Mossad’dan Arap ülkelerine İran’a karşı birlik çağrısı | DÜNYA | DW | 01.07.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

DÜNYA

Mossad’dan Arap ülkelerine İran’a karşı birlik çağrısı

İsrail gizli servisi Mossad’ın başkanı, ABD’nin bölgedeki müttefikleriyle İran’a karşı ortak endişeler temelinde bir barış anlaşması üzerinde çalışıldığını duyurdu. Bu doğrultuda Mossad içinde özel birim oluşturuldu.

Mossad Başkanı Yossi Cohen

Mossad Başkanı Yossi Cohen

Washington ve Tahran arasındaki gerginlik tırmanırken, İsrail gizli servisi Mossad bölgede İran'a karşı birlik sağlamak için resmen kolları sıvadı. Kamuoyuna çok ender açıklama yapan Mossad Başkanı Yossi Cohen, İsrail ile ABD'nin müttefiki Arap ülkelerinin İran'a yönelik ortak endişeler temelinde bir bölgesel barış anlaşması için "eşsiz" bir fırsata sahip olduğunu belirterek Mossad içinde barış fırsatlarını tespit etmek üzere özel bir birimin görevlendirildiğini açıkladı. İsrail bölgede sadece Mısır ve Ürdün ile tam diplomatik ilişkilere sahip.

Kohen Tel Aviv yakınlarındaki bir güvenlik konferansında yaptığı konuşmada "Mossad belki de Ortadoğu tarihinde ilk kez bugün kapsamlı bir barış anlaşmasına yol açabilecek bölgesel bir mutabakat anlamında ender bir fırsat görüyor” ifadelerini kullandı.

Mossad'ın Başkanı Kohen bölgedeki Arap ülkelerine seslenerek “Ortak çıkarlar, İran ve cihatçı terörizm gibi rakiplere karşı mücadele, Beyaz Saray ile yakın ilişkiler ve Kremlin ile iletişim kanalları, bunların hepsi bir defaya mahsus bir fırsat penceresi yaratabilir” şeklinde konuştu.

ABD geçen hafta altyapı, turizm ve eğitim alanında 50 milyar dolarlık yatırım yolu ile Filistinliler için bir milyon kişilik istihdam yaratılmasını öngören yeni bir Ortadoğu barış planı açıklamıştı. Filistin yönetimi plana siyasi çözümü içermediği için tepki göstermişti.

"Arap ülkeleriyle ilişkilerimiz gelişiyor"

Cohen birçok Arap ülkesinin İran'ın "haydutvari" davranışlarına tahammül edemediğini söyleyerek bölgede ismini vermediği "sorumlu ve ciddi ülkelerden oluşan" ve giderek büyüyen bir grubun İsrail ile resmi ilişkilere sahip olmamasına rağmen iletişim kanallarını açtığına ve çeşitli alanlarda işbirliği yaptığına dikkat çekti.

Cohen, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun geçen Ekim ayında ziyaret ettiği Umman ile yakınlaşan ilişkilerde de Mossad'ın çabalarının etkili olduğunu kaydetti. Mossad Başkanı, İsrail'in nükleer anlaşmada imzasının olmadığını hatırlatarak "İran'ın nükleer silaha sahip olmaması için her şeyi yapacağını" vurguladı.

Bölgede tansiyon yükseliyor
Öte yandan İran ve ABD arasındaki tansiyon yükselmeye devam ediyor. İran Meclisi Nükleer Komitesi Başkanı Mücteba Zünnur yarı resmi Mehr haber ajansına yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a saldırması halinde İran'ın yarım saat içinde İsrail'i yok edeceğini söyledi.

Washington’ın geçen ay Umman Körfezi’nde vurulan iki tankerden Tahran’ı sorumlu tutmasının ardından iki ülke arasındaki gerginlik hızla tırmanmış, ardından İran’ın ABD’ye ait bir İHA’yı düşürdüğünü açıklamasıyla tansiyon daha da yükselmişti.

 İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif

Uranyum stokları sınırı aştı

Diğer taraftan İran'ın düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının, 2015 yılındaki nükleer anlaşmada belirlenen sınırı aştığı bildirildi.

İran'ın yarı resmi Fars haber ajansında yer alan habere göre İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif İran'ın stoklarının 300 kilogramlık sınırı aştığını doğruladı.

Fars haber ajansı haberinde İran Atom Enerjisi Kurumu'nun stokların aşımıyla ilgili raporunu yakında yayınlayacağını duyurdu. Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) da İran'ın stokları aştığını doğruladı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurması karşılığında bu ülkeye uygulanan ekonomik yaptırımları askıya alan 2015 tarihli anlaşmadan geçen yıl tek taraflı olarak çekilmiş, İran'a yönelik kapsamlı yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu. Washington'ın, anlaşmaya taraf olan Avrupa ülkelerinin de eleştirdiği bu tutumuna karşı İran, anlaşmadan kaynaklanan bazı yükümlülüklerini askıya aldığını açıklamıştı. 

Anlaşmaya taraf olan diğer beş ülke arasında yer alan Avrupa ülkeleri, İran'ın petrol ticaretine devam edebilmesi için yeni bir mekanizma kurmaya çalışıyorlar. Ancak geçen hafta Viyana'da yapılan müzakerelerde İran, Avrupa ülkelerinin kendisine destek için çok geciktiğini belirtmiş ve zenginleştirilmiş uranyum sınırını aşacağını bildirmişti. 

rtr, AP/SSB, BK

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Reklam