çabalarının çok uzun soluklu olamayacağına işaret ediyor.

Seda Sezer Bilen

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız