1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Norveç'te yerel seçim sınavı

9 Eylül 2011

Temmuz ayında 77 kişinin hayatına malolan iki ayrı saldırı ile sarsılan Norveç'te 12 Eylül pazartesi günü yerel seçimler yapılacak. Seçimlerde muhafazakârların oy kaybına uğraması bekleniyor.

https://p.dw.com/p/12W0P
Fotoğraf: picture-alliance/dpa

Norveç'te seçim kampanyaları yerini sandıklara bıraktı. Günlerdir kentin en görkemli bulvarı olarak bilinen Meclis Binası ile Şato'nun arasında kurulan seçim standlarında görev yapan siyasi parti temsilcileri, broşürleri paketlere yerleştiriyor.

İşçi Partisi üyelerinden Grete Haugdal, partinin seçim programını içeren, "Birleşen, uzlaşan kent Oslo' sloganlı broşürleri toplarken, seçim kampanyalarının nasıl geçtiğini şöyle anlatıyor: "Oslo'nun farklı semtlerinde, örneğin Doğu ve Batısı'nda yaşam koşulları çok büyük farklılıklar gösteriyor. Doğu'daki semtlerde yaşayanlar Batı'dakilere oranla 13 yıl daha az yaşıyor. Oslo'nun Doğu'sunda yoksul çocukların oranı daha fazla, burada daha çok göçmen kökenli oturuyor. İşte biz bu farkın ortadan kalkmasından, dengenin sağlanmasından yanayız. Göçmen çocuklarına daha fazla dil kursu verilmesini ve onların çocuk yuvalarına ücretsiz gidebilmelerini savunuyoruz."

Puzzlebild Triptychon Norwegen Trauer Mädchen mit Blumen Dossierbild 2
Fotoğraf: dapd

Hangi konular damgasını vurdu?

Aslında seçim programlarına bakıldığında Sosyal Demokrat Parti ile muhafazakârların birçok konuda fikir birliği içinde olduğu gözleniyor. Örneğin her iki blok da Norveç'in refah ve sosyal devlet özelliğinin devam etmesinden yana. Yaşlıların daha iyi bakım hizmeti alması, okulların daha üstün nitelikli hale getirilmesi ve  özelleştirmenin azaltılması ya da artırılması, bu seçim kampanyasında gündeme gelen diğer önemli konular arasındaydı. Muhafazakâr İlerici Parti'nin seçim kampanyalarında çalışan Christel Gundelach, bu konuların yanı sıra göç konusunun da kendileri için büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Gundelach, "Norveç'in kapıları açıp, bütün dünyanın sosyal yardım dairesi olması mümkün değil. Böyle kalkınamayız. Yeni çocuk yuvaları ve okullar da inşa edemeyiz. Norveç genel olarak bakıldığında göç almıyor, ama Oslo göçmenleri çeken bir kent. Neden bu insanlar Norveç'te başka kentlere gönderilemiyor. O zaman ülkeye daha iyi entegre olabilirler" diye konuşuyor.

Göçmenler konusu gündemden düşmüyor

Sağcı İlerici Parti seçim kampanları süresince mültecilerin kaldığı yurtların tamamen kapalı hale getirilmesi ve göçün azaltılması yönünde propaganda yaptı. Partinin seçim kampanyalarında çalışan Christel Gundelach, bu durumun özellikle Oslo için önemli olduğunu söylüyor. Kentte yaşayanların üçte birinin göçmen kökenliği olduğunu söyleyen Gundelach, daha az göçmenin Oslo'ya yerleşmesi halinde, devletin de bu kişilere daha fazla olanak sunabileceğini, Norveç'in sosyal devlet olarak sorumluluklarını da rahatlıkla yerine getirebileceğini belirtiyor.

Norwegen Utøya Terror Angehörige der Opfer auf Utöya
Fotoğraf: dapd

Bu görüşleri savunan partinin 22 Temmuz'daki saldırıları düzenleyen ve birkaç yıl partiye üye olan, islam karşıtı Anders Behring Breivik'ın bu eyleminin yolunu açtığına ülkede pek inanan yok. Norveç'in ünlü Aftenposten gazetesinin siyaset editörlerinden Harald Stanghelle, İlerici Parti'yi şöyle analiz ediyor: "Norveç'in İlerici Partisi'ni Fransa'da Le Pen'in, Hollanda'da Geert Wilders'in ya da Avusturya'da Jörg Haider'in Özgürlükçü Parti'yle kıyaslamak çok yanlış olur. Bu, göçe eleştirel yaklaşan bir parti. Ama daha geniş bir siyasi yelpazeye sahip. İlerici Parti, biraz önce saydığım partiler kadar aşırı sağcı değil."

1970'lerde vergilerin indirilmesi sözünü veren bir parti olarak kurulan İlerici Parti, köken olarak liberal değerleri savunan bir partiydi. 22 Temmuz'daki saldırılardan sonra 'aşırı sağcı' damgasını yedi.

Saldırı neleri değiştirdi?

Oslo'daki belediye seçimleri öncesindeki kampanyalarda İşçi Partisi'nin standında görev yapan Cecilie Torstenson, bu menfur saldırının ülkede olumlu gelişmelere vesile olduğunu savunuyor.

Torstenson, "Norveçliler olarak böyle bir saldırıya başka türlü tepki verilebileceğimizi gösterdik. Yani 11 Eylül saldırılarının ardından Amerikalılar gibi dişe diş, göze göz sloganıyla hareket etmedik. Bu saldırının, bizim göçmenler ve birbirimizle olan ilişkimizde olumlu gelişmelere vesile olduğuna inanıyorum. Bunu sokağa çıktığımda da farkediyorum. Artık daha fazla insan gülümsüyor, kapıları size nezaket gereği tutuyor ya da teşekkür ediyor. Evet, bir süre sonra bunlar azalacak ama kesinlikle son bulacağına inanmıyorum" diye konuşuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Agnes Bührig - Oslo / Çeviri: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay