Steinberg: Kürtler Rakka′da istenmiyor | DÜNYA | DW | 09.11.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Steinberg: Kürtler Rakka'da istenmiyor

Ortadoğu uzmanı Guido Steinberg, Rakka’yı kurtarma operasyonunda inisiyatifin Kürtlere bırakılmasının problem doğuracağını savunuyor.

Deutsche Welle (DW): Rakka fiilen IŞİD'in Suriye'deki merkezi sayılıyor. Rakka sizce neden bu kadar önemli?

Guido Steinberg (GS): Rakka, IŞİD'in elindeki bölgenin en önemli ikinci kenti sayılır. En önemli merkezi Irak'ın Musul kentidir. IŞİD'in Musul'da Irak temelli örgütlenmesi var. Halifelik Musul‘da ilan edilmişti. Daha önce IŞİD Musul'da zor yıllar geçirmişti. Rakka ise terör milisinin Suriye'deki merkezi ve geri çekilme yeri olduğu için önemli sayılır. Irak'taki hasımları güçlü olduğundan IŞİD Suriye'de daha rahat hareket edebiliyordu.

DW: Rakka aynı zamanda IŞİD'in finans ve yönetim merkezi olup, Batı'daki terör saldırıları da Rakka'da planlanıyor.

Steinberg: Suriye'de örgütün çok sayıda yabancı militanı bulunuyor. Kısa süre öncesine kadar Ebu Muhammed el Adnani'nin yönettiği yurtdışı operasyonları Rakka'dan idare ediliyordu. En çok yabancı militanla onlara komuta eden elebaşlarının bulunduğu yer de Rakka'dır. Bu bakımdan Avrupa ve Türkiye yönündeki saldırılarda Rakka Musul'dan daha önemli rol oynuyor. Rakka bir anlamda örgütün ileri operasyon merkezi olarak da tanımlanabilir.

DW:Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ABD'nin desteğinde Rakka harekâtını yönetiyor. Çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu ve Arapların da yer aldığı 30 bin mevcutlu bir güç kurdular. Bu birlikleri Rakka operasyonunda ne gibi zorluklar bekliyor?

Steinberg: Suriye Demokratik Güçleri adı aslında aldatmacadır. Bu kuvvetler neredeyse tümüyle PYD'li Kürtlerden oluşuyor. PYD, PKK'nin Suriye'deki uzantısı sayılır. Bu durum dış politika ve Türkiye ile ilişkiler açısından son derece problemlidir. Rakka çevresindeki operasyonlar açısından daha da problemlidir. Rakka Arap kentidir. Sünni Araplar açısından Rakka'nın Kürtler tarafından kurtarılması işgal anlamına gelir. Kürtler bu harekâtta baş rolü oynadıkları takdirde Rakka halkının IŞİD'i ya da IŞİD'den geriye kalan terör hücrelerini desteklemesinden korkulur. Aralarında gerçi birkaç bir Arap da var. ABD Arap muhariplerin de harekata dâhil edilmesi için büyük çaba harcamıştı. Ama silahlı güçler PKK ya da PYD'li Kürtlerin hâkimiyetinde. Bunun tersi bile olsa halkın durumu nasıl algıladığıdır asıl önemli olan. Rakkalılara göre Suriye Demokratik Güçleri silahlı Kürt gruplarından başka bir şey değildir.

DW: Rakka kurtarıldığı takdirde bu kentte kimin sözü geçer? Suriye'nin kuzeyindeki topraklarını genişletmeyi amaçlayan Kürtlerin mi?

Steinberg: Rakka alındığı takdirde kentin yönetimi mutlaka Arap milisine verilmelidir. Ancak görebildiğim kadarıyla Araplar henüz Rakka gibi büyük bir kentin kontrolünü üstelenebilecek durumda değiller. Bu durum düzeltilmelidir. Aynı zamanda ABD, Batı ülkelerinde saldırı düzenlemek üzere orada hazırlık yapıldığını istihbar ettiğinden, Rakka'nın bir an önce IŞİD'den kurtarılmasında çalışıldığını tahmin ediyorum.

