Türkiye’de bir ilk: 13 partinin adayı İhsanoğlu | TÜRKİYE | DW | 04.08.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Türkiye’de bir ilk: 13 partinin adayı İhsanoğlu

CHP ve MHP Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli 16 Haziran 2014’te, Bahçeli’nin TBMM’deki makam odasında bir araya geldiklerinde, görüşmenin gündemi, bir Cumhurbaşkanı adayının ortaklaşa belirlenmesiydi.

İhsanoğlu, 26 Aralık 1943’te Mısır’ın başkenti Kahire’de doğdu. Babası Müderris İhsan Efendi, 1924’te Yozgat’tan, Kahire’ye gelerek yerleşmişti. Birinci Dünya Savaşından sonra, Rodos Adası'nın İtalyanların eline geçmesiyle Kahire'ye göç etmek zorunda kalan annesi Seniye Hanımla, aynı mahallede tanışarak 1930’da evlendiler. Babası, 1951’de Ayn Şems Üniversitesine öğretim üyesi olarak girerek, Türkoloji Kürsüsünü kurunca, Kahire’de Hıdıviye Lisesi’ni bitiren İhsanoğlu’nun hayat yolu da bir anlamda çizilmiş oldu. Babasının görev yaptığı üniversitenin Fen Fakültesine girerek, fizik ve kimya eğitimine başladı.

Bir yandan da Kahire Milli Kütüphanesi’nde çalışıyor, kütüphanedeki binlerce Türkçe el yazması ya da basılı eserin tasnifini gerçekleştiriyordu. Fen Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Mısır’ın dünyaca ünlü El Ezher Üniversitesinde yüksek lisans ve akademik çalışmalara başladı. Aynı zamanda Abdülhak Hamid, Tevfik Fikret, Nazım Hikmet, Yahya Kemal Beyatlı’nın, babasının yakın ve kadim dostu, kendisinin de büyük sevgi ve saygı duyguları beslediği Mehmet Akif Ersoy’un, Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerini, Türk yazarların öykülerini de Arapça'ya çevirdi.

Kahire'den Türkiye'ye

1970'te, Kahire defterini kapatıp Türkiye'ye döndüğünde, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde asistanlığa başladı. 1974'te doktorasını tamamladı ve İngiltere Exeter Üniversitesi’ne akademik eğitime gönderildi.

Bu arada Eczacı Füsun Bilgiç ile tanışarak 1972 yılında evlendi. Füsun Bilgiç, siyasetçi bir ailenin kızıydı. Demokrat Parti-Adalet Partisi siyasi çizgisinden gelen Bilgiç ailesinde, gerek Füsun Bilgiç’in babası Prof. Dr. Emin Bilgiç gerekse amcası Sadettin Bilgiç, dönemin siyasal yaşamında, merkez sağ siyasetin önde gelen isimleriydi. Adalet Partisi’nin lideri Süleyman Demirel’in sağ kolu, partinin en güçlü isimlerinden birisi “Koca Reis” lakaplı Sadettin Bilgiç’ti.

İKÖ Başkanlığı

Füsun Bilgiç’le evliliğinden 3 oğlu olan Ekmeleddin İhsanoğlu, 1984’te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde Profesör unvanını aldı, Bilim Tarihi Ana Bilim Dalı’nı kurdu. İhsanoğlu’nun kurduğu bölüm, 28 Şubat 1997 postmodern darbesi sonrasında kapatıldı. İhsanoğlu da Üniversite’den ayrılmak zorunda kaldı. İslam Konferansı Teşkilatı tarafından İstanbul’da kurulan, İslam Tarih, Sanat ve Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörlüğü görevini üstlendi. İhsanoğlu, 2004’te İslam Konferansı Teşkilatı’ndan (İKT) İslam İşbirliği Teşkilatı’na (IİT) dönüşen örgütün Genel Sekreterliği için Türkiye’nin adayı olarak seçimi kazandı.

