Merkel Cenevre Sözleşmesi′ni hatırlattı | DÜNYA | DW | 29.01.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Merkel Cenevre Sözleşmesi'ni hatırlattı

Almanya Başbakanı Merkel, Trump'ın Müslüman ülkelerden gelenlere seyahat sınırlaması getiren kararının yanlış olduğunu söyledi. Merkel, ABD'nin uluslararası anlaşmalara bağlı yükümlülükleri olduğunu hatırlattı.

Suriyeli mültecilerin yanı sıra altı Müslüman ülkenin vatandaşlarının ulusal güvenlik gerekçe gösterilerek ABD'ye girişlerine kısıtlama getiren kararnameye uluslararası tepkiler büyüyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel hükümet sözcüsü Steffen Seibert aracılığıyla yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın kararının "yanlış" olduğunu söyledi. 

Sözcü Seibert, “(Başbakan Merkel) teröre karşı gereken kararlı mücadelenin, belirli bir kökene ya da inanca sahip oldukları için insanların genel şüphe altında bırakılmasının gerekçesi olamayacağı inancında" ifadelerini kullandı. Sözcü, Merkel'in ABD Başkanı Trump'la yaptığı telefon görüşmesinde de Cenevre Sözleşmesi gereği savaştan kaçan sığınmacıların sığındıkları ülkelere kabul edilmesinin bir yükümlülük olduğunu hatırlattığını söyledi.

Sözcü Seibert Başbakan Merkel'in konuyla ilgili görüşlerini Twitter üzerinden de paylaştı.

Paris'te temaslarda bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel de ABD'nin attığı bu adımı eleştirmişti. “Batı'nın her zaman kendi geliştirdiği değer yargıları üzerinden kendisini ölçmesi gerektiğini” belirten Gabriel "buna tehdit altında olan, kaçmak zorunda bırakılanların korunmasının da dâhil olduğunu" söyledi. Gabriel'in Fransız mevkidaşı Jean- Marc Ayrault da "Kriz bölgelerinden kaçan sığınmacılara sahip çıkmak bizim görevimiz" diye konuştu.

İngiltere Başbakanı: Bu yaklaşıma katılmıyoruz

İngiltere Başbakanı Theresa May partisi içindeki bazı milletvekillerinin eleştirisi üzerine Trump’ın aldığı kararı desteklemediklerini açıklamak zorunda kaldı. Theresa May’in Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “ABD’deki göç politikası ABD hükümetinin işidir, tıpkı bu ülke için göç politikasının kendi hükümetimiz tarafından oluşturulması gerektiği gibi. Ama biz bu tarz bir yaklaşıma katılmıyoruz ve bu bizim izleyeceğimiz bir yaklaşım değildir. Yeni kararnamenin ne anlama geldiğini ve yasal sonuçlarının ne olduğunu ve özelde de bunun Birleşik Krallık vatandaşları için hangi sonuçlar doğurduğunu inceliyoruz.”

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da "120 gün içerisinde ABD'ye mülteci kabulünü durduran" kararnamenin ardından ABD'ye giremeyen mültecilerin Kanada'ya gelebileceğini söyledi.

Trudeau Twitter hesabından yayınladığı mesajında "Dini ne olursa olsun takibattan, terörden, savaştan kaçan herkesi Kanada ağırlayacaktır. Çeşitlilik bizim gücümüzdür” dedi.

Öte yandan ABD'li internet devi Google da yurdışındaki çalışanlarını ABD'ye geri çağırdı. Bloomberg, Google CEO'su Sundar Pichai'nin çalışanlara yönelik yazısında "Kararın şahsen çalışanlarımızı da etkilediğini görmek acı verici bir durum" ifadelerini kullandığını yazdı. Trump'ın imzaladığı kararnamenin iş ya da özel seyahat amacıyla dünyanın farklı yerlerinde bulunan 100'ün üzerinde Google çalışanını etkilediği belirtiliyor. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg de cuma günü kararı "endişe verici" bulduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Trump’a insan hakları ve mülteci koruma örgütlerinden de tepki yağıyor.

©Deutsche Welle Türkçe

DW/dpa/afp, MK/EC

Önerdiğimiz linkler

Reklam