″Türkiye′de gazetecilik tasfiye ediliyor″ | TÜRKİYE | DW | 31.10.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

"Türkiye'de gazetecilik tasfiye ediliyor"

Cumhuriyet Gazetesi'ne düzenlenen operasyon tepkilere neden oldu. Türkiye'deki gazeteciler operasyonu eleştirel seslerin bastırılması olarak yorumladı.

Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tasfiye operasyonları devam ederken gazeteciler de bundan etkileniyor. Son olarak Cumhuriyet Gazetesi'ne düzenlenen operasyon ile "FETÖ ve PKK'ya yardım" suçlamasıyla yönetici ve yazarlarının gözaltına alınması, AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın az sayıdaki eleştirel sesleri de tasfiyeye devam etmesi olarak yorumlandı.

Cumhuriyet Gazetesi'ne pazartesi sabah saatlerinde düzenlenen operasyon kapsamında, gazetenin bazı yönetici ve yazarları gözaltına alındı.

Gazeteci Ahmet Şık gazeteye yapılan operasyonun kendisi için sürpriz olmadığını söyledi. Operasyonları DW Türkçe'ye değerlendiren Şık, "15 Temmuz'dan sonraki değerlendirmem şuydu: Darbe engellendi, cunta iktidarda diye.Kendinden olmayan herkesi hedefe koydular. Bu faşizm inşasıdır… Bu kesinlikle Cumhuriyet'le sınırlı kalacak, Kürtlerle sınırlı kalacak bir şey değil. Türkiye'deki yarılım; bizden olan olmayan şeklinde ve AKP'li olmayan herkesin hedefte olduğunun bir açık göstergesidir bu yaşananlar” dedi.

Ahmet Sik Journalist Türkei

Ahmet Şık

Türkiye'nin darbe girişimden bu yana başlattığı tasfiye kapsamında 100 binden fazla kişi işten atıldı veya görevden uzaklaştırıldı ve 37 bin kişi de tutuklandı. 15 Temmuz sonrası 105 gazeteci tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin verilerine göre kapatılan gazete, dergi, televizyon ve haber ajansı sayısı da 170'e ulaştı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü  (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteciliğin de tasfiye edildiği değerlendirmesini yaptı. Önderoğlu, "Türkiye'de eleştiren sorgulayan olumsuzlukları yüze çarpan her tür üretimin bu arada gazeteciliğin tasfiye edildiği bir dönem yaşıyoruz. Öyle anlaşılıyor ki bu iktidarın on yıldır kendi ele geçirdiği medya organları dışındaki bütün medya grupları bütün gazetecilik mecraları terörün bir uzantısı terörün destekçisi bir tek kendileri pirüpaklar. Sınır Tanımayan Gazeteciler olarak Türkiye’de apaçık bir politik tasfiye olan söz konusu operasyonları hukukun gereği olarak görmüyoruz ve kınıyoruz” şeklinde konuştu.

"Hedef saptırma"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada  "Cumhuriyet Gazetesi ve Cumhuriyet Vakfı yöneticileri hakkında, “FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlarından bir kısım şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır" denildi.

Türkei Istanbul Erol Önderoglu

Erol Önderoğlu

Ahmet Şık ise yaşananların bir hedef saptırma olduğu görüşünde. Şık sözlerini şöyle sürdürdü: "Gülen cemaatinin terör örgütüne evrilmesinde AKP'nin payını tartışmak ve suç ortaklığını tartışmak ve soruşturma konusu yapmak gerekirken bunları ifade eden insanların tutuklanmaya çalışılması, gözaltına alınması gazetelerinin basılması siyasetçilerinin yasaklanması var olan tabloyu ortaya koyuyor. Tamamen bir hedef saptırmadır.”

"İşimizi yapmaya devam edeceğiz"

Gazetenin çalışanları ise işlerini yapmaya devam edeceklerini söylüyor. Cumhuriyet Gazetesi Editörü Nazan Özcan tek işlerinin gazetecilik yapmak olduğunu ve buna güvendiklerini dile getirdi. Özcan, DW Türkçe'ye şunları söyledi:

"Ne iş yapıyorsak ona devam edeceğiz çünkü bu Aydın Engin, Murat Sabuncu, Güray Öz şu an aklıma gelen üçü hepsi bunların sonuna kadar gazeteci, tek işleri gazetecilik. Savcı hem kendi aklına hakaret etmiş hem bizim aklımıza hakaret etmiş o gerekçeyi yazarken…Memlekette gerçek anlamda gazetecilik yapmaya çalışan kalan üç beş kurumdan biriydi ve dolayısıyla tabii ki üzerimizde baskı vardı tabii ki her an her şey olabilir diye bekliyorduk. Ama insan şuna güveniyor biz gazetecilik yapıyoruz. Başka hiçbir şey yapmıyoruz o yüzden bize bir şey olmaz diye güveniyorsun. Normal bir ülkede olsak böyle olurdu. Ama anormal bir ülkede olduğumuz için bunlar başımıza geldi.”

©Deutsche Welle Türkçe

Seda Sezer Bilen

 

Reklam