NSU davasında karar açıklandı | ALMANYA | DW | 11.07.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

NSU davasında karar açıklandı

8'i Türk 10 kişiyi öldürmekle suçlanan aşırı sağcı NSU örgütüne yönelik davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti baş sanık Zschäpe'yi suçlu bularak ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Beş sanıktan biri tahliye edildi.

10 kişiyi öldürmek, banka soygunları yapmak ve bombalı saldırılar düzenlemekle suçlanan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütüne yönelik beş yıldır devam eden davada bugün gözler Münih'teydi. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde görülen davada Manfred Götzl başkanlığındaki heyet, baş sanık Beate Zschäpe ve dört sanık hakkındaki kararını açıkladı. 

Zschäpe temyize gidecek

Mahkeme heyeti davanın baş sanığı Beate Zschäpe'yi suçlu buldu. Heyet 43 yaşındaki Zschäpe'yi "10 cinayet, terörist bir örgüte üye olmak ve kundaklama" suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Başsavcı mütalaasında Zschäpe için müebbet hapis cezasının ardından şartlı salıverilmemesi için ihtiyati tevkif talep etmişti. Almanya'da ağırlaştırılmış müebbet cezası olmamasından ötürü, toplum için tehlike oluşturulabilecek kişiler, bu yolla güvenlik denetimi altında tutuluyor. Ancak Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi Basın Sözcüsü Florian Gliwitzkj mahkemenin ihtiyati tevkif kararına gerek görmediğini ifade etti. Mahkeme heyeti Zschäpe'yi 10 cinayetten suçlu bulduğu ve "suçun ağır olması" kanaatine vardığı için müebbet hapis cezasını tamamlamadan önce uygulamada serbest bırakılması ihtimali düşük görülüyor. Ancak bu durum hukuki açıdan mümkün. Beate Zschäpe'nin avukatı Wolfgang Heer kararın ardından yaptığı açıklamada, temyize gideceklerini açıkladı. 

Ceza ne anlama geliyor?

Almanya'da müebbet hapis cezası en yüksek ceza. Cinayet gibi ağır suçlarda sanıklara müebbet hapis cezası veriliyor. Müebbet hapis cezasına çarptırılan bir sanığın cezası 15 yıl sonra tecil edilebiliyor. Hükümlü bu talebinin reddedilmesi halinde her iki yılda bir yeniden tecil için başvuruda bulunabiliyor. Ancak mahkeme heyeti Zschäpe'nin durumunda olduğu gibi "suçun ağır olması" kanaatine varıyorsa, bu durumda sanık sadece "yaşının ilerlemiş olması" ya da "ağır hastalık" gibi istisnai durumlarda 15 yıl cezanın ardından tecil talebinde bulunabiliyor. "Suçun ağır olması" kanaatine ise genellikle sanık ya da sanıkların suçu "acımasızca, gaddarca işledikleri ya da kurbana işkence ettiği" durumlarda varılıyor.

Diğer sanıklara verilen cezalar

Davanın diğer sanıklarından aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti'nin (NPD) eski yöneticilerinden Ralf Wohlleben  örgütüne silah temin ettiği gerekçesiyle "Cinayete yardım yataklık etmek" suçundan 10 yıl hapis cezası aldı. Başsavcılık mütalaasında Wohlleben için 12 yıl hapis cezası talep etmişti. 

Sanık Holger G., "terörist örgüte destek sunmaktan" suçlu bulunarak üç yıl hapis cezası aldı. G., NSU örgütüne bir kez silah ve yeraltına inen örgüt üyelerine sahte belge temin ettiğini kabul etmişti.

