SZ: CDU eş genel başkanlığı düşünmeli | BASIN | DW | 19.02.2020
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

BASIN

SZ: CDU eş genel başkanlığı düşünmeli

Alman basınında CDU'daki genel başkan tartışmaları, Brandenburg'da kurulması planlanan Tesla fabrikasına tepkiler, Rusya'da anayasa değişikliği çalışmaları ve Huawei'nin Avrupa'daki faaliyetleri öne çıkıyor.

 Merkel ve Kramp-Karrenbauer

Merkel ve Kramp-Karrenbauer

Almanya'da koalisyon ortağı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer'in beklenmedik şekilde parti başkanlığını bırakacağını açıklaması, "Partinin yeni genel başkanı kim olacak?" sorusunu beraberinde getirdi. Süddeutsche Zeitung'da yer alan yorumda CDU'nun bu aşamada eş genel başkanlık konusunu da gündeme alması gerektiğine işaret ediliyor.

"CDU'nun eş genel başkanlığa geçmesi fikrinin yeniden hızlıca karara bağlamasını gerektirecek nedenler var. Eş genel başkanlık CDU'nun geleneklerine uymuyor. Bu yüzden 'başbakan seçim derneği' olarak da adlandırılıyor, zira genel başkan herzaman tüm gücü elinde topluyor ve başbakan seçilme hedefine odaklanıyor. Kuşku içinde güç tartışmasına girişen iki genel başkan ise bu muhafazakar konsepte uymuyor. Yeni bir parti lideri seçmeden önce yeni genel başkanın erkek veya kadın olacağının konuşulması ve tüzüğe bir yükümlülük yazılması daha önemli. Böylece her birimde eşitlik sağlanmış olur."

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın Almanya'nın Brandenburg eyaletinin Grünheide kentinde kurmayı planladığı fabrika için ağaç kesiminin geçici olarak durdurulmasının ardından tartışmalar sürüyor. Mitteldeutsche Zeitung'a göre eyalet hükümetinde yer alan Yeşiller bu tartışmaların tam ortasında kalabilir:

"Sosyal Demokrat Parti'nin en etkili başbakanlarından Helmut Schmidt döneminde bir protesto partisi olarak gelişen Yeşiller bir dönüm noktası yaşıyor. Yeşiller günümüzde her zamankinden daha fazla, kendini protestolara hazırlamak zorunda. Ancak bu şu anda Brandenburg'da koalisyon ortağı olan Yeşiller için geçerli değil. Burada Yeşiller, emisyonu artırması engellenemeyecek kamyon trafiğinin çoğalmasını 'dev fabrikanın' kurulacağı bölge sakinlerine izah etmek zorunda kalacaklar. Protestocuların cadde ve yollara kurduğu barikatların kaldırılması veya ağaç evlerin işgaline son verilmesine yönelik polis müdahalelerinin sorumluluğunu paylaşmak zorunda kalacaklar. Bu duruma Yeşil Lig ve yerel direniş gruplarının nasıl tepki vereceğini kimse kestiremiyor. Gerilimin tırmanması mümkün."

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Anayasa'da değişiklik yaparak, parlamentonun yetkilerini artırmayı planlıyor. Putin'in böylece Devlet Başkanlığı görevinin sona ermesiyle, yetkileri artırılmış bir başbakan olarak siyasete devam edebilmenin yolunu açacağı belirtiliyor. Emder Zeitung'daki yorumda Putin'in bu niyeti irdeleniyor: 

"Vladimir Putin, ülkesindeki eski idarecilerin çabucak unutulduğunu tarihten ders çıkararak öğrenmiş olmalı. Kendisi, güç takıntılı bir kişidir ve öyle de kalacaktır. Nüfuzunu ortadan kaldırmayı ise asla kabul etmeyecektir. Aynı durum yeni anayasa için de geçerli."

Avrupa Birliği (AB) Çinli telekomünikasyon şirketi Huawei'nin Avrupa'da 5G teknolojisini geliştirme  çalışmalarını üstlenmesini onaylamıştı. Stuttgarter Zeitung, ABD'nin tepkisine rağmen alınan bu kararı sorguluyor:

"Basit bir çözüm yok, ancak çoğu zaman olduğu gibi Avrupa merkezli bir yaklaşım mevcut. AB, Huawei'nin genişlemeye dahil olup olmayacağına birlikte karar vermeli. Bu durum sadece pratik bir mantık meselesi değil, aynı zamanda şüphe durumunda koruma sağlayacak bir unsur. Özellikle Atlantik'in diğer tarafındaki bir müttefikle ilgili."

dpa/TY,JD
© Deutsche Welle Türkçe

 

 

Önerdiğimiz linkler

Reklam