+++Merkel: Türkiye′ye ekonomik baskıyı artırmak istiyoruz | ALMANYA | DW | 03.09.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

+++Merkel: Türkiye'ye ekonomik baskıyı artırmak istiyoruz

Merkel-Schulz düellosunda Türkiye de gündeme geldi. Schulz, "Başbakan olursam Türkiye ile müzakereleri keserim" dedi. Merkel de Türkiye üzerinde ekonomik baskıyı artırmak istediklerini ifade etti.

TSİ 22:55 Düello sona erdi 

Merkel-Schulz düellosu sona erdi. Her iki lideri düello sonunda birer dakikalık son söz hakkı verildi. Schulz, Almanya'da çöküşün durdurulması gerektiğini savunarak "Avrupalı bir Almanya'nın güçlü bir Avrupa'da olacağını" savundu. Merkel de Almanya'nın geleceğinin sağlamlaştırılması gerektiğini ve istihdamın güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Merkel bunun için çalışacaklarını kaydetti. 

TSİ 22:45 - Büyük koalisyon ihtimal dışı değil 

Schulz, Hristiyan Birlik partileri ile seçim sonrası büyük koalisyonu ihtimal dışı bırakmadığını, ancak başbakanlık için çabalamaya devam edeceğini ifade etti.

TSİ 22:40 - Emeklilik yaşı 70'e yükselecek mi? 

Merkel, Almanya’da emeklilik yaşı tartışmaları ile ilgili olarak emeklilik yaşının 70’e yükseltilmesini ihtimal dışı olarak gördüğünü ifade etti. Daha ö nce Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’i emeklilik yaşını 70’e çıkarmakla suçlayan Schulz da Merkel’in bu açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

TSİ 22:35 - Trump Kuzey Kore sorunun çözecek doğru kişi değil 

Merkel-Schulz düellosunda dış politika ile ilgili tartışmada Kuzey Kore ve ABD Başkanı Donald Trump da gündeme geldi. Schulz, Trump’ın Kuzey Kore sorununu çözebilecek doğru politikacı olmadığını ifade etti. Schulz, ABD Kongresi’ndeki rakipleri ile işbirliği yapmak gerektiğini savundu. Merkel de Kuzey Kore sorununun kaygı yarattığını ifade ederek ancak sorunun Trump olmadan çözülemeyeceğini söyledi. Merkel, soruna barışçıl bir çözüm bulunmasının zorunlu olduğunu Trump’a açıkça söylemek gerektiğini de sözlerine ekledi.

TSİ 22:25 - Türkiye ile müzakereleri görüşeceğim

Merkel, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesini Avrupa Birliği’nin gündemine getirmek istediğini söyledi. Merkel, Avrupalı yetkililerle ortak bir pozisyon bulup bulamayacakları ve Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilip erdirilemeyeceğini görüşeceğini ifade etti.

Düelloyu stüdyodan gazeteciler takip ediyor

Düelloyu stüdyodan gazeteciler takip ediyor

TSİ 22:12 - Türkiye'ye ekonomik baskıyı artırmak istiyoruz

Merkel de Türkiye politikasına ilişkin tutumunu anlattı. Türkiye’de Alman vatandaşlarının tutuklanması nedeniyle Türkiye üzerindeki ekonomik baskının artırılmasını istediğini söyleyen Merkel, “Türkiye nefes kesen bir hızla tüm demokratik alışkanlıklardan uzaklaşıyor. Daha sert bir seyahat uyarısı düşünülebilir. Bunu değerlendiriyoruz“ şeklinde konuştu. Merkel ayrıca Hermes veya Dünya Bankası kredilerinin de gözden geçirildiğini ifade etti. Türkiye ile AB üyelik görüşmelerinin de şu anda zaten devam etmediğini belirten Merkel, Türkiye ile müzakerelerin ancak AB üyelerinin onayıyla sona erdirilebileceğini ifade etti. 

Sosyal Demokratların lideri Martin Schulz da Erdoğan’ın anlayacağı dilden konuşmak gerektiğine işaret etti. Erdoğan’ın “tutarlı bir tutumdan” anlayacağını belirten Schulz, Ankara’ya “artık bitti” demenin etkili olacağına inandığını söyledi. Ankara’nın Almanya’nın AB ile üyelik müzakerelerini keseceğini düşünmediğini ifade eden Schulz, bu nedenle ve “Vatandaşlarımıza böyle davranıyorlar” diye konuştu. Schulz, Türkiye’ye AB’ye üyelik öncesinde yapılan mali yardımların dondurulması, üyelik müzarekelerinin kesilmesi gerektiğini vurguladı. 

TSİ 22:00 - Schulz: Başbakan olursam müzakereleri keserim 

Düello da Türkiye'nin AB üyeliği de gündeme geldi. Sosyal Demokrat Parti’nin başbakan adayı Martin Schulz, Türkiye’ye karşı daha sert bir politika yürütülmesini istedi. Schulz, "Ben başbakan olursam Türkiye ile AB üyelik müzakerelerini sona erdiririm" dedi. Uzun süre Türkiye’nin üyeliğini savunmasına rağmen Türkiye’nin davranışları karşısında başka bir seçeneğin kalmadığını belirten Schulz, "Ancak artık kırmızı çizgi aşıldı" dedi.

TSİ 21:50 İslam Almanya'ya ait mi? 

