1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Symbolbild Deutsche Welle Logo
Fotoğraf: Marius Becker/dpa/picture alliance

Muhalefet: DW’ye erişim engeli Anayasa’ya aykırı

5 Temmuz 2022

Deutsche Welle’ye (DW) getirilen erişim engeli, muhalefetin tepkisine neden oldu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kararın Anayasa’ya aykırılığına dikkat çekti.

https://www.dw.com/tr/muhalefetten-dwye-eri%C5%9Fim-engeline-tepki-karar-anayasaya-ayk%C4%B1r%C4%B1/a-62369689

Radyo Televizyon ve Üst Kurulu’na (RTÜK) lisans başvurusu yapmadığı gerekçesiyle Deutsche Welle’ye (DW) getirilen erişim engeli, muhalefetin tepkisine neden oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kararın Anayasa’ya aykırılığına dikkat çekerken Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da iktidarın demokratik tavır alanlarını bilinçli bir şekilde daraltma gayreti içerisinde olduğunu savundu. Karara diğer muhalefet partilerinin yetkilileri de tepki gösterdi.

Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği, RTÜK’e lisans başvurusu yapmadığı gerekçesiyle 30 Haziran Perşembe günü Deutsche Welle’ye erişim engeli getirilmesine karar vermişti. Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) da aynı günün akşamı, kararı internet sitesinden duyurarak internet servis sağlayıcılarından DW’ye erişim engeligetirilmesini talep etmişti. Türkiye’de geniş yankı bulan karar, muhalefetin de gündemine geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Fotoğraf: ALP EREN KAYA/CHP Press

Kılıçdaroğlu: Saray, otoriter bir yapı amaçlıyor

DW Türkçe’nin sorusunu yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kararın Anayasa’ya aykırı olduğuna dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, "Anayasamızda medya özgürlüğü ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ cümlesiyle ifade edilir. CHP olarak biz medyayı, demokrasilerin dördüncü gücü olarak görüyoruz. Haliyle Anayasamızda yer alan bu ifade, bizim de ilkemizdir" dedi. Kılıçdaroğlu, iktidarın medya özgürlüğünden rahatsızlık duyduğunu da öne sürdü. Kılıçdaroğlu, "Saray Hükümeti, uyguladığı baskı politikaları ile birlikte, otoriter bir yapıyı inşa etmeyi amaçlıyor. Oysa unuttukları bir ortak özellik daha var: Baskı, zulüm, sansür her otoriter rejimin, siyasi olarak sonunu hazırlar" ifadesini kullandı. "Özgür bir medyadan ancak suçluların korkacağını" kaydeden Kılıçdaroğlu, "Gizleyecek bir şeyiniz yoksa, korkmanızı gerektiren bir durum da yoktur" dedi ve "dezenformasyon yasası"nın da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Özel: RTÜK, kendi yetki alanını aşıyor

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de kararı endişe verici olarak nitelendirdi. RTÜK’ün radyo ve televizyonlar üzerinde baskı uyguladığını savunan Özel, "İktidarı destekleyen kanallara sözde bir denetim yapıyormuş gibi yapsa da işledikleri çok açık suçlara rağmen hiçbir ceza verilmezken, muhalif kanallara karşı aslında kendi yetki alanlarını da aşan sansürcü bir uygulama veya yıldırı cezalar uyguluyor" dedi. Önümüzdeki yıl Haziran ayında yapılması öngörülen seçime bir yıl kaldığını ve bu seçimin Türkiye için çok kritik olacağını belirten Özel, "Burada muhalefetin sesini duyurması ve seçim atmosferinde olan her şeyin bağımsız gazeteciler tarafından haberleştirilmesi çok çok önemli. Bu sansür girişimini, otoriterleşmiş, tırnaklarını oturduğu koltuğa sokmuş ve halkın onları kaldırmak istediği koltuktan kalkmak istemeyenlerin son gayretleri son çabaları olarak görüyoruz" ifadesini kullandı. RTÜK’ün Cumhurbaşkanından aldığı talimatla hareket ettiğini de öne süren Özel, "Bunun artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Buna karşı hep birlikte toplumun tümünü bu sansürcü zihniyete karşı tepki göstermeye ve özgür gazetecilere, habercilere sahip çıkmaya davet ediyoruz" diye konuştu.