31 Aralık 2013’e kadar iki dönem üst üste bu görevi yürüten İhsanoğlu, Birleşmiş Milletler’den sonra dünyanın en büyük örgütünün başında, diplomasi, siyaset, uluslararası ilişkiler alanında, kendisine saygın bir yer edindi. Dünya çapında, pek çok ülkede aktif çalışmalar yürüttü, devlet adamları, bakanlar ve diplomatlarla ilişkiler geliştirdi.

13 partiden destek

Akademik yaşamı ve Genel Sekreterlik görevi nedeniyle, 30’a yakın üniversiteden akademik unvan, fahri doktora, bilimsel, insani ve akademik ödüller, nişan ve madalyalar alan Ekmeleddin İhsanoğlu, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üstün Hizmet madalyasının da sahibi. Dört dil bilen İhsanoğlu’nun, Bilim Tarihi başta olmak üzere, çeşitli dillerde çok sayıda kitabı, dünya üniversitelerinde okutulan bilimsel çalışmaları var.

CHP, MHP ve meclis dışından 3 partiyle birlikte (DSP, DP, BTP) ilk etapta, 5 partinin ortak adayı olarak açıklanan İhsanoğlu’na, siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar destek veren partilerin sayısı 13’e yükseldi. Seçim kampanyasını “Sevgi, barış, huzur, birlik, dirlik ekmek için Ekmeleddin” sloganıyla yürütüyor. Kampanyasını daha çok halkla birebir temas halinde ve salon toplantılarıyla sürdürüyor.

Laiklik vurgusu

Laiklik, Atatürk ve Cumhuriyet konusundaki ilkeleri en temelden savunduğunu sıkça vurguluyor. Rakipleri Selahattin Demirtaş ve Recep Tayyip Erdoğan ile “Polemiklere girmeyeceğini, bu seçim yarışının ülkenin en yüce makamı için olduğunu” ifade eden İhsanoğlu, “Çelebice, düzeyli bir seçim yarışı olsun. Ben hiçbir partinin adayı değilim. Partilerüstü, milletin adayıyım” diyor.

Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun isminin manası, dinde en üst düzeyde, tekamül etmiş-kamil olan, anlamına geliyor.

Başkanlık sistemi Anayasa'ya aykırı

Anayasada tanımlanan çerçevede bir Cumhurbaşkanı olacağını, uzlaştırıcı, bütünleştirici “sorun yaratan değil, sorun çözen” bir Cumhurbaşkanı olmayı hedeflediğini söyleyen İhsanoğlu, Başbakan Erdoğan’ın gündemindeki “Başkanlık sisteminin” mevcut anayasaya aykırı ve ülkeyi sıkıntıya sokacak bir yaklaşım olduğu görüşünde. İhsanoğlu, “İnsanlar değişim istiyor, tekmeleyen, tokatlayan birini istemiyor. Çankaya’da, tepesi attığında, devletin sigortasını attıracak bir Cumhurbaşkanı istenmiyor” derken, Diyarbakır’da yaptığı açıklamalarda çözüm sürecini desteklediğini, ana dil yasağının en ağır insan hakkı ihlali olduğunu, sürecin, uzlaşı, şeffaflık ve TBMM çatısı altında yürütülmesi gerektiğini söylüyor. Deneyimiyle, birikimiyle, bölgedeki ateş çemberinden Türkiye’yi kurtaracağını, “içeride huzurlu, dışarıda itibarlı bir Türkiye’nin Cumhurbaşkanı” olacağını dile getiriyor. “Cumhurbaşkanı yol yapmaz, yol gösterir” diyor.

Yüzde 60 hedefi

Yolsuzluk ve rüşvetin hesabının sorulması gerektiğini, bunların yargıdan kaçırılamayacağını söyleyen İhsanoğlu Hazreti Muhammed’in bir sözüyle de mesaj gönderiyor: “Benim kızım şayet hırsızlık yapsaydı, onun cezasını ilk kendim verirdim.”

İlk turda, yüzde 60 oyla seçilmeyi hedeflediğini kaydeden Ekmeleddin İhsanoğlu, seçimlerin ikinci tura kalması halinde ise Kürt oylarının da kendisine geleceğini savunuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Zülfikar Doğan

Reklam