1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

'AKP kendi kendine gelin güvey oluyor'

26 Şubat 2016

DW Türkçe yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili söyleşi dizisinin üçüncüsünü MHP'li Oktay Öztürk ile gerçekleştirdi. Dağılan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun üyelerinden Öztürk, 'AKP kendi kendine gelin güvey olmasın' dedi.

https://p.dw.com/p/1I2fv
Fotoğraf: Adem Altan/AFP/Getty Images

Mecliste temsil edilen dört partinin temsilcilerinden oluşan Anayasa Uzlaşma Komisyonu üçüncü toplantısında dağıldıktan sonra komisyonun yeniden toplanıp toplanmayacağı merak konusu oldu. AKP ile CHP birbirlerini “Komisyon sizin yüzünüzden dağıldı” diye suçlarken, AKP “Yolumuza kalan partilerle devam ederiz” anlayışıyla hareket etmeye başladı. Bu noktada tüm dikkatler MHP’nin ne yapacağına çevrildi. DW Türkçe; yeni anayasa tartışmalarını mercek altına almayı sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde anayasa konusunda partiler nasıl hareket edecek? Dağılan komisyonun MHP’li üyelerinden Oktay Öztürk DW Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

DW Türkçe: Komisyon neden dağıldı? AKP-CHP neyin kavgasını yapıyor?

Öztürk: CHP’nin hangi akla hizmet ettiğini anlamak mümkün değil. Komisyon başkanı davet çıkarıyor, -gelin, komisyon oluşturuyoruz- diyor, komisyonun adı, görevi söyleniyor. Sonra CHP geliyor, masaya oturuyor. Masaya oturduktan sonra da –komisyonun adı, görevi değişsin- diyor. Sen komisyona gelip de, kural değiştirmeye kalktığında böyle olur. Kaç yıldır bu anayasa meselesiyle uğraşıyoruz. Bir arpa boyu yol alamıyoruz. Komisyon ortadayken, çalışmaya başlamışken sen CHP olarak çıkıp da -darbe yasalarını ayıklayalım- diyorsun. Komisyona yeni bir yük bindiriyorsun. Darbe yasalarını ayıklayacaksan, bir komisyon daha oluşturulmasını iste. İşte bu noktada CHP’nin gerçekten iyi niyetli olup olmadığını sorguladık. CHP’nin niyeti farklı. AKP zaten göstermelik bu anayasa masasını kurmuş, referanduma götürme niyetinde. Sen bunu CHP olarak biliyorsun. AKP’nin gizli gündemini ortaya koyma fırsatın varken, bu fırsatı tepiyorsun. Tabii ki; komisyon başkanı da –yeniden biraraya gelelim-demesi gerekirken, demiyor. Ne yapıyor? Komisyon çalışamıyor diyor ve masa dağılıyor.

DW Türkçe: AKP’nin komisyonu yeniden toplama çalışmalarına MHP ne diyor? CHP’siz yolunuza devam eder misiniz?

Öztürk: Komisyon başkanının yani meclis başkanının anayasa komisyonunu toplaması için önce CHP’yle görüşmesi gerekir. Ana muhalefetsiz komisyon mu olur ?! AKP’nin bu noktada bizimle konuşacak bir şeyi yoktur. Kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar. Yok efendim – MHP’yle devam ederiz- diyorlar. Böyle bir şey olmaz. Biz en baştan dedik ki; -bütün partilerin katılımıyla anayasa komisyonu oluşturulsun ve yoluna devam etsin.- Gelinen noktada daha da ötesini düşünemiyoruz.

DW Türkçe: Yeni bir anayasa için Türkiye’de sağlıklı tartışma ortamı olmadığına ilişkin iddialara ne diyorsunz?

Öztürk: Her zaman sağlıksız ortamlar olmuştu ancak bugünkü ortam en sağlıksızıdır. Memleketin bir çok meselesi varken bugünkü hükümetin anayasaya öncelik vermesi –referanduma sunabilir miyim- gayretkeşliğinin göstergesidir. Biz, bu tartışmaların bitmesi adına anayasa uzlaşma komisyonunun çalışmalarını tamamlamasını arzu etmiştik. Çünkü hükümet her sıkıştığında anayasa meselesini ortaya atıyor ve –bakın muhalefet istemediği için memleketin asıl sorunlarını çözemiyoruz- diyor.

DW Türkçe: Yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarının içiçe olmasına ne diyorsunuz? Referandum mümkün mü?

Öztürk: Baştan söyleyelim. Başkanlık sistemi bizim mutfağımızda pişmiş bir yemek değil. Peki nasıl ortaya çıktı? AKP’nin önde gelenleri, cumhurbaşkanının korkularını dikkate alarak cumhurbaşkanına başkanlık meselesini kabullendirdiler. Cumhurbaşkanının yargılanmaktan korktuğunu bugün herkes biliyor. 13 yıllık iktidarı boyunca adil olmadı. Gelelim asıl meseleye. Bizim terör, batılıların Kürt meselesi dediğimiz meselenin çözümünün başkanlıkta olduğuna ikna ettiler cumhurbaşkanını. Çünkü başkanlık sistemi gelirse eyalet sisteminin yadırganmayacağını düşünüyorlar. Eyalet olunca da; valiyi, güvenlik kuvvetlerini kendileri seçecekler. Dağdan inecek eşkiyaya –al sen yönet bu eyaleti- diyecekler. Kendi anadillerinde eğitimi geçin, parlamentolarını açacaklar. Yani bugün eli silahlı eşkiyanın istedikleri yapılmaktadır. Türkiye’nin bölünmesinden önceki son adımı yaşıyoruz. Eğer AKP; kirli oyunlarını sürdürürce referandumu da dayatacaktır. Oysa ki referandumun hukuki olmadığını, anayasayı hiçe saymak olduğunu herkes biliyor. AKP’nin derdi yeni anayasa değil, başkanlıktır.

DW Türkçe: Peki siz nasıl bir anayasa istiyorsunuz?

Öztürk: Bugüne kadar Türkiye'de ya dayatma ya da olağanüstü hallerin ortaya çıkardığı anayasalar oldu. Türkiye, sivil iradenin hükmünü yansıtan bir anayasa hasreti içinde. Anayasadan kaynaklanan ve çözüm bekleyen binlerce sorunumuz var. Bu sorunlardan kurtulalım istiyoruz ve o yüzden yeni anayasa çalışmalarını başında destekledik. Anayasa bir milletin kimliğidir. Türk insanının ruhunu, vizyonunu, gelişmesini, hayata bakışını, duruşunu yansıtır. Neden insan hakları egemen olmasın toplumda. Hukukun üstünlüğü sağlanırsa olur. Bugünkü temel sorunlar giderilir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi neden doğru düzgün işlemesin. Halkın gerçek, milli iradesini yansıtacak bir anayasa arayışımız hep sürecek.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara