Türk-Alman Parlamenterler Grubu Türkiye′ye gidiyor | TÜRKİYE | DW | 04.02.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Türk-Alman Parlamenterler Grubu Türkiye'ye gidiyor

Alman Meclisi'nin Türk-Alman Parlamenterler Grubu Türkiye'ye gidiyor. Ziyaret heyetinde yer alan Yeşiller Milletvekili Özcan Mutlu, hem iktidar hem de muhalefet partileri ile bir araya geleceklerini söyledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyaretinin ardından Türk-Alman Parlamenterler Grubu da temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye gidiyor. 5 Şubat'ta başlayacak ve dört gün sürecek olan temaslar, Alman vekillerin Alman Meclisi'nde Haziran 2016'de kabul edilen Ermeni soykırımı kararından sonra Türkiye'ye yapacağı ilk kapsamlı ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Ziyareti DW Türkçe'ye değerlendiren Türk-Alman Parlamenterler Grubu Başkan Vekili Özcan Mutlu, ikili ilişkilerin önemine dikkat çekerek "Ermeni soykırım tasarısı da dahil olmak üzere iki ülke arasında pek çok ihtilaflı konu var. Ancak Almanya ve Türkiye ilişkileri bir kenara itilemeyecek kadar köklü ve çok yönlüdür. Unutmamamız gerekir ki gündelik siyaset içinde gerek görüş ayrılıklarımız gerekse siyasetçiler geçici ama ikili ilişkilerimiz kalıcıdır" şeklinde konuştu.

Türkiye'yi ziyaret edecek heyetin içinde yer alan Sol Parti Federal Milletvekili Azize Tank da iki ülke ilişkilerinin işbirliği içinde devam etmesinin gerektiğini vurguladı. Sol Parti Milletvekili ayrıca Türk kamuoyuna yansıdığı gibi Alman siyasetçilerin Türk siyasetine ders vermek gibi bir misyon içinde olmadığının da altını çizerek şunları söyledi:

Azize Tank Die Linke Berlin (Trialon/Thomas Kläber/Die Linke)

Sol Parti Federal Milletvekili Azize Tank

"Elbette Türkiye'ye dair eleştirilerimizi dile getireceğiz, ancak Alman siyasetinin de yaşadığı bazı sıkıntılar var: NSU cinayetlerinin devam eden davaları, göçmenlerin ve mültecilerin sorunları, İslamofobi, artan yabancı düşmanlığı gibi. İşte bu konularla ilgili de Türk meslektaşlarımızın görüşlerini alacağız onlarla istişarelerde bulunacağız."

Görüşmeler iki yönlü olacak

Ziyaretin iki yönlü olacağını belirten Azize Tank, öncelikle kültür ve eğitim alanında çalışmalar yapan kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleriyle görüşeceklerini kaydetti. Tank, temasların ikinci ayağında ise Türk siyasetçilerle bir araya geleceklerini ve bu temaslarda hem muhalefet hem de iktidar partisinden temsilcilerle görüşeceklerini ifade etti.

Yeşiller Federal Milletvekili Özcan Mutlu, temasların çok yönlü olmasına özen gösterildiğini belirterek "Türkiye iktidar partisiyle sınırlı değil ve Türkiye gerçeğini anlamak istiyorsak onu oluşturan farklı dinamiklerle de temas halinde olmalıyız. Özellikle ikili toplumu sağlam bir zeminde bir araya getirecek alanlar kültürel ve sivil toplum dayanışmasıdır. Siyaset, böyle köprüler üzerinde çok daha emin adımlarla yürüyebilir" dedi.

Özcan Mutlu Bündnis 90/Die Grünen Berlin (picture-alliance/dpa)

Türk-Alman Parlamenterler Grubu Başkan Vekili Özcan Mutlu

"Dost acı söyler"

Yeşiller Milletvekili Mutlu, diyalog ve işbirliğinin bir parçası olarak yanlış giden noktaların ifade edilmesi gerektiğine de dikkat çekti. Mutlu, "Dostlar bunu söylemelidir, eğer Türkiye'de güçlerin dağılımı ortadan kaldırılıyorsa, bağımsız bir adalet sisteminden söz edilemiyorsa, parlamenter sistem tehlikedeyse ve basın özgürlüğü en alt seviyeye indiyse bunu dile getirmek zorundayız. Çünkü Türkiye, Almanya için her anlamda önemli bir ülkedir" diye sözlerini sürdürdü.

Sol Parti Milletvekili Azize Tank da Türkiye'de kuvvetler ayrımının gittikçe silikleştiğini ve demokratik yolların kapanma tehlikesinin baş gösterdiğini söyledi. Bunun üzücü bir gelişme olduğunu belirten Tank, buna sessiz kalmanın kendini dost olarak ifade eden bir ülkeye yakışmayacağını savundu.

Azize Tank, Türkiye'yi demokrasi yolunda tutmanın mesajını Türk meslektaşlarına ulaştırmayı istediklerini kaydetti. Tank, "Almanya izlediği bazı yanlış politikalarla Türkiye'yi AB üyeliği konusunda yeterince destekleyemedi. Eğer Türkiye bu konuda motivasyonunu kaybetmeseydi ve AB'ye üye olsaydı, demokrasi ve insan hakları konusunda çok daha duyarlı olmak zorunda kalacaktı" sözleriyle Almanya'nın bu konudaki sorumluluğunun altını çizdi.

© Deutsche Welle Türkçe

Özlem Coşkun / Berlin

 

Reklam