Paylaşılamayan yarımada: Kırım | TÜRKÇE ANA SAYFA | DW | 13.03.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKÇE ANA SAYFA

Paylaşılamayan yarımada: Kırım

Rusya ve Ukrayna arasındaki Kırım gerginliği bölgede tansiyonu yükseltmiş durumda. Peki, Kırım krizinin arka planında nasıl bir tarih yatıyor?

Ses dosyasını dinle 03:33

Karadeniz'in kıyısındaki Kırım yarımadası çok hareketli bir geçmişe sahip. İskitliler, Antik Yunanlar, Tatarlar ve Türkler… Rusların eline geçinceye kadar bu topraklarda yüzyıllar boyunca Orta Asya’dan göç eden halklar yaşadı.

Leipzig Üniversitesi'nden Ortadoğu uzmanı Wilfried Jilge "Kırım her zaman Rus İmparatorluğu'nun en büyük hayaliydi. Karadeniz'e inmek Rus çarlarının en büyük arzusuydu" diyor.

Bu düşü Büyük Katerina olarak da anılan Çariçe II. Katerina gerçekleştirdi. Rusya İmparatorluğu 1783'te Kırım'ı topraklarına kattı.

Kırım 1954'te, dönemin Ukraynalı Sovyet lideri Nikita Kruşçev tarafından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı federe devletlerden biri olan Ukrayna'ya devredildi. 1991 yılında SSCB'nin dağılmasının ardından Kırım bağımsızlığını ilan eden Ukrayna'da kaldı. Ancak nüfusunun üçte ikisi etnik olarak Rus kökenli vatandaşlardan oluşan Kırım'da bu durum gerginliğe neden oldu. Rus Parlamentosu 1992 yılında Kruşçev'in kararının geçersiz olduğunu açıkladı. Kırım Ukrayna'dan bağımsızlığını ilan etti, ancak Kiev yönetimi gerginliği yatıştırdı.

Gerilim 1994 yılında yeniden tırmandı. Kırım Rusya'ya bir an önce bağlanmak isteyen Yuri Meşkov'u devlet başkanı seçti. Kiev yönetimi bir kez daha Kırım'ı elinde tutmayı başardı. Görevinden azledilen Yuri Meşkov Rusya'ya kaçtı.

Ortaklık anlaşması

Kırım ve Rusya arasındaki Karadeniz donanmasının paylaşımı konusundaki anlaşmazlık 1997'de bir ortaklık anlaşmasının imzalanmasına kadar sürdü. Bu anlaşma uyarınca Rusya'nın birliklerini 2017 yılında Kırım'dan çekmesi gerekiyordu. Ancak Ukrayna eski Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç görevdeyken kira anlaşmasının tarihi 2042'ye kadar uzatıldı.

Peki,Kırım halkı son gelişmelere ne diyor? Vatandaşlar ne istiyor? Kırım'da yaşayan vatandaşların gelecekle ilgili beklentileriyle ilgili olarak son gelişmelerin ardından yapılmış bir araştırma bulunmuyor. Ancak Kiev'de bulunan Razumkov Merkezi'nin 2013 yılında yaptığı bir ankete göre vatandaşların yüzde 31'i Ukrayna'nın bağımsızlığını desteklerken, çoğunluğunu Rusların oluşturduğu yüzde 36'sı buna karşı çıkıyor.

Öte yandan Kırım'da bölünmeye karşı olan Ukraynalılar ve Tatarlar da yaşıyor. Sovyetler Birliği'nin eski lideri Stalin 1944 yılında Nazi Almanya'sıyla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Tatarları Kırım'dan Orta Asya'ya sürmüştü. Orta Asya'ya sürülen Tatarlar yirmi yıldan uzun bir süredir yavaş yavaş Kırım'a geri dönüyor. Tatarlar hâlihazırda 300 bin kişiyle Kırım nüfusunun yüzde 14'ünü oluşturuyor. Leipzig Üniversitesi'nden Ortadoğu uzmanı Wilfried Jilge Kırım Tatarlarının Ukrayna yanlısı olduğunu vurguluyor.

Ekonomik etkiler

Ancak Kırım'ın yüz yüze olduğu tek sorun siyasi değil. Ukrayna'dan ayrılması Kırım ekonomisi için felç etkisi yapacak bir durum. Yarımadanın en büyük geçim kaynağı turizm. Ancak bu da gelecekte değişecek gibi görünüyor. Zira Kırım ve Karadeniz'in genelinde büyük doğalgaz yatakları bulunduğu tahmin ediliyor.

Ukrayna hükümeti Karadeniz'deki petrol ve doğalgaz çıkarma çalışmaları için 2013 yılının sonunda Amerikan ExxonMobil ile doğalgaz ve petrol anlaşması imzalamayı planlıyordu. Ancak söz konusu anlaşma ertelendi.

Ukrayna Enerji Bakanlığı projenin hayata geçirilmesi halinde 2017 yılından itibaren yılda yaklaşık 10 milyar metreküp doğalgaz çıkarılacağını, bunun da Rus gazına bağımlılığı büyük oranda azaltacağını tahmin ediyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Roman Goncharenko / Banu Wöltje

Editör: Ahmet Günaltay