Bir sanığa tahliye

Bir diğer sanık Andre Eminger 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Başsavcılık, mütalaasında Eminger'in "cinayete yardım etmekten" suçlu bulunmasını talep etmişti. Mahkeme bu talebi yerinde bulmadı. Ancak mahkeme heyeti 38 yaşındaki Eminger’i "terörist örgüte destek vermekten" suçlu buldu. Mahkeme heyeti Eminger'in cezasının açıklanmasının ardından hakkındaki tutuklama kararını kaldırdı. Duruşmayı izleyen bir grup aşırı sağcı salıverilme kararını alkışlayarak karşıladı. Eminger hakkında savcılık Eylül 2017'de "cinayete yardım etme" suçundan tutuklama kararı talep etmiş ve bunun üzerine Eminger tutuklanmıştı. Eminger, hakkındaki salıverilme kararı Federal Yargıtay tarafından onaylanana kadar serbest kalacak. 

Davanın son sanığı Carsten S. ise üç yıl hapis cezası aldı. Mahkeme heyeti S.'ye suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olması sebebiyle gençlik yasaları çerçevesinde "dokuz cinayette yardım etmek" suçundan üç yıl hapis cezası verdi. S., dava sürecinde NSU örgütüne dokuz cinayette kullanılan Ceska marka tabancıyı verdiğini itiraf etmişti.   

Protesto gösterisi düzenlendi

NSU örgütüne yönelik davanın karar duruşması öncesinde Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi binası önünde gösteri düzenlendi. Gösteri öncesinde NSU kurbanları için bir dakikalık saygı duruşunda bulunudu.

"Devlet ne kadar NSU'nun içinde?", "NSU'nun tamamen aydınlatılmasını bekliyoruz", "Nazi terörü ve ırkçılığa karşı birlikteyiz"  yazılı dövizler taşıyan göstericiler duruşma salonuna girebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Davanın karar duruşması için yoğun güvenlik önlemleri alındı. Daha sonra başlayan duruşmada mahkeme heyeti 2001-2007 yılları arasında sekizi Türk on kişinin ölümünden sorumlu tutulan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütüne yönelik kararını açıkladı.

Başsavcı ne ceza istemişti?

NSU davasında savcılık mütalaasının ve savunmanın alınma süreci yaklaşık 11 ay sürdü. Başsavcıık mütalaasında ana sanık Beate Zschäpe'nin tüm cinayetleri bildiğini, diğer örgüt üyeleriyle cinayetleri birlikte planladığını, suç ortağı olduğunu vurgulayarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Savcıık ayrıca Zschäpe'nin şartlı salıverilmemesi için de ihtiyati tevkif istemişti. Zschäpe bu yolla salıverilmesinin ardından da güvenlik denetimi altında tutulabilecek. Zschäpe'nin avukatları müvekkillerinin cinayet ve diğer saldırılara dahil olmadığını, sadece Kasım 2011'de Zwickau'da üçlünün saklandığı evi kundaklamaktan ceza alması gerektiğini savunmuştu.

Video izle 10:21
Şimdi canlı
10:21 dk

'Merkel’in özrünü kabul etmiyorum'

Başsavcı mütalaasında örgüte yardım etmekle suçlanan Andre E. ile aynı şekilde örgüte yardım etmekle suçlanan tututuklu sanık Ralf Wohlleben hakkında 12 yıl hapis cezası talep etmişti. Davanın diğer sanıkları ise Carsten S. ve Holger G. de NSU örgütüne işlenen cinayetlerde yardım etmekle suçlanmıştı. Başsavcılık Holger G.'nin beş yıl, Carsten S.'nin ise üç yıl hapis cezası almasını istemişti.

NSU örgütü 10 kişiyi öldürmek, iki bombalı saldırı ve 15 soygun düzenlemekle suçlanıyordu. Zschäpe ve diğer iki örgüt üyesi Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos 1998 - 2011 tarihlerinde yeraltına inmişti. Mundlos ve Böhnhardt başarısız bir banka soygununun ardından intihar etmişti. Bu olayın ardından Zschäpe, Mundlos ve Börnhardt ile Zwickau'da birlikte yaşadığı daireyi ateşe vermiş ve birkaç gün sonra da polise teslim olmuştu.

dpa, AFP / HT, BÖ

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız