Sistem mi, koalisyon hesabı mı? | ALMANYA | DW | 08.10.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Sistem mi, koalisyon hesabı mı?

Yurtdışında yaşayan seçmen 1 Kasım seçimlerini 'sistemi sorgulatan' bir seçim olarak nitelendirirken, Göç ve Türkiye uzmanı Dr. Yaşar Aydın koalisyon hesaplarının öne çıkacağı bir seçim olacağını söylüyor.

Yurtdışında yaşayan Türkler, 8 Ekim'den itibaren 1 Kasım Genel Seçimleri için konsolosluklarda ve gümrük kapılarında oy vermeye başladılar. Üçüncü kez sandık başına giden yurtdışındaki Türkler, konsolosluklarda 25 Ekim'e, gümrük kapılarında ise 1 Kasım akşamına kadar oy kullanabilecekler. Yaklaşık 1milyon 400 bin seçmenin bulunduğu Almanya'da 7 Haziran Genel seçimlerinde 534 bin seçmen sandığa gitmişti.

Seçmen: ‘1 Kasım Türkiye için bir dönemeç'

Almanya'daki Türkler, Türkiye'deki gelişmeleri endişe ile takip ettiklerini belirtiyorlar ve hangi partiyi desteklerlerse desteklesinler söz konusu seçimi Türkiye için bir yol ayrımı olarak nitelendiriyorlar. Berlin'den bir kadın seçmen "Bu seçim Türkiye'nin yönünü belirleyecek bir seçim. Bir dönemeç. Türkiye'de en azından var olan sistemin devamı için gerekli. Daha öteye gitmeye gerek yok, artık daha fazla demokrasi bile talep edecek durumda değiliz. Süregelen sistemi devam ettirmek için seçime gitmemiz gerekiyor" diyor.

Bir diğer seçmen de sandığa gitmenin önemine dikkat çekerek,"‘Bu kriz ortamının ancak siyasetle çözülebileceğine inanıyorum. Onun için de sandığa gitmek gerekiyor. İnsanlar artık Türkiye'de demokrasi mi istiyorlar yoksa tek adam yönetimine devamı etmek mi buna karar versinler" şeklinde seçimle ilgili düşüncelerini aktarıyor.

Oy kullanma konusunda kararsızlık yaşadığını ifade eden bir başka seçmen ise şunları söylüyor:

"Partiler daha önceden birbirlerine bir sürü olumsuz hakarette bulundular. Bu hakaretler karşısında bir koalisyon kurmak zorunda kalsalar. Birbirlerinin yüzlerine nasıl bakacaklar, ne diyerek uzlaşacaklar? Politikacı dediğin elli senenin yüz senenin hesabını yapar, bizimkiler beş sene sonrasını bile düşünemiyor. Bu adamlara nasıl güveneceğiz?"

‘Siyasi partiler koalisyon hesapları yapıyor'

Almanya'daki Türk toplumu 1 Kasım seçimlerini kritik bir seçim olarak nitelendirse de Türkiye ve Göç Uzmanı Dr. Yaşar Aydın, bu seçimin 7 Haziran seçimleri gibi sistemin değil, koalisyonların sorgulanacağı bir seçim olacağını savunuyor.

"Seçmenin davranışını belirleyen aslında siyasal sorular ya da meseleler değil. Seçmenin davranışını belirleyen temel etken; kültürel aidiyetlerdir. Ve Türkiye'de bu aidiyetlerin çok keskin olduğunu görüyoruz. Bu yüzden seçmen biraz daha ateşli ve heyecanlı bu konuda. Ama partiler şunu gördüler, AKP de gördü; artık AKP'nin mecliste çoğunluğu elde etmesi zor" diyen uzman sözlerini şöyle sürdürüyor:"Partiler ayrıca geçmişteki tartışma ve koalisyon görüşmelerinden ders çıkardıkları için biraz daha temkinli yaklaşıyorlar. Haziran öncesi seçim kampanyasında CHP'nin sloganı 'Oy verin gitsinler' şeklindeydi. Şimdi ise sloganı daha uzlaşmacı ‘Her şey Türkiye için'. Yani 1 Kasım seçimlerinde tansiyonun biraz daha düşük olduğunu gözlemliyorum."

Yurtdışında oy kullanma oranları artacak'

Almanya'da oy kullanma oranlarını da değerlendiren Yaşar Aydın, yurtdışındaki ilgi ve oy kullanma koşullarının farklı olduğunu belirterek, Türkiye'deki katılım yoğunluğunu Almanya'da beklemenin doğru olmadığını söylüyor. Almanya'daki seçmenler ise 1 Kasım seçimlerinde yurtdışından gelecek oyların yükseleceğini savunuyor. Bir kadın seçmen bu konudaki görüşlerini şöyle ifade ediyor:

"Ben sandığa gidilmediğine inanmıyorum. Bizim vatanımız Türkiye, bir yanımız orada. Sürekli Türkiye'den gelen haberleri takip ediyoruz. Orayla yatıp, orayla kalkıyoruz. Türkler Almanya'da oy kullanmaya gitmiyor diyenler, yıllardır sandıktan istediğini alamayanlar. Oylar bu seçimde daha da yükselecek'"

Bir başka seçmen de oy oranlarının geçen seçimlerde istenen seviyeye ulaşmamasını ise şu sözlerle gerekçelendiriyorlar:

"Genelde birinci kuşak Türkiye'deki siyasetle ilgileniyor. Dolayısıyla onlar da Türkiye'de kullanıyorlar oylarını, ikinci ve üçüncü kuşak siyasetle sosyal medya üzerinden yazışmalarla ilgileniyor. Ama asıl gerekli olan, gidip kendi isteğini, ülkesinin yönetilme isteğini verilen oylarla belirleyebilmek. "

©Deutsche Welle

Özlem Coşkun / Berlin

Reklam