Uysal: Nafile bir çabanın içerisindeler

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da iktidarın demokratik tavır alanlarını bilinçli bir şekilde daraltma gayreti içerisinde olduğunu savundu. İktidarın başta Deutsche Welle olmak üzere bazı yayın kurulularını kontrol dışı olarak gördüğünü kaydeden Uysal, RTÜK ve Basın İlan Kurumu gibi kurumlarla bağımsız yayın organlarının cezalandırılmak istendiğini vurguladı. Uysal, "Milletten desteğini yitirdikçe, aleyhine haber üretilmesini sınırlama gibi nafile bir çabanın içerisindeler" dedi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin UysalFotoğraf: ANKA

"Tarih, bütün bu çabalarla ilgili hükmünü zaten vermiştir" ifadesini de kullanan Uysal, günümüz dünyasında farklı düşüncelerin, bu tür girişimlerle engellenmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Yeneroğlu: Sindirme operasyonu yürütülüyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu ise iktidarın uzun süredir yurt dışı kaynaklı yayın kuruluşlarına yönelik baskı hazırlığı içinde olduğunu kaydetti. Yeneroğlu, "İktidar, arzu etmediği haberlerin onlar tarafından yayınlanmasını engelleme noktasında RTÜK’ü araçsallaştırarak başarılı bir operasyon yürütüyordu" diye konuştu. Muhalif olarak adlandırılan basın yayın kuruluşlarına çok yüksek miktarlarda para cezaları verildiğini kaydeden Yeneroğlu, "Aynı zamanda yayın durdurma cezaları, gazetecilere tutuklu yargılama ile başlamak üzere her türlü cezayla sindirme operasyonu çok başarılı bir biçimde yürütülüyor" ifadesini kullandı. Şubat ayında DW ve VOA’ye ihtar çekildiğini hatırlatan Yeneroğlu, "Zaten o süreçte biliyorduk ki yakın zamanda mahkemeler de araçsallaştırarak bir süreç işletilecek" dedi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa YeneroğluFotoğraf: picture-alliance/dpa/B. Von Jutrczenka

"Karar pozitif hukuka uygun, Anayasa’ya aykırı"

İktidarın bir yandan gazetecileri kriminalize ederken diğer yandan seçim sürecinde özgür haber alma imkanının tamamen ortadan kalkmasını istediğini kaydeden Yeneroğlu, erişim engelleme kararının usulen bakıldığında pozitif hukuka uygun olduğunu ancak Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Hukukun ve kanunların içinin boşaltıldığını savunan Yeneroğlu, "Kanunların ruhunu çaldılar. Anayasaya aykırı kanunlar çıkartıyorlar. Anayasa Mahkemesi’ne gidene kadar yıllar sürer. Anayasa Mahkemesi o kanunun anayasaya aykırılığını tespit edene kadar yıllar sürer. Bu zaman zarfında iktidar o ceberrut anlayışını uyguluyor ve maalesef de çok başarılı oluyor" diye konuştu.

HDP Sözcüsü Günay: Özgür basını engelleme girişimi

HDP Sözcüsü Ebru Günay da iktidarın uzun süredir tarafsız haber yapan yayın kuruluşlarını engelleme çabası içerisinde olduğunu söyledi. Günay, "Deutsche Welle’ye yönelik bu saldırı, bu kısıtlama biçimi aslında basın özgürlüğünün çok doğrudan hedef alındığının en somut göstergesi" sözleriyle erişim engeli kararına tepki gösterdi. Söz konusu kararın tamamıyla basın özgürlüğünü ortadan kaldıracağını kaydeden Günay, "Bütün bir haber sitesinin içeriğini aslında iktidara bağlı çalışan RTÜK tarafından belirlenmiş olacak" ifadesini de kullandı. İktidarın uzun süredir bağımsız ve tarafsız gazetecilere yönelik saldırı politikası yürüttüğünü öne süren Günay, "Bu bir taraftan erişim engeli olurken, öbür taraftandan da baskı, tutuklama, gözaltılarla tutuklamalarla devam ediyor” dedi. Diyarbakır’da 16 gazetecinin "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlaması ile gözaltına alındıktan sonra tutuklandığını hatırlatan Günay, "AKP iktidarı her zemini yani hem yargıda, hem basında hem demokratik kamuoyunda herkesin kendisine göre şekillenmesini kendisinin belirlediği sınırlar içerisinde tek tipli bir şekilde hareket etmesini istiyor" dedi. Günay, baskılara karşı demokratik kamuoyunun tepkisinin ve dayanışmasının büyütülmesi gerektiğini dile getirdi.