SZ: Çin siyasi gücünü korumayı halk sağlığının önüne koydu | BASIN | DW | 03.02.2020
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

BASIN

SZ: Çin siyasi gücünü korumayı halk sağlığının önüne koydu

Alman basınında Çin'den dünyaya yayılan koronavirüs ve ABD Başkanı Donald Trump'ın azil süreci davası ile ilgili yorumlar öne çıkıyor.

Ses dosyasını dinle 03:55

03.02.2020 - Alman basınından özetler

"Süddeutsche Zeitung" gazetesi Çin'de ortaya çıkan ve insandan insana bulaşabilen koronavirüs salgınını ele alarak Çin hükümetinin tavrını eleştirmiş.

"Bu salgın yetkililer bölge halkını uyarmış olsa çok daha erken kontrol altına alınabilirdi. Çin, siyasi iktidarını korumayı halkının sağlığının önüne koydu. Eğer Almanya'daki insanlar bugünlerde hasta olursa bu durum otokrat bir sistemin neden olduğu maliyetle alakalıdır. Bu ülkede insanlar bedel ödemeye alışık değil."

"Frankfurter Allgemeine Zeitung"  koronavirüs salgınında Çin hükümetini salgını en başta engellememekle eleştiriyor.

"Pekin yönetimi durumun ciddiyetinin farkında. Bu nedenle şimdi virüsün yayılmasını önlemek için bütün kaldıraçları harekete geçirdi. Muhtemelen başarılı olacak. Başka hiçbir hükümet tek bir hedefe ulaşmak için bu kadar hızlı bir şekilde bu kadar fazla kaynağı mobilize edecek konumda değil. Yabancı uzmanlar Çin'in bir çırpıda nüfusu 15 milyondan fazla bir düzine şehri (karantina önlemleri kapsamında) kapatmasına hayran oluyor. Daha önce görülmemiş birşey deneniyor. Ancak aynı sistem bu krizi engelleyebilecek durumdayken ve bu hala mümkünken yapmadığı için aciz duruma düştü. Şeffaf olmamak ve 'istikrar' saplantısı en başta bu kaosa neden oldu. Yukardan talimat beklemek değerli zamana mal oldu."

"Badische Zeitung" ABD Başkanı Donald Trump'ın azil süreci davasında Senato'nun yeni tanık dinlememe kararı almasının Başkan Trump'ın aklanması anlamına geldiğini yazıyor.

"Zarlar atıldı. Bu hafta azil süreci davasında yaşanacaklar artık sadece formalite. Senatonun yeni tanık dinlememe kararı Başkan Donald Trump'ın aklanması anlamına geliyor. Oval Ofis'ten yapılan baskı sonucu Cumhuriyetçiler saflarını sıklaştırdı. Nesnel argümanların işlemediği bir zırh inşa ettiler. Halkın ne düşündüğü göz ardı edilecek. Halkın üçte ikisi başka tanıkların dinlenmesinin önemli olduğunu düşünüyor. Dava süreci bir zamanların 'eski büyük partisinin' ahlaki olarak dibe vurduğunu gösterdi. Sadece iki kişi ayrıldı. Güçler ayrılığı ve demokrasnin temeli için bu, çok yıkıcı bir sinyal."

"Kölner Stadt-Anzeiger" gazetesi Cumhuriyetçi Partinin azil süreci davasındaki tavrını ele almış.

"ABD Anayasası ABD Başkanına çok fazla güç veriyor. Ancak Kongre'nin görevi Başkanı kontrol etmek. Ukrayna skandalına dair gizli belgelere ilgisiz kalarak ve tanık dilemeyerek Senato'nun Cumhuriyetçi çoğunluğu bu görevi göstere göstere reddediyor. Bu azil sürecini bir maskaralığa dönüştürüyor. Trump'ın öngörülebilir aklanması onun masumiyetini değil, ABD demokrasisinin içinde bulunduğu krizi gösteriyor. Cumhuriyetçiler Başkan'ın akılsız dalkavuklarına dönüşürken, devletin yüzsüz kurumları da yetkilerinin elinden alınmasını izliyor."

DW / SSB,ET

©Deutsche Welle Türkçe

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam