Nuriye Gülmen için tahliye kararı | TÜRKİYE | DW | 01.12.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Nuriye Gülmen için tahliye kararı

KHK ile işinden ihraç edildikten sonra açlık grevine başlayan ve ardından tutuklanan Nuriye Gülmen'in tahliyesine karar verildi. Gülmen davada mahkum edilirken Semih Özakça'nın beraatine karar verildi.

Nuriye Gülmen'in tutuklu, Semih Özakça ve Acun Karadağ'ın tutuksuz yargılandığı davaya Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi'nde devam edildi. Nuriye Gülmen duruşmaya sağlık durumu gerekçe gösterilerek getirilmedi. Davanın karar duruşmasında örgüt üyeliği suçundan mahkum edilen Nuriye Gülmen, adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Semih Özakça ile Acun Karadağ ise tüm suçlamalardan beraat etti.

İşlerine dönebilmek için 268 gündür açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen, Semih Özakça ile Acun Karadağ'ın örgüt üyeliği ve propagandası yaptıkları iddiasıyla yargılanıyorlardı. Mahkemeye gelerek bizzat savunma yapma isteği yerine getirilmeyen Nuriye Gülmen, duruşmaya SEGBİS sistemi ile bağlandı.

Yüksel direnişi aklandı

Mahkeme heyeti, 23 Mayıs'tan beri tutuklu bulunan Gülmen'i terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet, Gülmen'i tutuklu bulunduğu süreyi göz önünde bulundurarak adli kontrol tedbiriyle ve yurtdışı çıkış yasağı ile tahliye etti. Gülmen, gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet suçundan ise beraat etti.

Açlık grevindeki öğretmen Semih Özakça ise örgüte yardım, gösteri kanuna muhalefet suçlamaları dahil tüm suçlamalardan beraat etti. Ev hapsini içeren adli kontrol tedbiri de kaldırıldı. Ayrıca mahkeme masraflarının Özakça'ya verilmesine hükmedildi. Karadağ da tüm suçlamalardan beraat etti.

Savcı, Karadağ'a isnat edilen tüm suçlardan beraat isterken Özakça için örgüte yardım ve yataklık suçundan 5-10,  Gülmen için örgüt üyeliği suçlamasından 7,5-15 yıl arası hapis cezası talep etmişti. Son duruşmada, davada delillerin toplandığı gerekçesiyle Gülmen'in adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını isteyen savcı, Karadağ'ın ise tüm suçlamalardan beraatini talep etti.

"Vücudum lime lime eriyor"

Gülmen, mahkeme salonuna getirilmediği için savunma vermeyeceğini, ancak söylemek istedikleri olduğunu belirterek mahkemeye gelebilmek için kendisinden "ölümü göze aldığına" dair bir dilekçe yazmasının istendiğini söyledi.

Gülmen, tedavi altında tutulduğu Numune Hastanesi'ndeki koşulların açlık grevinin etkisinden çok daha fazlasına neden olduğunu vurgulayarak "Ben hasta değilim. Açlık grevinde vücudumda, hangi evrede ne olduğunu biliyorum. Vücudum lime lime eriyor. Ben bunun farkındayım. Hayati risk yazmak istedim, onu bile kabul etmediler” dedi.

Saldırılar bizi açlık grevine itti

Açlık grevine giden süreçte defalarca dayak yediğini, burnunun kırıldığını belirten Gülmen, "Siz eğitimcisiniz, işinizden atılmışsınız, bir taraftan da öldüresiye dayak yiyorsunuz, saldırıya uğruyorsunuz. Ama biz yine alana çıkmaya devam ettik. Devlet, işini isteyen eğitimcileri,  iki ay önce öğrencisinin karşısında olan insanları, gebertesiye dövdü. Bu süreçte açlık grevi fikri olgunlaştı. İnsanlara anlatırken, siz de bu fikre alışıyorsunuz.”

Gülmen, başlangıçta açlık grevinin bu kadar uzun süreceğini hiç tahmin etmediklerini belirterek "268 gün ikimizin de hafzalasını aşan bir süre. Bütün bu saldırılar buna sebep oldu. Biz kendimizi, onurumuzu korumak için direnişe daha çok tutunmak zorunda kaldık” dedi.

Talimatı öğrencilerimden aldım

Terör örgütüne yardım ve yataklıkla suçlanan ve dördüncü celsede tahliye edilen Özakça, sendikanın 1 günlük iş bırakma eylemine katıldığı için açığa alındığını ve daha sonra da işten atıldığını anlattı. Açığa alındıktan sonra günlerce evde oturduğunu ve beklemekle bir şey elde edemediğini söyleyen Özakça, Gülmen'i sosyal medyada görüp yanına gittiğini anlattı.

Özakça, "Ekmeğimi geri alma ve öğrencilerime kavuşma düşüncem beni Yüksel'e götürdü. Gözaltına alındığımızda polis, anama babama küfür ediyordu. İnsan muamelesi görmedik. Kafamızı, gözümüzü patlattılar. Talimatı ağrıyan bedenlerimizde, kırılan burunlarımızda arayın” dedi.

Talimatla açlık grevi yapma iddiasına da yanıt veren Özakça, talimatı öğrencilerinden aldığını, onlara geri döneceği sözünü verdiğini belirtti.

Davanın beraat eden sanıklarından Acun Karadağ da savunmasında işlerinden haksız, hukuksuz ve gerekçesiz bir şekilde atılmalarını sineye çekmelerinin istendiğini belirterek "Böyle bir şey başınıza gelse, acaba birinin talimatını ya da zorlamasını bekler miydiniz? Biz de hiç mi onur kırıntısı yok ki, işimizden ekmeğimizden edildiğimizde bir örgütün talimatını bekleyeceğiz? Biz köle değiliz” dedi. Son sözü sorulan Karadağ, Nuriye Gülmen savunma yapmadan bunu yapmayacağını yineledi.

Aslı Işık / Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Reklam