"İslam Almanya’ya ait mi?" sorusuna Merkel, İslam’ın anayasal çerçevede Almanya’ya ait olduğu yanıtını verdi. Merkel, "İslam’ın Almanya’ya ait olduğu" cümlesine karşı çıkan insanların kuşkularını da anlayışla karşıladığını ifade etti. Schulz da aynı soruya “İslam, diğer dinler gibi ülkemize entegre olmuş bir dini toplumdur“ dedi. Schulz, ancak Alman camilerindeki radikal vaazların ise kabul edilemez olduğunu sözlerine ekledi. Merkel, Almanya’da Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan’dan gelen imamların da sayısının arttığına işaret ederek camilerde ne yapıldığını daha iyi denetlenmesi gerektiğini ifade etti. Merkel, “Eğer bizim kabul edemeyeceğimiz şeyler olursa camileri kapatabilmeliyiz” dedi. Martin Schulz, “Türkiye’nin radikalleşmesi” ile imamların durumunun da değiştiğini savundu. Peki "Almanya ne yapmalı?" sorusuna da "Türkiye ile çok açık bir şekilde konuşmak ve imamların daha önce geçerli olan kurallara uymadığını anlatmak gerekiyor" dedi. 

TSİ 21:40 Merkel: Türkiye ile anlaşma doğruydu 

Merkel, 2015 yılında Avrupa’da yaşanan mülteci krizi ile ilgili olarak Martin Schulz’un "bazı konularda hatalar yapıldı" şeklindeki suçlamarına yanıt verdi. Merkel, mülteci krizine ilişkin eksiklikler konusunda “Türkiye’de 3 milyon mülteci olduğu ve onlara destek verilmesi gerektiği ile yeterince ilgilenmedik. Bir daha böyle bir şey yaşanmayacak” dedi. Türkiye ile yapılan mülteci anlaşmasının krize doğru bir yanıt olduğunu ifade eden Merkel, "Daha önce olduğu gibi bunun hala doğru olduğunu düşünüyorum" dedi. Kaçak göçe izin verilmeyeceğini işaret eden Merkel, ayrıca Balkan ülkelerini güvenli kaynak ülke olarak kabul etmenin de zaman aldığını ifade etti. 

TSİ 21:30 – Merkel: Mülteci akınını tehdit olarak görmüyorum

Schulz, Merkel’i bir daha tekrarının yapılamayacak şekilde Almanya’ya zarar vermekle suçladı. Merkel'in mülteci politikasında yanlış davrandığını söyleyen Schulz, bu hatanın Almanya'nın AB ile komşuları ile arasını açtığını savundu. Merkel de mülteci politikasına ilişkin olarak mülteci hareketlerini bir tehdit olarak algılamadığını, üstesinden gelinmesi gereken bir zorluk olarak gördüğünü söyledi. Almanya’nın uzun süre küreselleşmeden faydalandığını ve şimdi bundan kopamayacağını ifade etti.

TSİ 21:25 - Kararsız seçmen var

İlk soru Sosyal Demokratların adayı Martin Schulz’a yöneltildi. “Anketlerde neden iyi durumda olmadığı“ sorusuna Schulz, "Henüz karar verilmedi. Bu akşamki düellomuz, vatandaşlarımızın sorularına yanıt bulmasına yardımcı olacak.“ Merkel'e de “Siz her şey dahil başbakan mısınız?“ soru soruldu. Merkel de "hala birçok seçenek olduğunu, seçim sonuçlarının henüz açık göründüğünü ve seçim sonuçlarına ilişkin tahminde bulunmak istemediğini" söyledi. Merkel, “Birçok seçmen henüz kararını vermedi“ dedi.

TSİ 21:15 - Schulz ve Merkel karşı karşıya

Almanya'da genel seçimler yaklaşırken başbakanlık için yarışan iki koalisyon ortağının lideri kozlarını paylaşmak üzere canlı yayında. Alman televizyon kanalları ARD, ZDF, RTL ve SAT1'dan eş zamanlı olarak canlı yayınlanan programda Hristiyan Demokrat Birlik Genel Başkanı ve Başbakan Angela Merkel ile Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Martin Schulz, 24 Eylül'deki genel seçim öncesi ilk ve son kez karşı karşıya geldi.

SAT1'dan Claus Strunz, ARD'den Sandra Maischberger, ZDF'ten Maybrit Illner ve RTL'den Peter Kloeppel, Merkel ve Schulz'a sorularını yöneltiyor

SAT1'dan Claus Strunz, ARD'den Sandra Maischberger, ZDF'ten Maybrit Illner ve RTL'den Peter Kloeppel, Merkel ve Schulz'a sorularını yöneltiyor

Merkel ve Schulz, göç politikasından dış politikada, sosyal adaletten güvenliğe dek farklı başlıklarla partilerinin pozisyonunu anlatacak. Merkel ve Schulz, SAT1'dan Claus Strunz, ARD'den Sandra Maischberger, ZDF'ten Maybrit Illner ve RTL'den Peter Kloeppel'in sorularını yanıtlayor.

İki lider arasındaki televizyon düellosunun kararsız seçmenin oyları üzerinde etkili olacağı tahmin ediliyor. Bild am Sonntag gazetesi tarafından Emnid kamuoyu araştırma şirketine yaptırılan bir ankete katılanların yüzde 30'u televizyon düellosunun seçmenlerin oylarını güçlü bir şekilde etkileyeceğine inanıyor. Ankete katılanların yüzde 14'ü ise bu düellonun hiç bir etkisi olmayacağı görüşünü savundu.

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam