Obama′nın zor yılı | DÜNYA | DW | 09.01.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Obama'nın zor yılı

28 Ocak'ta ABD Başkanı Obama, ulusa sesleniş konuşmasını yapacak. Konuşmasının en üst satırlarında sosyal eşitlik yer alıyor. Zira kasımdaki kongre seçimlerine kadar Obama’nın seçmeni ikna etmesi gerekiyor.

ABD Başkanı Barack Obama kış tatili için gittiği Havai'deki golf oyununda topladığı alkışı büyük bir özlemle hatırlıyordur. Obama 2014 yılında başarısını sadece çimler üstünde sınırlı tutmak istemiyor. Gazetecilere, '2014 yılının ABD için şahlanma yılı olacağından eminim' sözleri, kasım ayındaki kongre seçimlerindeki iddiasını ortaya koyar nitelikteydi.

Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşundan siyaset uzmanı William Galston bu açıklamayı ekonomideki olumlu göstergelere dayandırıyor. Deutsche Welle'ye açıklama yapan Galston, ABD ekonomisinin, ihracatın ve üretimin artması sayesinde toparlanmaya başladığını belirtiyor. Ancak uzman, bütçe açığı azaltılarak ekonomide sağlanan rahatlamanın, siyasi arenada söz konusu olmadığına dikkat çekiyor.

William Galston

William Galston

Wall Street Journal'den Neil King de Amerikan borsasının iyi durumda olduğunu ve bu sayede piyasanın işlediğini ancak Başkan ile Amerikan Kongresi arasındaki işbirliğinin hala sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. William Galston da bu görüşe katılarak, durumun 2014 yılında çok daha sıkıntılı olacağını ve kanun çıkarmanın pek kolay olmayacağını belirtiyor.

Galston özellikle de 2013 yılından devreden iki konuya atıfta bulunuyor: Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA'nın dinleme skandalı ve Obama'nın sağlık reformu 'Obamacare'. Ocak ayı sonunda görevlendirdiği uzman ekibinin değerlendirmeleri sonucu Obama'nın, istihbarat servislerine dair reformların Kongre'ye onaylanıp onaylanmayacağı ve aksayan sağlık reformunun gidişatı merakla bekleniyor. ABD Başkanı Obama, sigortalı olmayan yaklaşık 30 milyon kişiye sağlık sigortası hizmeti sunmayı hedeflemiş ancak internetteki başvuru sayfasında meydana gelen sorunlar nedeniyle kötü bir başlangıç yapılmıştı. Sigortaya şimdiye kadar sadece 7 milyon kişi başvuru yaptı. Projenin başarı getirmesi için bahar aylarına kadar, milyonlarca başvuru daha yapılması gerekiyor.

Nahoş mevzular

Şubat ayında Kongre'de nahoş bir konu ele alınacak: Borç üst sınırının arttırılması… Eski Başkanlardan Bill Clinton'un danışmanlığını da yapmış olan Galston, Cumhuriyetçilerin borç üst sınırının arttırılması karşılığında bir takım siyasi taleplerde bulunacaklarını belirtiyor. Başkan Obama bu konuda pazarlık yapmayacağını açıklamıştı.

Birçok gözlemci gibi Wall Street Journal editörü Neil King de Obama'nın 2014 yılında Cumhuriyetçilerle çok sık karşı karşıya kalacağını savunuyor. King, 'Ekibini genişleterek, eski Başkan Clinton'ın danışmanı John Podesta'yı dahil etti. Tabii ki bazı önemli bulduğu, iklim koruma gibi hedeflere yürütme yetkisiyle yani başkanlık direktifiyle ulaşabilmek için. Bu da meydanı Kongre'ye bırakmayacağına işaret ediyor', diyor.

Galtson ise Obama'nın bunu yapmasının iyi olmayacağı görüşünde. Zira Başkan'ın, ülkesine ve kendisine karşı, kararlarında uzlaşabilme sorumluluğuna sahip olması gerektiğini belirtiyor. Galston, Başkanlık direktifinin, acil durumlarda B planı olarak devreye girmesi gerektiğini savunuyor.

Cumhuriyetçiler baskı altında

Galston, Obama'nın Cumhuriyetçilerle görüş ayrılığında olduğu konuları azaltıp, uzlaşmaya yanaşmasının iyi sonuçları olabileceği görüşünde. Özellikle de ülkedeki iki önemli sosyal tartışma olan işsizlik sigortası ve asgari ücretin arttırılması gibi konularda. Demokratlar ülke genelinde asgari saat ücretini 7.25 dolardan, 10 dolara çıkarmayı hedefliyor. Üstelik de kongre seçimlerinden önce. Demokratlar bu sayede puanlarını artırmayı umarken, Cumhuriyetçiler de memnun olmadıkları halde Kongre seçimleri öncesinde artışı sineye çekecekler. Siyaset bilimcisi Galston, 'Cumhuriyetçilerin asgari ücret ve işsizlik sigortası artışını bloke ederek, kongre

seçimlerine gitmek isteyebileceklerini hiç sanmıyorum' diyor.

Dış politikaya bakılırsa...

Obama'nın dış politikayla puan toplaması ise pek ihtimal dâhilinde görünmüyor. Amerikan birliklerinin Irak'tan çekilmesiyle başlayan şiddet, Afganistan'dan birliklerin geri çekilmesindeki sancılı süreç, Suriye'deki iç savaş, Filistin ile İsrail arasındaki barış müzakerelerinin sürüncemede kalması... Galston, Amerikalıların büyük bir çoğunluğunun özellikle de 12 yıldır kriz bölgelerine Amerikan birlikleri gönderilmesi nedeniyle endişe duymaya başladığını belirtiyor.

Gözlemciler, Obama'nın puan artışlarına rağmen, Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki seçimlere güçlü bir destekle gideceği görüşünde. Zira, sağlık reformunun başarıyla uygulamaya girmemesi, Obama'ya verilen onayın yüzde 40'ın altına düşmesi ve Edward Snowden'in NSA'nın marifetlerini ifşa etmesi Amerikan kamuoyunda büyük etki yarattı.

Cumhuriyetçiler de bu durumu fırsata çevirip, Temsilciler Meclisi'nden sonra Senato'da da çoğunluğa geçmeyi hedefliyorlar. Bunun için altı sandalye daha kazanmaları yeterli olacak.

Kesin olan, Obama siyasi kariyerinde bir kaç gol daha atmak istiyorsa, bunu 2014 yılında yapmak zorunda olduğu. Zira bir yıla kadar Obama’nın müstakbel halefi belli olacak. Eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un adaylığını açıklaması sürpriz olmaz. Özel Amerikan Üniversitesi Quinnipiac'ın anketine göre, Clinton Amerikalı seçmenin favorisi sayılıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Antje Passenheim / Gezal Acer

Editör: Ahmet Günaltay

Reklam