″Türkiye′nin tavrı yanlış ve alaycı″ | BASIN | DW | 18.05.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

"Türkiye'nin tavrı yanlış ve alaycı"

Alman parlamentosunda yapılacak 'soykırım oylaması', Almanya'da elektrikli otomobillere verilecek çevre primi ve AB’nin süt politikaları bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorum konuları...

Ses dosyasını dinle 03:52
Şimdi canlı
03:52 dk

19.05.2016 - Alman basınından özetler

Osmanlı döneminde 1915'te Ermenilerin öldürülmesini soykırım olarak niteleyen önergenin Alman Federal Meclisi'nde 2 Haziran'da oylanması bekleniyor. Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Türkiye'nin öfke ile tepki vermesi bu ülke ile zaten nazik bir noktaya gelmiş olan sığınmacı anlaşmasının daha da tehlikeye düşmesine yol açabilir. Bu konudaki yegâne sorumluluk Erdoğan’dadır. Federal Meclis’in yapacağı açıklamanın Türklerle Ermeniler arasındaki barış sürecinde sıkıntı yaratacağını söylemesi yanlış ve alaycı bir yaklaşımdır. Bu ifade ancak ve ancak baştan beri yalanın hakim olduğu bir ortamda barışın mümkün olacağını içermektedir. O dönemde olanlar soykırımdı ama trajedi asıl bugün sahneleniyor. Bu trajedi otokrat Erdoğan’ın Türkiye demokrasisini ortadan kaldırma girişiminde ve soykırım gerçeğini “trajedi” yalanı ile örtmekte ısrar etmesinde kendini belli ediyor.”

Elektrikli otomobil sayısının 2020 yılına kadar 1 milyona çıkarılmasını hedefleyen Almanya hükümetinin teşvik programı Bakanlar Kurulu'nda onaylandı. Badisches Tagblatt adlı gazete yorumunda teşvik programının neden verimli olamayacağını şöyle izah ediyor:

“Bu teşvik programı elektrikli otomobil satın almak isteyenlerin hevesini kursağında bırakacak bazı zaafları ortadan kaldırmıyor. O zaaflar arasında elektrikli otomobil ile kat edilen yolun hâlâ kısa mesafeler olması, elektrik pompalama istasyonlarının inşaat aşamasında bulunması, ağır ve büyük akü bloklarının olması, tüm bunlar elektrikli otomobil kullanıcılarının işini zorlaştırıyor. Ve ödenecek primlere rağmen bu tür otomobiller benzinli araçlara kıyasla hâlâ oldukça pahalılar. Bu nedenlerle teşvik programının gerçekten bir satış patlamasına yol açması pek mümkün görünmüyor.”

Aynı konuda Neue Osnabrücker Zeitung’un yorumunda şu görüşler yer alıyor:

“Çevre primi “ denilen teşvikler tıpkı 2009 yılında eski otomobiller için uygulanan 'hurda primi' gibi buharlaşıp kaybolacak. Devletin ve üreticilerin teşvik amacıyla hazırladıkları fon bir gün suyunu çekecek. Bu girişimden tek kazanç sağlayan endüstri olacak. Üreticilerin de ilerde teşvik programı için harcadıkları paraları elektrikli otomobillerin fiyatlarına yansıtıp yansıtmayacakları şimdiden belli değil. Elektrikli otomobil satın alacak olanların idealist insanlar olmaları gerekir. Zira onlar açısından teşvik primlerine rağmen elektrikli otomobiller geleneksel benzinli otomobillere kıyasla oldukça pahalı kalmaya devam edecek.”

Süddeutsche Zeitung AB Komisyonu'nun elindeki üretim fazlası süt tozlarını yüksek sübvansiyonlarla Kolombiya ya da Meksika piyasalarına dayatmasını ve böylece sorunu oradaki köylülerin sırtından çözmeye çalışmasını yanlış ve çirkin buluyor. Gazetenin yorumunun devamını okuyoruz:

“ Sonuç olarak konu gayet basit: Avrupa'da süt arzının düşürülmesi gerekiyor; öyle ya da böyle… . Ama bunu yaparken hükümetin tarım üreticisini yalnız bırakmaması ve sorumluluğunun bilincinde olması da gerekiyor. Öte yandan yardımların sağduyulu yapılması, küçük ve büyük üretim işletmelerine eşit muamele gerekiyor. İşte o zaman bundan sonraki süt üretiminde belki ölçü kaçmayacaktır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam