Türkiye′nin zor yılı: 2017 | TÜRKİYE | DW | 02.01.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Türkiye'nin zor yılı: 2017

Terörle mücadele, 15 Temmuz yargılamaları, sayıları giderek artan tutuklu gazeteciler, Suriye krizi ve dış politikadaki yeni ortaklıklar. Türkiye'yi 2017'de yoğun bir gündem bekliyor.

Türkiye'yi yeni yılı yoğun bir gündemle karşılıyor. Yılbaşı gecesi İstanbul'daki ünlü gece kulübü Reina'da meydana gelen terör saldırısı ile sarsılan Türkiye'de 2017 yılı gündeminin ilk sırasında terörle mücadele yer alacak. Türk hükümeti PKK ve IŞİD kadar tehlikeli ilan ettiği Gülen yapılanmasına karşı mücadelesini de 2017’nin ana gündemi olarak belirledi. 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı soruşturmalar ve davalar, “Türk tipi başkanlık” öneren anayasa değişikliği paketi, OHAL uygulaması, Suriye - Rusya ve ABD’yla ilişkiler ve AB’yle yaşanan gerilim de ülke gündeminin ana hatlarını oluşturacak.

PKK ve IŞİD'in saldırıları nedeniyle büyükşehirlerde güvenlik önlemleri artırılmıştı, yeni yılda da bu önlemlerin artarak devam etmesi bekleniyor. Hükümetin terörle mücadelede bu yıl ayrıca yeni bir strateji belirlemesi de gündemde. Art arda meydana gelen terör saldırıları nedeniyle Ankara'da yoğun bir mesai yapılıyor.

Ayrıca Türkiye - Suriye sınırında ve sınırın Suriye tarafında hareketlilik sürüyor. TSK’nın Suriye’de yürüttüğü Fırat Kalkanı harekâtı da bu yılın önemli bir başka gündem başlığı. Suriye’de terörist grupları etkisiz hale getirse de kayıplar da veren TSK için harekâtın bitmesinin Suriye’deki barış sürecinin kalıcı olmasına bağlı olduğu görülüyor. Suriye’de barış için İran ve Rusya’yla masaya oturan Ankara, bir yandan da ABD - Rusya geriliminin ortasında kalmış durumda.

Suriye’de barışın ne zaman ve nasıl olacağı konusunda sorular her geçen gün büyüyor ancak yeni yılda Türkiye’nin Esad’ı tamamen dışlayan Suriye politikasından geri adım atmayacağı gündemin temel sorusu olacak. Tüm bu gelişmeler yüzünden terörle mücadele yeni yılda Ankara için çok karmaşık bir konu olmayı sürdürecek.

15 Temmuz gündemi

15 Temmuz darbe girişiminin ardından bir yandan terör örgütü ilan ettiği Gülen yapılanmasıyla mücadeleyi derinleştiren hükümet, bir yandan da ordu, eğitim, sağlık başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarını yeniden yapılandırma sürecine girdi. Kamu sektöründeki ihraçlar, görev değiştirmeler ve yeni atamalarla dikkat çeken bu yeni yapılanma süreci sadece medya ve yargıya yansımakla kalmadı, özel sektördeki binlerce işletmeyi de etkiledi.

Gülen yapılanması ile mücadele için ‘milli seferberlik’ çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadeleyi ülkenin gündeminde en ön sırada tutmaya kararlı olduğunu ilan etti. 15 Temmuz’un ardından açılan darbe girişimi soruşturmalarının yeni yılda da ülke genelindeki operasyonlarla sürmesi bekleniyor. Bir yandan da bu soruşturma kapsamında tutuklanıp, haklarında dava açılanların yargılanması hız kazanacak. Ankara’da bu kapsamda açılan ilk dava 21 Şubat’ta başlayacak.

Soruşturmaların "basın özgürlüğü ve demokrasiyi” yaralamaması konusunda Türk hükümetini sık sık uyaran Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD'nin yakın takibinin de sürmesi söz konusu. Tutuklu gazeteci sayısının her geçen gün artması yalnızca Türkiye gündeminde değil dünya gündeminde de çok konuşulan konular arasında.

Referandum gerilimi

Hükümetin muhalefetin sert tepkisine karşın yalnızca MHP’nin desteğiyle meclisin gündemine taşıdığı anayasa değişiklik paketi Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda kabul edildi. Komisyonda AKP ile CHP’yi tam bir savaş psikolojisine iten görüşmeler sonrasında 21 maddelik anayasa değişikliği teklifi 18 maddeye indi. Muhalefet, düzenlemeyle meclisin tamamen ‘cumhurbaşkanının kontrolüne’ alındığını savunuyor. “Türk tipi başkanlık” olarak eleştirilen anayasa paketi için mecliste yoğun bir mesai süreci daha başlıyor.

Meclis Genel Kurulu'nun yeni yılla birlikte anayasa değişikliği paketini gündemine alacağı çoktan açıklandı. Şimdi gözler, genel kuruldaki oylamada. Teklifin, referanduma götürülmesi için TBMM'de en az 330 oyla kabul edilmesi gerekiyor. Ankara’da AKP’nin MHP’nin tam desteğini alarak referandumu garantilediğini söyleyen olduğu kadar, hem AKP’de hem de MHP’de fireler olacağı yönünde hesaplar da yapılıyor. Meclis oylamasında 330’a ulaşılırsa, yaz gelmeden Türkiye’nin gündeminde bir referandum olacak. Bu referandum için hükümet kadar ana muhalefet partisi CHP ile HDP de kampanya hazırlıkları yürütüyor. Anayasa değişikliğiyle Türkiye’nin rejiminin değiştirildiği savıyla kamuoyunu bilgilendirmeye çalışan ana muhalefetin karşısına hükümet de “Rejimi değiştirmiyoruz, devleti daha işlevsel kılıyoruz” mesajıyla çıkacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “başkanlık yolu açılacak mı, açılmayacak mı” sorusu bu süreçte yine temel tartışma konusu olacak.

OHAL bitecek mi?

Yeni yılda Türkiye’nin bir başka ana gündemini OHAL uygulaması oluşturacak. 15 Temmuz’dan sonra 21 Temmuz’da üç aylığına ilan edilen OHAL, 19 Ekim’de de 90 gün uzatılmıştı. OHAL’in süreci 19 Ocak’ta doluyor. Referandum öncesi OHAL kaldırılacak mı, yoksa OHAL yönetimi Türkiye için kalıcı mı olacak? Siyasi tartışmalar bu sorunun etrafında yoğunlaşırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sıklıkla gelen “OHAL belki 12 ay da yetmeyecek” açıklaması Türkiye’nin referandum ve OHAL gerilimini birlikte yaşayacağı yorumlarını da beraberinde getiriyor. Eğer OHAL, 19 Ocak’ta üç ay daha uzatılırsa 19 Nisan tarihine ulaşılıyor. Bu tarihte bir üç ay daha uzatılırsa 19 Temmuz tarihine erişilecek ve anayasa takvimi de doğrudan OHAL uygulamasından etkilenecek.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Reklam