DW:Rakka'nın IŞİD'den kurtarılması Suriye'deki savaşı nasıl etkiler? Yoksa Halep daha önemli mi sayılıyor?

Steinberg: Suriye'de elan iki farklı çatışma boyutu müşahede ediyoruz. IŞİD'e karşı verilen mücadeleyi Suriye hükümeti ile muhalifler arasındaki iç savaştan tamamen ayrı tutmak gerekir. Rakka'nın kurtarılması ilk aşamada IŞİD tehlikesinin azalmasına yarar. IŞİD'in yenildiği anlamına gelmese de rahatça saldırı planları yapıp terör estirmesini önler. Bu durum Suriye'nin batısındaki çarpışmaları etkilemez. Halep ve çevresinde Rusya ve İran Suriye hükümet kuvvetlerini IŞİD ile mücadelede değil muhaliflerin kalan bölümüyle sürdürdüğü savaşta destekliyor. Bu anlaşmazlık sona ermeyecektir.

DW: Türkiye Rakka harekâtında frenleyici olabilir mi? Suriye Demokratik Güçleri Türkiye müttefikleriyle birlikte Suriye'nin kuzeyindeki Kürt bölgelerine girdiği takdirde Rakka harekâtına durdurabilecekleri uyarısında bulunmuştu.

Steinberg: Türkiye Rakka operasyonuna katılmak niyetinde olduğunu açıklamıştı. Türkiye'nin Kürtleri Rakka'nın kontrolünü ele geçirmekten alıkoymaya çalışmasından korkulur. Durumu çok daha tehlikeli ve içinden çıkılmaz hale getireceğinden, ABD'nin var gücüyle Türkiye'yi Suriye'ye yeniden müdahale etmekten vazgeçirtmeye çalıştığını tahmin ediyorum.

DW: Musul harekâtı ile Rakka'nın kurtarılması arasında birbirini tamamlayıcı unsurlar var mı?

Steinberg: İki şehrin paralel şekilde IŞİD'den kurtarılması askeri açıdan tutarlı olur. Böylece terör milisinin Musul'dan Rakka'ya kaçması daha rahat önlenir. Ancak ABD'nin Irak ordusu gibi güçlü bir müttefiki var iken Suriye'deki Kürt bölge yönetimi böyle bir müttefikten yoksun. ABD'nin bu operasyonu başarıyla tamamlamasını istemeyen aktörler var. Bu aktörler arasında Türkiye ve Suriye hükümetini sayabiliriz. Bu bakımdan Rakka operasyonunun sorunsuz bir şekilde tamamlanabileceğinden kuşkuluyum.

DW: Suriye'deki rejime IŞİD ile mücadelede nasıl bir rol düşüyor?

Steinberg: Suriye hükümeti son yıllarda son derece şeffaf bir politika uyguladı. Şam yönetimi öncelikle aşırı militan olmayan, İslamcılığa fazla meyletmeyen isyancılarla savaştı. Bu durumda Suriye'nin komşularına, Avrupa ülkelerine ve ABD'ye, böyle bir durumda dünya devletlerinin rejimden yana çıkacağı bilindiği halde, Suriye rejimi ile IŞİD arasında tercih yapmak kalıyordu. Bu bakımdan IŞİD'in Rakka'dan çıkarılmasının Şam yönetiminin işine geleceğini sanmıyorum. Bu nedenle Suriye yönetiminin bu operasyonda hesaba katılmayan birtakım hamlelerde bulunması sürpriz olmaz.

Berlin'deki Bilim ve Siyaset Vakfı'nın Ortadoğu ve terörizm uzmanı Guido Steinberg,2002 – 2005 yılları arasında Almanya'da Başbakanlık'ta uluslararasıterörizm danışmanlığı da yapmıştır.

© Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Diana Hodali

Reklam